Esenyurt'ta, aralarında polis memurlarının da bulunduğu çete, 211 daireli sitedeki konutları usulsüz işlemlerle 600 kişiye sattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede çete lideri olduğu iddia edilen Nihat Akyüz'e bin 683 yıla kadar, çetenin silahlı yapılanmasının lideri olduğu iddia edilen Çetin Başkan Şimşek için ise 2 bin 60 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede şüphelilerden Çetin Başkan Şimşek ve ona bağlı silahlı kişilerce sitede oturanların site içerisine sokulmadıkları tehdit ve darp edildikleri, eşyalarının yağmalandığı yer aldı. Ayrıca mağdurların dairelerinin kapı kilitlerinin değiştirilip, evlere zorla girildiği ve başka kişilere kiralanıp, satıldığına yer verildi. Siteye güvenlik adı altında suç kayıtları olan kişilerin yerleştirildiği de kaydedildi. Suç örgütünün tapu ve noterde bağlantılarının olduğu bu sayede hem süreklilik hem de güvenilirlik ilkelerini etkin kullandıkları belirtildi.

Esenyurt'ta, 211 konuttan oluşan bir sitede bulunan daireler usulsüz işlemlerle yaklaşık 600 kişiye satıldı. Aralarında polis memurlarının da bulunduğu 86 kişilik çete, iddiaya göre siteden daire almak isteyen kişilere daireye karşılık geldiğini söyleyerek fahiş fiyata arsa üzerinden santim santim sahte satışlar yaptı. Site içerisinde bulunan 211 daire yaklaşık 600 kişiye satıldı. Çete üyeleri ayrıca, daire sahiplerini siteye sokmadı. Bazı daire sahipleri silahla tehdit edilirken bazıları da darp edildi. Sitedeki bir çok dairenin kilidini kıran çete üyeleri, daireleri başkalarına kiraya verdi. Mağdurların yaptığı eylemlerin ve ihbarların ardınan İstanbul Emniyeti tarafından çeteye yönelik 4 operasyon düzenlendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı çete ile ilgili 590 sayfalık iddianame hazırladı. İddianamede, çete lideri olduğu iddia edilen Nihat Akyüz'ün bin 683 yıla, örgütün silahlı kanadının lideri Çetin Başkan Şimşek'in ise 2 bin 60 yıla kadar hapsi talep edildi. 

İddianamede 164 şikayetçi, 5 şikayetçi şüpheli ile aralarında emlakçılık yapanların da olduğu 86 şüpheli yer aldı. Bilirkişi raporuna göre bahsi geçen 3 bloklu sitenin 211 daireden ve 15 dükkandan oluştuğu belirtildi. Arsa taşınmazının yüzde 72,'sinin site müteahhitti Metin Uçar'a ait olduğu yüzde 27'nin taşınmaz hissesinin ise Kızılkaya soy isimli kişilere ait olduğu, sitenin hukuka aykırı şekilde gasp ve işgal edildiği, müşteki şüpheli Metin Uçar ile çalışanlarının siteye girmesinin engellendiği belirtildi. Bazı kurum ve gayrimenkul şirketlerinin suç merkezli yapıya menfaatleri için destek verdikleri, yapılan faaliyetlerin de suç örgütleri kapsamına girdiği vurgulandı. İddianamede şüphelilerin sistematik bir şekilde 'Nitelikli Dolandırıcılık' suçu faaliyetleri yürüttüğü ve silahlı bir yapı içerisinde bulunduklarına ilişkin kuvvetli şüphelerin olduğu da ifade edildi. 


 

“Kilise Yapmayı mı Düşünüyordunuz da Pandemi de Alelacele Kamulaştırma Yaptınız!” “Kilise Yapmayı mı Düşünüyordunuz da Pandemi de Alelacele Kamulaştırma Yaptınız!”

