Uzun Zamandır “Ülkücü Delikanlılar Vuslat Kervanı” Adıyla Bir Araya Gelen Ocak Ruhlu Ülkücüler Bu Kez Topkapı Surlarında Erdem Karakoç’un İftarında Buluştu ve Hep Bir Ağızdan Haykırdılar:

ÜLKÜCÜNÜN YOLU ÇETİNDİR

HABER VE YAZI: SELİM ÇORAKLI

Ülkücülerin yol başçılarından olan Nihal Atsız, “Selam” ismini verdiği şiirinde Ülkücülere şöyle seslenir:

“Zafer, ümit kaynağının bir çeşmesidir.

Zafer birçok gönüllerin birleşmesidir.

Gönülleri birleşenler! Selam sizlere!

Uzaklarda dertleşenler! Selam sizlere!

Selam şanlı mazimize! Selam yarına!

Selam zafer ordusunun silahlarına!

Ey geçmişin yiğitleri! Selam sizlere,

Ey yarının şehitleri! Selam sizlere!”

27 Mart 2024 tarihinde Topkapı sosyal tesislerinde bir araya gelen “Ülkücü Delikanlılar Vuslat Kervanı” mensupları hep bir ağızdan Nihal Atsız’ın bu çağrısına “Aleyküm Selam” diyerek cevap verdi.

Başbuğ Alpaslan Türkeş’in rahmetli olmadan önce yaptığı bir duasıyla iftar yapıldı.

İftar sonrası toplantının açılış konuşmasını yapan Ülkücü hareketin Dede Korkut’u Orhan Çakıroğlu ise, her zamanki gibi ülkücülerin bedenen yaşlansalar da ruhen hep 19 yaşında olduklarını hatırlattı.

“Besmele 19 harftir ve ülkücüler de bu sebeple 19 yaşındadır. Bu genç ruhlar İslam’a ve şanlı Resulüne gönülden bağlıdır. Ülkücü hakikat yolundadır ve bu hususta gözünü kırpmadan canını verir. Ülkücü hayatını İslam’a ve Resule adamış insandır ve bu yoldan asla dönmez. Ülkücünün yolu çetindir. Bunu bildiğimiz için ‘Yufka yüreklilerle çetin yollar aşınmaz.’ Deriz. Ülkücüler Türk milletinin varlık sebebidir. Ülkücü milleti var olsun diye davasında yok olmuş kişidir.” Diyen Orhan Çakıroğlu, ülkücülerin Dünyaya adalet getirecek bir ocağın mensupları olduğunu, bu yolda ilerleyenlerin asla ikbal ve menfaat peşinde koşmadıklarının altını çizdi ve sözlerini şöyle tamamladı: “Yolumuz İlay-ı Kelimetullah’tır. Biz bu misyon için can vermeye söz verdik. Sözünü yerine getirmeyen Ülkücü olamaz. Ülkücünün yolunda ikbal yoktur, menfaat yoktur. Ülkücü ocağına partisine bağlı kişidir.”

Daha sonra söz alan davet sahibi ve İstanbul Ülkü Ocakları eski Başkanı Erdem Karakoç ise, “Biz ülkücüyüz. Ocağımız Ülkü ocakları partimiz MHP’dir. Bizler bir araya gelirken maksadımız bellidir. Bütün firavun oyunları bozmak için bir araya geliyoruz. Kucağımızı açtık sağa sola gidenleri de baba ocağına bekliyoruz.” Dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti:

“Biz Osmanlı’nın torunlarıyız. Bizim kavgamız Gazi Mustafa Kemal’in gömdüğü ama bazılarının ısrarla ortaya çıkarmaya çalıştığı mandacı zihniyetledir. Milliyetçiler batıdan medet uman mandacı zihniyeti her zaman yenecektir. Bizler geçmişte her türlü vesayet rejimlerine dur dediğimiz gibi şimdi de diyoruz. Biz ülkücüler her zaman milletle beraber olduk. 15 Temmuzda herkes şaşkınken liderimiz Devlet Bahçeli devletin yanındayız deyip milli güçleri harekete geçirdi. 12 Eylül’de onların çocukları kazanmıştı. 15 Temmuz’da bizim çocuklarımız kazandı. Biz Başbuğumuzun çağırdığı hak yolundayız, Ülkü ocaklıyız, MHP’liyiz. Partimiz neyi işaret ediyorsa biz o yoldayız.”

Daha sonra kürsüye çıkan Hayrettin Alp ise, söze Vuslat kervanına katılan bütün ülküdaşlarını selamlayarak başladı ve önemli bir konuyu da şu sözlerle dile getirdi:

Üniversitelerin Faaliyet Raporlarında Gizli Gerçekler Üniversitelerin Faaliyet Raporlarında Gizli Gerçekler

“Değerli ülküdaşlarım. Bizim ocağımızda yetişip daha sonra makam ve mevki uğruna başka yerlere giden arkadaşlarıma çok üzülüyorum. Ülkücülük yolunda ilerlerken bu tür makam mevki asla söz konusu olmamalıdır. Ne yazık ki küçük menfaatler uğruna parti parti dolaşanlar var ve gittikleri yerlerden bize hücum ediyorlar. Biz de iken ant içtikleri davalarını unutmuşlar bize laf ediyorlar. Bunların bize laf etmeye hiçbir hakları yoktur. Bize laf edeceklerine içtikleri antlarına sahip çıksınlar. Bizim baba ocağımız MHP’dir ve bu seçimde de oylarımız ittifak yaptığımız Cumhur ittifakınadır.”

Sırasıyla söz alan Mustafa Can, Mahmut Yıldırım, İsmet Koçak ve Engin Kahveci günün anlamına ait kısa konuşmalar yapıp şiir okudular.

Toplantıda söz alan Taş medreseli rahmetli Halil Durmaz ülküdaşımızın hanımı Perihan Durmaz ise, böyle toplantıların yapılmasından gurur duyduğunu ve bu tür birlikteliklerin kendisine moral ve güç verdiğini dile getirdi ve sözlerini, “Hepsinin yüreği büyük Ülkücüler vatanın vakit kaybetmeden yönetimine gelmelidir.” Temennisiyle bitirdi.

 Son olarak söz alan Ülkücü harekette çok önemli görevler yaptıktan sonra milletvekili olarak TBMM’de de bulunan Ahmet Çakar ise, “Ülkemizin geleceği ülkücülerin çalışmasına gayretine bağlıdır.” Dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkücü hareket Türk milletinin dinamosudur. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de en önemli misyonları ülkücüler üstlenmek zorundadır. Ülkücü fikir bir an önce iktidar olmalıdır. Ancak şimdilik reel politik gereği Milliyetçi hareket partisi Cumhur ittifakı diye bir ittifak kurduk. Bu siyaseti takip ediyoruz. Cumhur ittifakının adaylarını destekliyoruz. Bizim asıl gayemiz bütün dünyada Türk birliğini başarmaktır. Yaptığımız bütün çalışmalar bunun içindir.”

Her zaman olduğu gibi toplantı sonunda bütün ülkücüler hep bir ağızdan Kürşat marşını okudu.

Editör: Habererk Habererk