AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı Turhan Çömez'in canlı yayında "Nereden bileyim yolsuzlukların AKP'nin damarından girdiğini" diyerek anlattığı olay gündeme damga vurdu. İşte ayrıntılar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı ve doktoru Turhan Çömez, katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamalarla gündeme yeni iddialar getirdi.

Turhan Çömez, Halk Tv'de dün akşam gazeteci Fikret Bila, Barış Pehlivan ve hukukçu Salim Şen'in katıldığı canlı yayında Sedat Peker'in rüşvet ağı iddiaları üzerine açıklamalarda bulundu. AKP'de danışman olduğu döneme ilişkin anlattıkları geceye damga vuran Çömez, "Nereden bileyim yolsuzlukların AKP'nin damarından girdiğini" sözleriyle yolsuzları anlattı.

Turhan Çömez, Abdullah Gül ve dönemin Başbakanı Erdoğan'la ilgili şu iddialarda bulundu:

"Yıl 2003 Erdoğan'ın yaptığı bir konuşmada 'Biz yolsuzlukların damarından girdik. Bundan sonra bir yolsuzluk olursa bizzat bana haber vereceksiniz' dedi.

Ben de nereden bileyim yolsuzlukların AKP'nin damarından girdiğini. Bir yolsuzluk dosyası bir iş adamı geldi zamanın maliye bakanlığında yaşanan korkunç bir rüşvet talebini bana iletti. Ben de 'bıktım artık dedim bunlardan ağızdan ağıza iletmek istemiyorum. Lütfen bunu yaz' dedim. Yazdı iş adamı ayrıntılı bir şekilde. Kalktım Abdullah Gül'e verdim. 2 gün sonra bu işin muhatabı Bakan beni aradı. 'Niye dedi beni Gül'e şikayet ediyorsun' diye.

'Şikayet ettiğim yolsuzluk dosyaları yargılandığım davada "hükümete yıkmaya delil" oldu'

250 bin konut hamlesine başlayan TOKİ, 2019'da başlayıp bitiremediği projelerine cevap veremiyor! 250 bin konut hamlesine başlayan TOKİ, 2019'da başlayıp bitiremediği projelerine cevap veremiyor!

Anladım ki Gül adama 'yaptıklarınla ilgili bana şikayet geliyor, tedbirini al' demek istiyor. Bakanla kavga ettik, vurdum kapıyı çıktım. 'Daha detaylı her şeyi yaz' dedim. Yazdı. Götürdüm Başbakanlığa teslim ettim. O zaman başbakan Erdoğan'dı. Halbuki yolsuzluk bunların damarından girmiş ben de saf saf gidiyorum. Hiçbir şey olmadı. Yıllar sonra bu mektuplar, rüşvet ifşaları ve şikayetleri Ergenekon davasında "hükümete yıkmaya delil" olarak benim karşıma çıktı."