ARSA SANTİM SANTİM BÖLÜNEREK SATILDI 

İddianamede, siteden daire almak isteyen müştekilerin, sitedeki bağımsız bir daireye karşılık geldiği söylenerek arsa üzerinde hisse pay devri satışı yapılarak kandırıldıkları vurgulanırken, çok cüzi hisselerin fahiş fiyatlara pazarlandığına da yer verildi. Gerçekleştirilen bazı satışların sahte evraklar tanzim etmek suretiyle usulsüz ve sahte satış oldukları kaydedilirken 211 dairenin yaklaşık 600 kişiye satıldığı belirtildi. Şüpheliler Nihat Akyüz liderliğinde Mehmet Özçelik koordinesi ve yönetimi ile 2018 yılı itibariyle hisse satış işlemlerinin gerçekleştirdikleri anlatıldı. Metin Uçar ve Mehmet Özçelik tarafından kat mülkiyeti kurulmamasına rağmen ihtilaflı bir şekilde kurulan site yönetiminin başına Özçelik'in kardeşi Kahraman Özçelik'in getirildiği belirtildi. Örgütün ilk aşamadan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek dairelerin gerçek satışını müştekilere vermediği ifade edildi. 


 

Dairelerin kapı kilitleri kırılıp başka kişilere kiraya verildi



Şüphelilerden Çetin Başkan Şimşek ve ona bağlı silahlı şahıslarca sitede oturan müştekilerin site içerisine sokulmadıkları tehditler edilerek, darbedildikleri, eşyalarını yağmaladıkları, müştekilerin adına dairelerin kapı kilitlerini değiştirdiklerini ve evlere zorla girildiği ve başka kişilere kiralandığına yer verildi. Ayrıca siteye güvenlik adı altında suç kayıtları olan şahısların yerleştirildiği anlatıldı. Suç örgütünün Tapu ve Noter gibi kurumlarda kamu bağlantılarının olduğu ifade edilirken bu sayede hem süreklilik, hem de güvenilirlik ilkelerini etkin kullandıklarına yer verildi. Özellikle yabancı uyruklu şikayetçilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ile oturum izinleri alabilmeleri amacıyla mülk edinmeye çalışmaları ve yeterli hukuki mücadeleyi veremeyecekleri düşünüldüğünden bahse konu suç örgütünün ana hedef kaynağı haline geldikleri de ifade edildi. Örgütün silahlı kanat lideri Çetin Başkan Şimşek'in soruşturma kapsamında cezaevine girmesi ile örgüt ile bağının ve aidiyetinin sağlanması amacıyla avukatı Ruken Mollaoğlu ile tutuksuz yargılanan örgüt üyelerine mesajlar gönderdiği tespit edildi. Sitenin elektriğinin bir şantiye üzerinden tedarik edildiği, site yönetiminin özellikle yabancı uyruklu müştekilerden elektrik borcu adı altında kayıt dışı paralar talep ettikleri, vermek istemeyen ikamet sahiplerini ise tehdit edip dairelerin elektriklerini keserek müştekileri zor durumda bıraktıkları kaydedildi.  

 

 2 polis memuru şebekeyle birlikte hareket etti 

Suç örgütünün liderliğini Nihat Akyüz'ün yaptığının belirtildiği İddianamede, Mehmet Özçelik, Abdulsemet Kızılağaç, Çetin Başkan Şimşek ve Fatih Dere'nin örgütün yöneticileri arasında olduğu örgütün 86 kişiden oluştuğu ifade edildi. Örgüt üyeleri arasında Adaletin Aydınlığı Partisi Genel Başkanı Altuğ Ergüzel'in de olduğu iddianamede yer aldı. İddianamede, soruşturma aşamasında Abdulsemet Kızılağaç'ın telefonunda birçok kişiye ait çok sayıda tapu görsellerinin mevcut olduğu ifade edilirken, Çetin Başkan Şimşek'in örgütün silahlı yapısının lideri olduğu, Sarallar grubu olarak bilinen organize suç örgütü üyeleri ve kendi adamları ile toplu fotoğraflar çekilip sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak, daire sahiplerine ve vatadaşlara korku saldıkları da yer aldı. Eski Esenyurt Asayiş Büro Amirliği Komiseri Hüseyin Çoşkun ile örgüt lideri Nihat Akyüz arasında yazışmaların olduğu da iddianamede yer alırken polis memuru Mevlüt Kerpiç'in de sitede kurulan yönetimde yer alıp, örgüt adına faaliyetlerde bulunduğu kaydedildi. Ayrıca Hüseyin Coşkun'un başka bir siteye kayyum olarak atanan Avukat Güray Tangüder'le şebeke adına pazarlık yaptığı da iddianamede yer aldı