Metaverse” kelimesi ilk kez 1992’de kullanıldı.

İlk olarak Neal Stephenson’ın Snow Crash isimli romanında kullanılan bir terim olan Meta-verse, birleşik bir kelimedir; meta(öte) ve bildiğimiz universe (evren) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor.

Bu açıdan, “Evrenin Ötesi” şeklinde bir anlama geliyor.

METAVERSE’İ ANLAMA KILAVUZU…

Fiziksel gerçeklik ile artırılmış ve sanal gerçekliğin birleştirilmesinden oluşuyor. Ortak bir online dünyalar topluluğu olarak düşünülebilir. Gerçek hayatta- günlük hayatta yaptığımız tüm eylemlerin; çalışmak, arkadaşlarla buluşmak, konsere gitmek vb. tümünün gerçekleşebileceği bir ortamdır. Ortak bir yer hayali gibi düşünülüyor. (Var olan tüm evrenlerin tüm universelerin-evrenlerin ötesinde bir yer.) 90’ların başında romanlarda daha sonra filmlerde inşa edilen bu metaverse düşüncesi için insanların bir sanal gerçeklik gözlüğü takacağı düşünülüyordu. Şu an gerçekleşen haliyle de yine VR kullanılacağı öngörülüyor.

BBC’de yer alan habere göre, Metaverse için yazılım üreten Improbable firmasının CEO'su ve Sanal Toplum (Virtual Society) kitabının yazarı Herman Narula, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ün metaverse vizyonunu ikna edici bulmuyor.

Efsane geri dönüyor! Efsane geri dönüyor!

Narula, "Neden insanlar metaverse'te gerçek ofislerimize benzer yerlerde çalışmak istesin ki?" diye soruyor ve şöyle devam ediyor:

"Yaratıcı mekanlardaki yeni gerçekliklerin amacı, sadece gerçek dünyadakilerin kopyalanması değil, mekan deneyimlerimizin geliştirilmesidir. Ama metaverse'te çok fazla iş imkanı olacağını düşünüyorum, örneğin moderatörlere ihtiyacımız olacak."

Metaverse'ün moderasyon ya da denetlenmesi yönü oldukça tartışmalı bir konu çünkü sadece milyarlarca avatarın canlı sohbetlerini izlmeye çalışmak sadece teknik olarak zor değil; aynı zamanda bu avatarların aktivitelerinden kaynaklanan devasa büyüklükte verilere ne olacağı da önemli bir soru.