Ümit Özdağ, Sinan Oğan ve Bengi Başer gibi Türk milletini sığınmacı krizine karşı uyaran aydınlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını açıklayan ve kamuoyunda adı 'liyakatsiz İçişleri Bakan Yardımcısı' olarak anılmaya başlayan İsmail Çataklı, aylık basın bilgilendirme toplantısı kapsamında sığınmacı meselesine ilişkin Bakanlığın elindeki yeni bilgileri paylaştı.

Mayıs ayı itibariyle kaydedilen verilere değinen Çataklı, "Ülkesine geri dönen Suriyeli sayısı 505 bin 190 olmuştur. Bugün itibariyle ülkemizde kayıt altına alınan Suriyeli sayısı da 3 milyon 763 bin 652 kişidir" dedi.

Konuşmasında bölücü teröre karşı yürütülen operasyonlara ilişkin verileri de kamuoyuyla paylaşan Çataklı'nın açıklamaları şöyle:

"2022 Mayıs ayında PKK terör örgütüne yönelik kırsal alanda 6’sı büyük, 43’ü orta çaplı olmak üzere toplam 11 bin 838 kırsal operasyon ve tüm terör örgütlerinin şehirlerde faaliyet yürüten hücre yapılanması ve iş birlikçilerine yönelik 1221 operasyon yapılmıştır.

Bu operasyonlarda aralarında 1'i beyaz, 1'i turuncu, 1'i kırmızı, 2'si gri, 2'si yeşil kategoride aranan teröristlerin de bulunduğu toplam 85 terörist etkisiz hale getirilmiştir.

Mayıs ayı içerisinde terör örgütlerine yardım ve yataklık yaptığı ve örgütlerle irtibatlı olduğu değerlendirilen 2 bin 51 şüpheli gözaltına alınmış, 337 kişi tutuklanmıştır. 22 terör eylemi kahraman güvenlik güçlerimizce engellenmiştir.

12 bin 749 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapılmış, tespit edilen 5 bin 172 kişi hakkında yasal işlem yapılmış, 121 şüpheli yakalanmıştır.

Ülkesine geri dönen Suriyeli sayısı 505 bin 190 olmuştur. Bugün itibariyle ülkemizde kayıt altına alınan Suriyeli sayısı da 3 milyon 763 bin 652 kişidir. 2022 yılında sınır dışı edilen yabancı sayısı bugün itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 76 artış göstererek 32 bin 23 olarak kayıtlara geçmiştir."

Kamuoyu onu böyle tanımıştı!

Çataklı, geride bıraktığımız Mayıs ayında sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı bir duyuruda "Ümit Özdağ, Sinan Ogan, Bengi Başer gibi sözüm ona akademik unvan taşıyan bazıları Türkiye’de 8 milyon, 10 milyon Suriyeli olduğu yalanını yayıyor, yabancı düşmanlığı yapıyorlar. Yazık, insanlık adına bunlardan utanıyorum. Haklarında Göç İdaremiz suç duyurusunda bulunacaktır" ifadelerini kullanarak Türk milletini uyaran milli aydınları hedef göstermeye çalışmıştı.

Hatırlanacağı üzere Zafer Partisi lideri Özdağ da Çataklı'nın iddiaları üzerine yaptığı açıklamada tüyler ürperten bazı gerçekleri şu sözlerle açıklamıştı:

Bir bürokrat, bir siyasi parti genel başkanıyla ilgili bu şekilde konuşamaz ama bu zat terbiye yoksunu olduğu için benimle ilgili her açıklamasında haddini, terbiye sınırlarını aşıyor. İsmail Çataklı’nın devlet terbiyesinden mahrum bir adam olduğunu biliyoruz. Ben milletvekili olarak Kilis’te yer alan ve Kilis Devlet Hastanesi'ne getirilen askerlerimizi ziyaret etmiştim. Kendisi de o zaman Kilis’ de valiydi hatırladığım kadarıyla, benimle birlikte iki tane okul müdürü geldiği için bu okul müdürlerinden dolayı İl Müdürlüğü’nü arayıp il müdürüne hakaret etmişti ‘iki okul müdürüne sahip çıkamıyorsunuz’ diye.

Çataklı benim peşimden polis ekiplerini dolaştırdı, yapmış olduğum konuşmaları yasa dışı şekilde kayda aldı. İsmail Çataklı, tekrar ediyorum içişleri bakanlığı için bir yüz karasıdır. Arkadaşları, İçişleri Bakanlığı’nın haysiyetli bürokratları, valiler, vali yardımcıları, kaymakamlar bu adamdan utanıyorlar. Bu adamla aynı bakanlıkta olmaktan utanıyorlar. Bunun her konuşmasından sonra, ki Soylu adına konuşuyor -Soylu kendisi çıkamadığı için- utançlarını ifade ediyorlar. ‘Bizim devlet ağırlığımız varken içişleri bakanı olarak en fazla tahribatı bakanlığımıza yönelik gerçekleştiriyor bu zat’ diyorlar. 

Ben profesörüm. Yazmış olduğum kitapları üst üste koyduğum zaman Çataklı'nın boyunu aşar. Ben öyle sözde profesör falan değilim, o sözde vali ve bakanlık görevlisi olabilir ama ben değilim. Haddini bilecek terbiyesiz adam!  Ben bir kez bile 8 milyon Suriyeli var demedim. Ayrıca bu bir suç değil ancak ben İsmail'den daha iyi bilirim Türkiye'de ne kadar Suriyelinin olduğunu. Kendisini son kez uyarıyorum; Devletin memuru gibi davranmayı öğren. Sen bu dönemin ilanihaye süreceğini mi zannediyorsun? Bir gün mahkeme önünde bu vatan vermiş olduğunuz zararların, komploların hesaplarını vermeyeceğinizi mi zannediyorsun sen İsmail? Hadi oradan!