Erken seçim niçin gündemden düştü? "İttifak tabanda yok"

Hürriyet yazarı Deniz Zeyrek, Cumhur İttifakı'nın erken seçimden geri adım atmasını değerlendirdi. Manisa örneğini de hatırlatan Zeyrek, gnç oyların 2019 seçimlerindeki rolüne de dikkat çekti.

Erken seçim niçin gündemden düştü?  "İttifak tabanda yok"

Zeyrek'in bugünki yazısı şöyle:

"GENÇLER VE KENTLİ NÜFUS KİME OY VERECEK?

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, geçen hafta AK Parti’nin yönetim toplantısında, parti yöneticilerini “Erken seçim tartışmalarına girmeyin, adını bile anmayın” diye uyarmış. AK Partililerin son bir haftadır konuyu gündemden düşürmesi bu uyarının sonucu olsa gerek.

“Erken seçim” gündemi zayıflasa bile, siyasetin gündeminde sadece seçim var. Seçim gündeminin tam ortasında ise ittifaklar ve Cumhurbaşkanlığı seçimi... Erken seçim söylemlerinin kesilmesinde bir başka neden de yapılan kamuoyu araştırmalarının etkisi olabilir. Zira, arazide veri toplayan konunun uzmanı herkes şu tespiti yapıyor:

“AK Parti-MHP ittifakının alacağı oy, AK Parti ve MHP’nin ayrı ayrı alacağı oyların toplamından daha düşük çıkıyor.”

Bu tespiti duyunca insanın aklına ister istemez, MHP’li Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün “İttifak tabanda yok” sözleri geliyor. Başkan Ergün’e Ankara’dan tepki gösterilse de Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AK Partili üyeler ile MHP’li üyeler arasındaki gerilim, Ergün’ün tespitinin dayanağını gösteriyor. Benzer bir şekilde MHP’nin önemli isimlerinden Erkan Haberal’ın polislerle ilgili önergesinin TBMM’de AK Parti tarafından reddedilmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Lideri Devlet Bahçeli arasındaki uyumun aşağıya tam yansımadığını düşündürüyor.

“Kararsızlar” kategorisinin büyüklüğüne dikkat çeken araştırmacıların iki önemli tespiti daha var: 2000 yılında yüzde 65 olan kentli nüfus oranı 2017’de yüzde 84’e çıktı.

-“Yeni” ya da “genç seçmen” mevcut partilerle bağ kurmakta zorlanıyor.

“Yeni” ya da “genç seçmen”davranışıyla ilgili en ilginç veriyi geçen hafta Bekir Ağırdır CHP yönetimiyle paylaştı. Ağırdır’ın sunumuna göre 7 Haziran 2015 günü yapılan seçimlerde ilk kez oy kullanan gençlerin oluşturduğu pastadan en büyük payı HDP almıştı. AK Parti, MHP ve CHP’de ise yeni ya da genç seçmen oylarının oranı, partilerin Türkiye’deki genel oy ortalamalarının altındaydı. Belli ki 2015’te teknolojinin, akıllı telefonların, küreselleşmenin bütün nimetlerinden sonuna dek faydalanan genç ve yeni seçmenlere (çözüm sürecinin de etkisiyle) HDP, daha doğrusu Selahattin Demirtaş daha fazla dokunmuştu.

2015 seçimlerinden sonraki üç yılda çok şey değişti. Gençler arasında milliyetçilik ve muhafazakârlık hassasiyeti arttı. Terörle mücadele, dünya ve Avrupa genelinde yükselen İslam ve Türkiye karşıtlığı milliyetçi ve muhafazakâr gençler için önemli bir motivasyon kaynağı oluyor. Ancak şunu da unutmamak gerek: Artık milliyetçi muhafazakâr gençlerin tek adresi AK Parti ve/veya MHP değil. Saadet Partisi ve İYİ Parti de milliyetçi muhafazakâr gençleri yanlarına çekmeyi amaçlayan adımlar atıyorlar.

Diğer taraftan 2015’ten bu yana gençler arasında artan önemli bir hassasiyet de Atatürk ve Cumhuriyet sevgisi. AK Parti’nin 2017’de en anlamlı adımlarından biri Atatürk’e daha fazla sahip çıkmak olmuştu. Bu yaklaşım, Atatürk’ü müstesna bir yere konumlandıran genç nüfusu etkileme yarışında CHP’nin gerisinde kalmama amacını da bünyesinde barındırıyordu.

CHP’li Çankaya Belediyesi’nin hazırladığı “Çankaya Kent Sağlık Göstergeleri ve Çankaya Kent Sağlığı Gelişim Planı 2019-2023” başlıklı kitapta ilginç bir istatistik dikkatimi çekti. Nüfusu 1 milyonu bulan Çankaya’nın nüfus piramidinde en büyük bölümü 20-24 yaş arası gençler oluşturuyordu. Piramitte 25-40 yaş arasındaki nüfusun oranı da yüzde 25’i gösteriyordu. (TÜİK verileri de bu tablonun İzmir, İstanbul, Antalya, Bursa gibi büyük üniversiteler olan büyük kentlerde benzer olduğunu gösteriyor.)

Bu tabloyu, Bekir Ağırdır’ın yüzde 84’ü bulan “kentleşme” verisiyle birlikte okuduğumuzda önümüzdeki kritik üç seçimin temel parametresini de görmüş oluyoruz. 2015 seçimleri gençlerin “yeniye”, 16 Nisan referandumu da kentli nüfusun “parlamenter demokrasi”ye ilgi gösterdiğini önümüze koymuştu.

2019 seçimlerinde de büyük ihtimal bu iki önemli kesimin davranışı belirleyici olacak."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER