Akbelen'deki zeytinlik ve tarım alanlarının "acele kamulaştırılmasına" yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Savcısı söz konusu kararda "kamu yararı" bulunduğunu belirtti. Bu gelişme, davacı avukatı İsmail Hakkı Atal tarafından duyuruldu.
Alanların acele kamulaştırılmasına itiraz
Akbelen avukatı İsmail Hakkı Atal, dava süreci hakkında bilgi verirken, 9 Ocak 2026'da 679 parsel arazi için alınan acele kamulaştırma kararının iptali için dava açtıklarını hatırlattı. Duruşmada Danıştay Savcısı'nın "kamu yararı" yönünde mütalaa sunduğunu belirten Atal, mahkemenin kararının 20 gün ila bir ay içinde açıklanacağını ifade etti. Bu süreçte tüm parseller için işlemlerin durdurulduğunu kaydetti.
Şirketin kazancı ve maliyetler tartışıldı
Atal, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nü (MAPEG) "sömürge madenciliği kurumu" olarak nitelendirerek, toplumsal maliyet analizi yapılmadan maden ruhsatları verildiğini savundu. Duruşmada, Yeniköy-Kemerköy termik santrallerinin neden olduğu sağlık sorunları nedeniyle devletin yıllık 80 milyar lira harcadığına dikkat çekilirken, şirketin yıllık kazancına dair bir bilgiye ulaşılamadığı belirtildi. MAPEG Genel Müdürü'nün ifadelerinin şirketin avukatı gibi olduğunu öne süren Atal, bu durumun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin işlevini sorgulattığını dile getirdi. Atal, MAPEG müdürünün Cumhurbaşkanlığı'na sahte bir dosya sunduğunu ve bu durumun acele kamulaştırma davasına yol açtığını iddia etti. Ayrıca, MAPEG'in kamu yararı kararı alma yetkisinin bulunmadığını, bu yetkinin Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nda olduğunu vurguladı.




