Gündem

Afet Yönetiminde Yapay Zekâ Çağı

Küresel ısınmanın tetiklediği aşırı hava olaylarına karşı bilim dünyası üretken yapay zekâ (GenAI) ile yeni bir savunma hattı kuruyor. Saniyeler içinde binlerce yıllık senaryo üreten yeni nesil sistemler, afet modellemesinde kuralları baştan yazıyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Afet Yönetiminde Yapay Zekâ Çağı

Küresel ısınma ve iklim krizinin tetiklediği şiddetli hava olayları dünyayı giderek daha fazla tehdit ederken, bilim insanları ve risk analistleri çareyi yapay zekâda (YZ) buldu. Uzun yıllardır kullanılan geleneksel ve maliyetli afet modelleri, yerini saniyeler içinde binlerce yıllık hava olayını simüle edebilen üretken yapay zekâ teknolojilerine bırakıyor.

Hükümetler, sigorta şirketleri, bankalar ve enerji devleri, aşırı hava olaylarının yaratabileceği yıkımları ve finansal kayıpları hesaplamak için on yıllardır "felaket modellemesi" (catastrophe modeling) sistemlerini kullanıyor. Ancak bilim dünyasında yaşanan son teknolojik atılımlar, bu alanda kuralları yeniden yazıyor. Uzmanlar, yapay zekânın afet tahminlerindeki kısıtlamaları ortadan kaldırarak insanlığa eşi görülmemiş bir öngörü yeteneği kazandırdığına dikkat çekiyor.

Geleneksel Modeller Neden Yetersiz Kalıyor?

Bugüne kadar felaket risklerini hesaplamada ağırlıklı olarak "fizik tabanlı" modeller kullanılıyordu. Dünyayı sanal hücrelere bölerek hava ve sıvı akışını denklemlerle hesaplayan bu sistemler, muazzam bir bilgisayar işlemcisi gücü gerektiriyor. Bilim insanları, incelenen coğrafi alan büyüdükçe veya hava olayının detayı arttıkça sistemin daha da yavaşladığını ve maliyetlerin katlanarak arttığını belirtiyor.

Gözlemlenebilir hava durumu verilerinin yalnızca son 100 yılı kapsaması ise, iklim krizinin getirdiği yeni ve sıra dışı tehlikeleri öngörmede geleneksel modelleri çaresiz bırakıyor.

Sentetik Verilerle Geleceğin Fırtınaları Çiziliyor

Bu noktada devreye "Üretken Yapay Zekâ" (GenAI) giriyor. İsviçre merkezli reasürans devi Swiss Re bünyesindeki risk modelleme şirketi Fathom'un bilim başkanı Oliver Wing, yapay zekânın afet modellemesinde nelerin mümkün olabileceğini tamamen yeniden şekillendirdiğini vurguluyor. Şirket, "difüzyon" (yayılım) adı verilen gelişmiş bir yapay zekâ teknolojisi kullanmaya başladı.

Geçmişteki bin yıllık hava durumu verisiyle eğitilen yapay zekâ, bu verileri harmanlayarak 2030 yılı ve sonrası için on binlerce yıllık "sentetik ama fiziksel olarak makul" yeni fırtına senaryoları üretiyor.

Yüksek Çözünürlüklü (Granüler) Modelleme: Eski sistemlerde 100 kilometrekarelik geniş ve kaba haritalar üzerinde yapılan tahminler, yapay zekânın "görüntü netleştirme" yeteneği sayesinde 10 kilometrekarelik çok daha dar ve spesifik alanlara indirgenebiliyor. Bu yapı, şiddetli bir fırtınanın tam olarak hangi mahalleyi nasıl sular altında bırakabileceğini olağanüstü bir doğrulukla hesaplama imkânı sunuyor.

Eşzamanlı Çoklu Risk Analizi Dönemi Başladı

Yapay zekânın afet yönetiminde yarattığı bir diğer devrim ise farklı felaketlerin birbirleriyle olan etkileşimini aynı anda analiz edebilmesi. Dünyanın en büyük risk analizi şirketlerinden Verisk, geliştirdiği yeni yüksek çözünürlüklü Avrupa risk modeli sayesinde şiddetli yağmur ve kasırga gibi iki farklı afeti tek bir ekranda eşzamanlı olarak modelliyor.

Verisk'in ekstrem olay çözümleri baş araştırmacısı Jay Guin, yapay zekânın rüzgar ve yağmurun mekansal değişkenliğini olağanüstü bir hassasiyetle saptadığını ve simülasyonların artık gerçeğe en yakın düzeyde olduğunu vurguluyor.

Buna ek olarak Moody's gibi uluslararası derecelendirme kuruluşları, orman yangınları ve tayfunların yarattığı fiziksel yıkımın boyutlarını ve sigorta maliyetlerini hesaplamak için uydulardan gelen görüntüleri doğrudan yapay zekâya analiz ettiriyor.

Bu Yazıyı Paylaş