Cezaevinden seslendi: '16 milyonluk İstanbul'un yöneticileri içeride, daha büyük kamu zararı olabilir mi?
İBB Davası'nda tutuklu sanık Gürkan Akgün, cezaevinden seslenerek 16 milyonluk İstanbul'un yöneticilerinin içeride olmasının büyük kamu zararı yarattığını savundu. İmarda usulsüzlük iddialarını reddeden Akgün, kamu yararı ve adalet vurgusu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nda 57. güne girilirken, tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, savunmasında çarpıcı ifadeler kullandı. 15 aydır cezaevinde olduğunu belirten Akgün, "16 milyonluk İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı, ilçe belediye başkanları, üst düzey yöneticileri ve bürokratları cezaevinde. Bundan daha büyük kamu zararı olabilir mi?" diyerek mevcut durumu sorguladı. İstanbul'un deprem, ulaşım ve kentsel dönüşüm gibi hayati meselelerle ilgilenmesi gerekirken, bu denli üst düzey isimlerin yargı süreçleriyle meşgul olmasının büyük bir kamu kaybı olduğunu vurguladı.
İMAR PLANLARI VE KAMU YARARI SAVUNMASI
Akgün, savunmasında özellikle Ataşehir İçerenköy'deki bir parsele ilişkin "irtikap" suçlamalarına değindi. Bu parsele özel bir imar ayrıcalığı tanınmadığını, plan çalışmasının 585 hektarlık geniş bir bölgeyi kapsadığını ve kamu yararı, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun hazırlandığını belirtti. Planın İBB Meclisi'ne gönderildiği tarihten itibaren yetkisinin sona erdiğini ifade eden Akgün, "İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı olarak benim yetki ve sorumluluğum plan meclise gönderildiği anda sona ermiştir" dedi. Bağış iddialarına da yanıt veren Akgün, taşınmaz malikinin bağış iradesini planların kesinleşmesinden çok sonra ortaya koyduğunu ve ortada herhangi bir mağduriyet veya baskı olmadığını savundu. Akgün, yapılan imar düzenlemeleri sayesinde İBB'nin yaklaşık 15 milyar liralık kamulaştırmasız el atma maliyetinden kurtarıldığını ve böylece büyük bir kamu zararının önlendiğini iddia etti.
LİYAKAT VE ADALET VURGUSU
Beylikdüzü Belediyesi'nden İBB'ye geçişinin "örgüt ilişkisi" gibi gösterilmesini eleştiren Akgün, tüm görevlerine liyakatle geldiğini ve bir şehir plancısı olarak görev yaptığı her pozisyona emek vererek ulaştığını belirtti. İhale dosyalarına ilişkin suçlamaları da reddeden Akgün, Murat Ongun veya Fatih Keleş'ten herhangi bir talimat aldığı iddiasının soyut olduğunu ve iddianamede buna dair somut delil bulunmadığını söyledi. İBB ihalelerinin tamamının mevzuata uygun yürütüldüğünü vurgulayan Akgün, Danıştay'ın daha önce hukuka uygunluk kararı verdiği işlemler nedeniyle ceza soruşturmasına tabi tutulduklarını ifade etti. Akgün, aleyhine "kuvvetli suç şüphesi" oluşturacak tek bir somut delil bulunmadığını savunarak, kendisinin bir devlet memuru olduğunu ve kamu hizmeti yaptığını belirtti. Kişisel çıkar yerine halkın çıkarını savunduğunu dile getiren Akgün, "Benim peşinden gideceğim tek çıkar, halkın bütününün çıkarıdır" dedi ve adaletin yerini bulmasını istedi.
Bakmadan Geçme
İBB davasında itirafçı Süleyman Atik'ten ses kaydı iddiası
İBB Davası'nda eski yönetici savunma yaptı
İBB Davasında Gözler Gizli Tanıklarda: MHP'li Yıldız'dan Çarpıcı Hukuk Çıkışı!
İmamoğlu, savcının soruşturma ifadesine tepki gösterdi
İBB davasında 79. gün sona erdi, eski genel sekreter savunma yaptı
İBB davasında sanıkların savunmaları sürüyor
