Atatürk’ü hiç hatırlamayan konu Demirtaş olunca aklına gelen Kılıçdaroğlu Balyoz'la ilgili ne söylemiş?

Veryansın TV yazarlarından Erdem Atay dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Atatürk’ü hiç hatırlamayan konu Demirtaş olunca aklına gelen Kılıçdaroğlu Balyoz'la ilgili ne söylemiş?

Erdem Atay yazısında Kılıdaroğlu'nun Atatürk'ü hiç hatırlamadığını ama konu Demirtaş olunca Atatürk'ün birden aklına geldiğini vurgulayarak, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Balyoz ve Ergenekon'la ilgili olarak şahitli bir anıyı aktardı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun  “Onlar da bunu hak ettiler”  dediğini aktaran Erdem Atay bu olayın şahitli ve ispatlanabilir olduğunu özellikle vurguladı.

İşte o ilginç yazı;

Türkiye’nin en sakin siyasetçisi sertçe masaya defalarca vuruyor ve şu sözleri söylüyor:

“Selahattin Demirtaş ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir karar verdi. Dün yaptığı konuşma (Erdoğan). ‘Efendim, ben o karara uymam. O karara uymayacağız.’ Kimsin sen? Sen burayı şahsın devleti olarak görebilirsin ama unutmaman gereken bir şey var. Burası Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Sana pabuç bırakmaz!”

Devletin birçok kurumunu tarikatlar sarmış Atatürk’ü hatırlamamış! Hatta ses çıkarmamış!

Hayatını emperyalizme karşı savaşla geçirmiş Atatürk’e inat emperyalizmin Türkiye’deki faaliyetlerine en ufak bir söz söylememiş!

Partisinde, hükümetin partisinde, devlet kurumlarında, diğer muhalefette FETÖ cirit atarken, bir kez bile Atatürk devrimlerini anımsamamış!

“1930’ların CHP’siyle hesaplaşacağını” söylemiş!

Ağzından cumhuriyetçilik ilkesinin c’si dahi çıkmamış, laikliğin tehlikede olmadığına inanmış, aklında devletçilikten, devrimcilikten eser kalmamış!

Milliyetçiliği tıpkı Tayyip Erdoğan gibi ayaklar altına almış!

Bunlar yaşanırken bir kez bile Atatürk aklına gelmemiş!

Ama iş Selahattin Demirtaş’a gelince, Atatürk’ün kanatlarının arasına alıp korumaya kalkmış!

Hatta bunu masaya sertçe vura vura söylemiş!

Yani Kemal Kılıçdaroğlu’na göre, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti Selahattin Demirtaş’ı korur, hukuku uygular!

Hukukun şemsiyesine sarılarak Atatürk ile Demirtaş’ı da birleştirdi sonunda. Zaten CHP ile HDP’nin kader ortaklığı yapabilmesi için Atatürk ile Demirtaş’ı özdeşleştirmesi gerekiyor.

Ve HDP’ye ve Demirtaş’a adeta siper oluyor.

***

Acı ama size bir gerçeği hatırlatayım.

Dönemin Kürt Teali Cemiyeti, bugünün HDP’siydi.

Dönemin Şeyh Sait ve arkadaşları bugünün PKK’sıydı.

Eğer illa Atatürk’ü örnek göstermek istiyorsanız, dönemin HDP ve PKK’sının sonlarına bakın!

***

Konuya başka bir samimiyetsizliği yazdıktan sonra devam edeceğim.

Önce bir soru soralım:

HDP’nin PKK’nın partisi olduğunu hangi partiler kabul ediyor?

MHP: HDP kapatılsın deyip duruyor ancak gidip de Yargıtay’a ‘kapatılsın’ dilekçesi dahi vermiyor. Diğer partilerin tepkilerini bekliyormuş! Sadece konuşuyor. ‘Kapatılsın’ dilekçesi verenlere de zamanında hiç destek vermemişti.

AKP: Lafa gelince HDP’yi terör örgütüyle ilişkilendiriyor ama icraata gelince çıtı çıkmıyor. Meydanlardan HDP’nin bütün belediyelerini terörist ilan edip, devletin hazinesinden milyonlarca lirayı terör örgütünün partisinin kasasına gönderebiliyor.

Sonra da bu iki partiye göre, CHP, HDP’yi savunduğundan teröre destek veren parti oluyor.

