İngiliz doktor soruyor 'Son nefeslerini almak için çırpınan birisini gördünüz mü?'

İngiltere’nin başkenti Londra’da korona virüslü hastalarla ilgilenen doktordan acı bir itiraf geldi. İsmi açıklanmayan doktor, “Son nefeslerini almak için çırpınan birisini gördünüz mü? Çok insan görmemiştir ama buna şahit olanlar, bu korkunç tecrübeyi asla unutmaz. Keşke geçen hafta yaşamını yitiren bütün yüzleri unutabilsem” ifadelerini kullandı.

banner311
İngiliz doktor soruyor 'Son nefeslerini almak için çırpınan birisini gördünüz mü?'

Koronavirüsle mücadele eden ülkelerden İngiltere'nin başkenti Londra'da görevine devam eden bir doktor geçen hafta yaşadıklarını anlattı. İsmini açıklamayan doktor, "Ölen insanların yüzlerini unutmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre , Daily Mail, başkent Londra'daki bir hastanede çalışan ismini açıklamayan bir doktorun yazdığı dramatik mektubu yayınladı. Doktor mektubunda, "Son nefeslerini almak için çırpınan birisini gördünüz mü? Çok insan görmemiştir ama buna şahit olanlar, bu korkunç tecrübeyi asla unutmaz. Keşke geçen hafta yaşamını yitiren bütün yüzleri unutabilsem. Bütün yüzlerdeki panik, insanların çaresizce nefes almaya çalışırken çıkardıkları sesler ve ciğerlerine oksijen dolduramamaları… Bunlar sizin peşinizi bırakmaz" ifadelerini kullandı.

Doktorun gazeteye yazdığı mektup şöyle devam ediyor:

“SAYISINI UNUTTUM”

Bazı sebeplerden dolayı halkın bir kısmı halen bu işin ciddiyetini anlamıyor. Sosyal medyada paylaşılan bir videoda Covid-19'un gripten biraz daha kötü olduğunu söylüyor. Fakat size şunu söyleyeyim, bu çok çok daha kötü.

Ciğer hastalıklarına sebep olması bir yana salgının hızla yayılması bunu diğer hastalıklardan farklı kılıyor. Bunu okuyan birçok insan virüsün sadece "sağlık sorunları olanları" etkilediğini düşünüyor olabilir. Bu çok akıllıca bir terim ve dolayısıyla birçoğumuz bundan korkmuyor. Fakat ben ilk elden bu hastalığın nasıl yayıldığını gördüm. Hastanenin farklı bölümlerinde kaç tane hastaya müdahale ettiğimin sayısını unuttum. Bir noktadan sonra corona virüsünü tespit ederken içgüdüsel davranıyorsun. Hata yapmana gerek yok.

DOKTORLAR KENDİNE TEST YAPAMIYOR

Covid-19 hemen yüksek ateş oluşturmuyor. Birisinin koronavirüs olduğundan şüphelenirsek başka bir odaya alıp test yaptık. Test sonuçlarının gelmesinin süresi de 2 gün. Bu da başka bir lojistik sorun teşkil ediyor. Virüs şüphesi dolayısıyla normal hastane odasına alınmıyor ve hasta olmaması gerçeği dolayısıyla Covid-19 hastalarının yanına da alınmıyor. Ben de semptomlar yok fakat sık sık hastalarla etkileşime girdim. Dolayısıyla büyük ihtimalle ülkedeki birçok doktor gibi taşıyıcıyım.

İngiliz Sağlık Bakanlığı'nın kurallarına göre doktorlar, semptom gösterene kadar kendisine test yapamıyor. Neden mi? Çünkü yeteri kadar çalışan yok.

"RAHATLATMAKTAN" BAŞKA SEÇENEĞİMİZ YOK

Bir doktor olarak hayatları kurtarmalısınız. Fakat ben kariyerim boyunca ilk kez bir doktor olarak sessiz bir katil olduğum gerçeğiyle yüzleştim. Bu korkuyu yenip mücadele etmekten başka çarem yok. Bu haftanın sonuna doğru, bu virüsün agresif bir şekilde yayılmasını engelleyemeyeceğimizi anladık. Birçok hasta tedaviye ya da oksijen maskesine yanıt vermiyor ve bizim onları "rahatlatmaktan" başka seçeneğimiz yok.

Morfin ve sakinleştiricilere rağmen ölümler ızdıraplı. Dolayısıyla bu son haftanın bir kabus olduğu gerçeğiyle uyanmak istiyorum. Ama bu bir kabus değil. Bu bizim yeni gerçekliğimiz. Bu virüs biz doktorları bize asla olmamamız gereken bir rolü oynamaya zorladı, tanrıyı.

O cumartesi günü işimin geri döndürülemez bir biçimde değiştiğini biliyordum. Biz doktorlar bugüne kadar hiç karşı karşıya kalmak zorunda olmadığımız etik kararlar alarak kimin yaşaması gerektiği ve kimin ölmesi gerektiğine kadar vermek durumunda kaldık.

BİRKAÇ SAATTE ÖLDÜRÜYOR

Bu etik kararların, zaman, sabır ve bakımla alındığını biliyordum. Fakat geçen hafta çok hızlıydı. Hiçbir doktor hastaları arasında seçim yapmaya zorlanmamalı. Fakat bizim başka seçeneğimiz yok.

Birisine annesinin, babasının, eşinin ya da başka bir yakınının ciddi sağlık sorunları yüzünden yoğun bakıma alındığını söylemek çok zor fakat yapılabilecek bir şey yok. Aileler genelde böyle bir soruya ilk yanıt, "Ne kadar zamanı kaldı" diye soruyorlar ve daha sonra görüp göremeyeceklerini soruyorlar.

Bir hasta kritik bir durumla hastaneye gelince, virüsün onu öldürmesi sadece birkaç saat sürüyor. Eskiden hastaların yakınlarını özel korumalı kıyafet ve ekipmanlarla yoğun bakıma alıyorduk fakat, hasta sayısı artıp, koruyucu kıyafet ve maske sıkıntısı yaşanınca ne olacak?

Bu hafta birçok kez hasta yakınları ve aileleri, sevdiklerinin kaderini kabullenemedi ve virüsle savaşmaya devam etmemizi istedi. Bu diyalog sizin aklınızda yer ediyor.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.