Başkent Ankara, fikri mülkiyet suçlarının halk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini ele almak üzere önemli bir bilimsel ve diplomatik platforma ev sahipliği yaptı. Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Şube Müdürlüğü tarafından organize edilen 'Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı', ulusal ve uluslararası düzeyde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan'ın yanı sıra Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü, Uluslararası Markalar Birliği, Dünya Sağlık Örgütü ve Gıda ve Tarım Örgütü gibi prestijli uluslararası kuruluşların temsilcileri, diplomatik misyon üyeleri, emniyet teşkilatı mensupları, bakanlık uzmanları, meslek birlikleri ve sektörün önde gelen isimleri bir araya geldi.

SAHTE ÜRÜNLERİN TEHDİDİ BÜYÜYOR
Çalıştayın temel amacı, kamu kurumları, uluslararası paydaşlar, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğini pekiştirerek fikri mülkiyet suçlarıyla mücadelede ortak stratejiler geliştirmek ve sahte ürünlerin halk sağlığına verdiği zararlar konusunda küresel bir farkındalık yaratmaktı. 30 Temmuz'a kadar devam edecek olan ve 12 farklı panelden oluşacak bu önemli etkinlikte, yurt dışından 20, toplamda ise alanının uzmanı 53 konuşmacı yer alıyor. İlk günkü oturumlarda özellikle sahte ilaçlar, tıbbi cihazlar, tohumlar, tarım ilaçları, kozmetik ve temizlik ürünleri gibi tüketici sağlığını doğrudan etkileyen ürünlerin insan sağlığı, çevre, tarım ve kamu güvenliği üzerindeki olumsuz etkileri detaylı bir şekilde bilimsel ve pratik açılardan incelendi.

HALK SAĞLIĞI, EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIN VAZGEÇİLMEZİDİR
Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, yaptığı çarpıcı konuşmada fikri mülkiyet hakkı ihlallerinin, sağlık sistemine ve ilaç tedarik zincirine olan güveni sarstığını, bunun da ciddi bir kamu güvenliği tehdidi oluşturduğunu vurguladı. Fidan, "Fikri mülkiyetin tavizsiz korunması, sadece hukuki bir usul değil; milletimizin yaşam kalitesini, gıda ve ilaç emniyetini güvence altına alan hayati bir zorunluluktur. Halk sağlığını hedef alan bu gayrihukuki yapı, aynı zamanda ülkelerin ekonomik bağımsızlığına ve güvenliğine de kastetmektedir. Korsan ve sahtecilik, kayıt dışı ekonomiyi besleyerek vergi kayıplarına yol açarken, elde edilen gayrimeşru kazançla organize suç şebekeleri ve terör finansmanı için de kaynak yaratmaktadır." dedi. Emniyet teşkilatının Interpol ve Europol ile yürüttüğü OPSON ve PANGEA gibi uluslararası operasyonlara değinen Fidan, bu operasyonların küresel iş birliğinin somut örnekleri olduğunu ve suç odaklarına karşı kararlılıkla mücadele edildiğini belirtti.

YENİ NESİL TEHDİTLERE KARŞI TEKNOLOJİK MÜCADELE
Fidan, suçun artık dijitalleşen, anonimleşen ve ulus ötesi boyutlar kazanan dinamikleriyle klasik güvenlik yaklaşımlarının ötesinde bir mücadeleyi zorunlu kıldığını ifade etti. Bu yeni nesil tehditlere karşı emniyet teşkilatının teknolojik altyapısını güçlendirdiğini, personel eğitimlerini güncellediğini ve uluslararası iş birliklerini artırdığını belirtti. Bilgi paylaşımı, ortak operasyonlar ve kapasite geliştirme faaliyetleriyle hem ülkenin güvenliğine katkı sağlandığını hem de dost ve kardeş ülkelerin desteklendiğini vurgulayan Fidan, fikri mülkiyet suçlarıyla mücadelenin kararlılıkla süreceğini dile getirdi. Fidan son olarak, mücadelenin merkezine toplumsal farkındalığı yerleştirmenin önemine dikkat çekerek, vatandaşların sahte ürünlere karşı göstereceği hassasiyetin, mücadelenin sahadaki etkisini artıracağını ve haksız kazanç ağlarına karşı toplumsal bir bilinç oluşturmanın en önemli görevlerden biri olduğunu sözlerine ekledi.



