(ANKARA) - DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, son günlerde LGBTİ+ bireyler, hak savunucuları, gazeteciler ve akademisyenlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve polis müdahalelerini TBMM gündemine taşıdı.
Gözaltı ve erişim engelleri gündemde
Çiçek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yanıtlaması için bir yazılı soru önergesi sunarak, “Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme alanını daraltan uygulamalarla Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yönelik toplumsal güven nasıl sağlanacaktır?” sorusunu yöneltti. Çiçek, önergesinde 15 Eylül'de “Ailem Güvende” adı altında yapılan operasyonlarda 162 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını belirtti. Çiçek, bu süreçte LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren derneklere ve aktivistlere yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemlerinin yapıldığını vurguladı. Ayrıca, birçok internet sitesi ve sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğine dikkat çekti. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin kararına dayanarak, Evrensel Gazetesi ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye gibi birçok sosyal medya hesabına erişim kısıtlaması getirildiğini aktardı.
Toplumsal kaygılar artıyor
Çiçek, 15 Eylül'de İstanbul'da gerçekleştirilen soruşturma kapsamında DEM Parti bileşenlerinden SYKP’nin Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ve birçok yurttaşın gözaltına alındığını ifade etti. Aynı gün İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde düzenlenmek istenen basın açıklamasına polisin müdahale ettiğini ve çok sayıda gazetecinin de gözaltına alındığını belirtti. İzmir ve Ankara'daki protestoların da benzer şekilde polis müdahaleleriyle sonuçlandığını söyledi. Çiçek, “Türkiye’nin barış ve demokratik çözümü tartıştığı bir dönemde, bu uygulamalar toplumsal kaygıları derinleştirmektedir” değerlendirmesinde bulundu. Çiçek, önergesinde Cevdet Yılmaz'a şu soruları yöneltti: “Gazetecilerin ve akademisyenlerin sosyal medya hesapları hangi somut gerekçelerle 'milli güvenlik' tehdidi olarak görülmüştür? Bu engellemeler hangi makamın talebiyle uygulanmaktadır? 'Ailem Güvende' politikası kimin güvenliğini esas almaktadır? 2025 yılı itibarıyla 196 binden fazla çocuğun suça sürüklendiği bir ortamda, bu politikalar neden LGBTİ+ bireyleri hedef almakta?” şeklinde sorular sordu.




