Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Türkiye’deki LGBTİ sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucularına yönelik operasyonlar hakkında endişelerini dile getirdi. O’Flaherty, insan hakları faaliyetleri gerekçe gösterilerek gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
'Ailem Güvende' operasyonu ve endişeler
O’Flaherty, Türkiye genelinde LGBTİ sivil toplumunu hedef alan gözaltı ve engelleme haberlerinden duyduğu üzüntüyü belirtti. Kamuoyuna açıklanan ve 15 ilde 162 kişiyi kapsayan "Ailem Güvende" operasyonunun detaylarına değinen Komiser, bu tür eylemlerin insan hakları alanındaki çalışmaları sekteye uğrattığını vurguladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına atıfta bulunarak, "aile değerleri" veya "çocukların korunması" gibi gerekçelerin insan haklarını kısıtlamak için yeterli hukuki dayanak oluşturamayacağını hatırlattı.
Hukuki dayanak ve adil yargılama vurgusu
Savunma avukatlarının soruşturma dosyalarına erişiminin engellendiği iddialarına da dikkat çeken O’Flaherty, şüphelilerin somut deliller olmadan farklı avukatlar tutmaya zorlanmasının adil yargılama ilkelerine aykırı olduğunu söyledi. Demokratik toplumlarda sivil topluma yönelik her türlü kısıtlamanın açık bir hukuki dayanağı olması, meşru bir amaç taşıması ve orantılı olması gerektiğini belirtti. Ceza soruşturmalarının veya gözaltıların, kişinin kimliğine veya faaliyetlerine değil, işlendiği iddia edilen somut suç delillerine dayanması gerektiğini vurguladı.
Çağrı ve takip mesajı
Komiser O’Flaherty, Türk makamlarına seslenerek, insan hakları veya sivil toplum faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılmasını talep etti. Adil yargılama güvencelerinin sağlanması, kısıtlamaların ve yargılamaların kanunilik, gereklilik ve orantılılık ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini ifade etti. O’Flaherty, Türkiye'deki gelişmeleri yakından izlemeye ve bu konuları Türk yetkililerle görüşmeye devam edeceğini bildirdi.