Fotoğraf aslında Türk milletinin gözünde çok açık:

Hepiniz HDP’yi kullanabilmenin yollarına bakıyorsunuz, derdiniz teröre hizmet edenleri Gazi Meclis’ten atmak falan değil. Meydanda bağırıp terörist demişsiniz, kapatılsın demişsiniz, alenen desteklemişsiniz… Hiçbir önemi yok.

Yani, hepiniz beraber yürüyorsunuz bu yollarda, beraber ıslanıyorsunuz yağan yağmurda.

***

Şimdi masaya vura vura Demirtaş’ın hakkını savunan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili konumuza yeniden gelelim.

Şimdi size CHP lideriyle ilgili ilk kez duyacağınız bir iddiayı açıklayacağım.

Geçen aylarda tesadüfen bir ortamda karşılaştık ve tanıştık Hasan Ali Erdem ile. 34 yıl boyunca Ekonomi Bakanlığında çalışmış, birçok ülkede dış temsilciliklerde görev almış bir devlet memuru.

Yeni emekli olmuş.

Mısır’ın başkenti Kahire’de meşhur sözde Arap Baharı başladığında orada Ticaret Müşaviri olarak bulunmuş.

Bir anısını anlattı.

Tarihi çok iyi anımsıyordu. 24 Temmuz 2013…

Sisi’nin Mısır halkını sokağa çağırdığı gün.

Erdem, işte o günün sabahı saat 10.00-12.00 arasında, Kemal Kılıçdaroğlu’yla odasında özel bir görüşmedeymiş. Mısır’da yaşanan olayları, Türkiye ile Mısır’ın siyasi ve ekonomik ilişkileri üzerine konuşmuşlar.

Hatta o görüşmede Hasan Ali Erdem, Mısırlıların Atatürk’ü tanımadıklarını, dolayısıyla yanlış bir algının olduğunu, bunun düzeltilmesi ve Atatürk’ü Mısırlılara anlatması için CHP’nin devreye girmesi gerektiği önerisinde bulunmuş Kılıçdaroğlu’na.

Cevap gelmemiş.

Bu sohbet sırasında dönemin Kahire Ticaret Müşaviri Hasan Ali Erdem, Mısır’da büyükelçilikte birlikte çalıştığı askerlerin morallerinin çok bozuk olduğunu, Balyoz ve Ergenekon gibi davalardan rahatsız olduklarını, askerlerimizin morallerini yüksek tutabilecek veya morallerini artırabilecek bir şeylerin yapılması gerektiğini söylemiş.

Bu öneriyi de Deniz Baykal’ın, “Ben de bu davaların avukatıyım” sözüne dayanarak yapmış.

Kılıçdaroğlu bu öneriye ne cevap vermiş biliyor musunuz?

CHP lideri, bu görüşme anında hapishanede veya dışarıda bedel ödeyen askerleri kastederek, “Onlar da bunu hak ettiler” yanıtını vermiş.

Bu yanıtı aldıktan sonra Erdem, donup kaldığını, kısa bir süre konuşamadığını söylüyor.

***

34 yıl devlet memurluğu yapan Hasan Ali Erdem burada… ‘Şahitlerim var’ diyor. Bir toplantı iddiasında bulunuyor ve gününü de saatini de veriyor. Hatta ne giydiğini de hatırlıyor.

Geçen ay “Ordumuzun başımızın üstünde yeri var” diyen Kılıçdaroğlu’na şimdi soralım:

* Balyoz’dan kumpasa uğraşmış askerlere “Onlar da bunu hak ettiler” cümlesini söylediniz mi, söylemediniz mi?

* Söylediyseniz, Balyoz’dan tutuklu olan askerler neyi hak ettiler?

Evet, o dönem hukuksuzluktan bahsettiniz ama kumpas davalarına karşı hiç yürekten bir mücadele göstermediniz. Özel yetkili mahkemelere karşı çıktınız ama ortada bir suçlu olmamasına rağmen suçluların cezasını çekmesi gerektiğini her fırsatta dile getirdiniz.

Hatta Balyoz’da adı geçen bir kişinin Erdoğan’ın himayesinde olduğunu, neden tutuklanmadığını sordunuz…

Bu sözü söylediniz mi? Merak ediyoruz.

***

Bir de üzülüyoruz…

Neye mi?

Demirtaş için bile masaya yumruğunuzu vura vura Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete vurgu yapıyorsunuz da, Türk devletleri tarihinde görülmemiş tarifsiz bir ihanet kumpası uygulanırken dahi bir kez bile masaya yumruğunuzu vurmadığınız için.

Ne diyelim, yaşasın adalet!

YORUM EKLE