COP31 zirvesi öncesinde İklim Ağı, Ankara'da bir basın toplantısı düzenleyerek Türkiye'nin iklim ve enerji politikalarını eleştirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un Türkiye'de az sayıda termik santral olduğu yönündeki beyanına karşın, sahada 68 kömürlü termik santralin bulunduğunu belirten ağ temsilcileri, Uluslararası Enerji Ajansı'nın raporlarına göre Türkiye'nin karbon yoğun şebekeye sahip 6. ülke olduğunu ve 2035 iklim hedeflerinin emisyon artışı öngördüğünü vurguladı. Bu bağlamda, kömürden acil ve adil bir çıkış yapılması çağrısında bulunuldu.

Katılımcılık ve azaltım hedefleri eleştirildi
Mekanda Adalet Derneği İklim Adaleti Program Koordinatörü Yağız Eren Abanus, İklim Ağı'nın temel amacının COP31 sürecine katkı sağlamak olduğunu belirtti. Abanus, iklim konularındaki karar alma süreçlerinde STK'ların, sendikaların ve tüketici örgütlerinin yeterince temsil edilmediğini, Cumhurbaşkanlığı'na bağlı İklim Değişikliği Uyum Koordinasyon Kurulu'na bu kesimlerin dahil edilmediğini ifade etti. Ayrıca, COP31 Başkanı Murat Kurum ile iletişim kurma girişimlerinin sonuçsuz kaldığını aktardı. Abanus, içerik boyutunda ise Türkiye'nin 2035 iklim hedefinin sera gazı emisyonlarını artıracağını, bu durumun tersine çevrilmesi için kömürden kademeli ve adil bir çıkış planı gerektiğini söyledi. Çanakkale ve Afşin'deki yeni kömürlü termik santral projelerinin bu hedeflerle çeliştiğini belirtti.

Kömür sektörünün çöküşü ve adil geçiş süreci
Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz, sıcaklık artışlarını durdurmak için fosil yakıtlardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin kömürden vazgeçmediğini ancak sektörün kendi içinde bir çöküş yaşadığını belirten Katısöz, kömür madenciliğindeki istihdamın son 15 yılda yüzde 33 azaldığını ve bu santral ile madenlerin artık katma değer yaratmadığını ifade etti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Adil Geçiş Stratejisi taslağında kömür bölgelerinin yer almamasını eleştiren Katısöz, bu durumun adil geçiş iddiasını boşa düşüreceğini söyledi. Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA) Direktörü Bengisu Özenç ise Türkiye'nin elektrifikasyon gündemini değerlendirdi. Türkiye'nin Uluslararası Enerji Ajansı'na göre en karbon yoğun şebekeye sahip 6. ülke olduğunu ve bu durumun fosil yakıtlardan çıkış olmadan elektrifikasyonun emisyon kaynağını değiştirmekten öteye gitmeyeceğini belirtti. Özenç, kömürden çıkışın teknik olarak mümkün ve yönetilebilir olduğunu, ancak bunu hızlandıracak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ekledi. Türkiye'nin yenilenebilir enerji ekipman üretim kapasitesine de değinen Özenç, temiz enerji dönüşümünün sanayi için önemli bir katma değer sunduğunu kaydetti.



