6 Şubat depremlerinde tam 10 kişinin hayatını kaybettiği Adana'daki Beluk Apartmanı'na ilişkin davada, mahkemenin gerekçeli kararı ortaya çıktı. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 4'ü kamu görevlisi 5 sanığa verilen 6 ila 15 yıl arasındaki hapis cezalarının nedenlerini açıkladı. Kararda dikkat çeken nokta ise, sanıkların eylemlerinin "sonucu öngördükleri ancak bunu kabullendiklerine dair somut delil olmadığı" gerekçesiyle "bilinçli taksir" olarak değerlendirilmesi oldu. Bu durum, sanıkların pişmanlık göstermemeleri nedeniyle iyi hal indirimi almamasına da yol açtı.

BELEDİYE GÖREVLİLERİ DE KUSURLU BULUNDU
Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana'nın Çukurova ilçesindeki Beluk Apartmanı A Bloku'nun yıkılmasıyla 10 kişi yaşamını yitirmişti. Davada, binanın teknik uygulama sorumlusu Abdullah Yeldan ile belediye çalışanları mimar Fatoş Sakarya ve inşaat mühendisi Füsun Gamsız'a "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15'er yıl hapis cezası verildi. Eski İmar Müdürü Alim Erdoğan ve yardımcısı Sitare Koçoğlu ise aynı suçtan 6'şar yıl hapis cezası aldı. Üç kamu görevlisi sanık ise beraat etti. Mahkemenin 43 sayfalık gerekçeli kararında, zeminden kaynaklı bir sorun olmadığı, alınan numunelerin yürürlükteki yönetmeliklere uymadığı vurgulanırken, kusurlu imalattan müteahhit ve teknik uygulama sorumlusunun sorumlu olduğu belirtildi. Ayrıca, ilgili belediye görevlilerinin de "kusurlu yapıya ruhsat ve yapı kullanma izni verilmesi sürecindeki sorumlulukları nedeniyle kusurlu oldukları" ifade edildi.

PİŞMANLIK GÖSTERMEYEN SANIKLARA İYİ HAL İNDİRİMİ YOK
Mahkeme, sanıkların eylemlerinin "olası kastla öldürme" mi yoksa "bilinçli taksirle ölüme neden olma" mı olduğuna dair değerlendirmelerde bulundu. Kararda, sanıkların görevlerini yerine getirmemeleri sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği belirtilerek, Yargıtay içtihatları ve olayın gelişim şekli dikkate alındığında, sanıkların öngörülebilir bu sonuca rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıkları ve bu nedenle "bilinçli taksirle" cezalandırıldıkları kaydedildi. Ancak kararda, "Somut dosyamız yönünden sanıkların neticeyi öngördükleri, fakat söz konusu neticeyi kabul ettiklerine dair dosyaya yansıyan somut bir delil bulunmamaktadır" denildi. İyi hal indirimi uygulanmamasının gerekçesi olarak ise sanıkların inkara yönelik savunmaları, gerçeğin ortaya çıkmasına yardım etmemeleri, zararı gidermemeleri ve yargılama sürecinde pişmanlıklarını gösterecek bir davranış sergilememeleri gösterildi. Tutuklu yargılanan sanıklardan Abdullah Yeldan'ın cezaevinde olduğu, diğer sanıklar hakkındaki yakalama kararlarının ise sürdüğü bildirildi.




