Fatih Altaylı'nın  bugünkü yayınladığı yazısı:
  “Fikri ne, zikri ne, politikasına katılırsınız katılmazsınız o ayrı hikaye ama bugün Türkiye’de nispeten sağlamca bir doktrini olan, ne yaptığını bilen, siyasetini sağlam çizgilere oturtmuş zannederim tek parti var.

Zafer Partisi.
Bu partinin ne seçmeniyim, ne de fikirlerini ya da doktrinini desteklediğimi söyleyebilirim ama siyaseti izleyen biri olarak bu gerçeği görüyorum.
Üstelik bu durum Türkiye’ye ve Zafer Partisi’ne özel bir durum da değil.

Batı’da da benzer bir süreç yaşanıyor. Zafer Partisi benzeri milliyetçi, güvenlikçi, göçmen karşıtı partiler ve bunların “sivri” liderleri yükseliyor.

Avusturya’da, Fransa’da, Almanya’da iktidarları zorluyorlar, İtalya’da ve Hollanda’da seçimleri kazanıyorlar, Doğu Avrupa’da ise bazı ülkelerde işbaşına geldiler bile.

Liberallerin sosyal açıdan çuvallaması, solun fikir üretemez hale gelmesi, yeşillerin solu bölüp marjinal olarak görülmeye başlamaları, göçmen sorunun rahatsız edici boyutlara ulaşması karşısında “Batı değerleri” dedikleri şeylerin çözüm üretememesi ve böyle bir değerin aslında olmadığının ortaya çıkması bu partilerin temelini sağlamlaştırdı ve oy toplamalarını sağladı.

İYİ Parti'den 'suikast' açıklaması İYİ Parti'den 'suikast' açıklaması

Bu dalganın Türkiye tarafında sörf yapan ise Ümit Özdağ.

Batı’daki benzerleri kadar yükselememesinin nedeni ise buradaki iktidarın gücü ve gerektiğinde aynı dalganın üzerine çıkmakta bir beis görmemesi, yani bu açıdan ilkesiz bir parti olması, bir gün ak dediğine ertesi gün kara demekten çekinmemesi.

Bu yüzden de Ümit Özdağ laik sağı toplamak istiyor.

Bu amaçla da gözünü ayrıldığı İYİ Parti’ye dikmiş görünüyor.

Yerel seçimler için İYİ Parti liderine “işbirliği” mesajı yolladı dün.

Ancak çağrısı ilginç.
Bir yandan işbirliğine çağırıyor ama İYİ Parti’ye ağır suçlamalar yapan bir geçmiş hatırlatması içeriyor.

Bu mesajı okuyan İYİ Parti liderinin seçim işbirliği yapması pek mümkün görünmüyor.

Zaten bence Ümit Özdağ’ın mesajı da bunu pek de istemediğini gösteriyor.

Belli ki, aslında bu mesaj partiye değil, tabanına.

Duyarlarsa.”

Editör: Mürvet Türk