Gündem

Emine Erdoğan'dan ruh sağlığına tarihi vurgu: Anadolu'nun şefkati modern bilimle buluşuyor

Emine Erdoğan, İHÜ İPAM Darüşşifa Psikoterapi Merkezi açılışında Anadolu'nun tarihi şifa anlayışını ve modern psikoterapinin önemini vurguladı. Merkezin, medeniyetin şifa anlayışını modern bilimle buluşturarak ruh sağlığı alanında önemli bi
DHA
DHA
3 dk Sesli Dinle 0
Emine Erdoğan'dan ruh sağlığına tarihi vurgu: Anadolu'nun şefkati modern bilimle buluşuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Psikoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (İPAM) açılışına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Süleymaniye'deki İHÜ İPAM Darüşşifa Psikoterapi Merkezi'nin açılışında konuşan Erdoğan, Kanuni Sultan Süleyman'ın vizyonundan ilham alan bu merkezde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Erdoğan, merkezin restore edilip ihya edilmesinde emeği geçen İbn Haldun Üniversitesi yönetimine, akademik kadrolarına ve paydaşlara teşekkür ederek, merkezin ülkeye ve tüm insanlığa hayırlı olmasını temenni etti.

Anadolu Darüşşifaları: Bilim ve İnsan Sevgisinin Buluştuğu Mekanlar

Erdoğan, darüşşifaların Anadolu'nun şefkat abideleri olduğunu vurgulayarak, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hemen her büyük şehirde en az bir darüşşifa inşa edildiğini ve bu mekanların bilimin insan sevgisiyle ve vicdanla buluştuğu yerler olduğunu belirtti. Bu kurumların sadece hastaneler olmadığını, aynı zamanda hekimlerin yetiştiği ve medeniyet tasavvurunun somutlaştığı müstesna yapılar olduğunu ifade etti. Erdoğan, Anadolu'nun Hititlerden Osmanlılara kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, insanlığın ortak hafızasının biriktiği bir coğrafya olduğunu ve tıp ilminin de burada köklenip büyük dehaların elinde geliştiğini hatırlattı. Hatta Batı dünyası Orta Çağ karanlığıyla boğuşurken, Anadolu'nun "Anadolu Kandilleri" olarak adlandırılan alimler tarafından ilimle aydınlatıldığını ve Orta Çağ'ın Anadolu'da bilimsel bir dönem olarak yaşandığını sözlerine ekledi.

Ruh Sağlığı Sorunları ve Geleneksel Tedavi Yöntemleri

Emine Erdoğan, Orta Çağ Avrupası'nda ruh sağlığı sorunları yaşayan insanların türlü işkencelere maruz kaldığını, hatta kurtuluşları inancıyla ateşe atıldıklarını aktardı. Buna karşılık 13. yüzyılda "Anadolu Tıbbı"nın ruhsal hastalıkları ilaç, müzik ve su sesiyle tedavi ettiğini vurguladı. Hastanelerde lale, sümbül, reyhan gibi çiçekler yetiştirilerek güzellik ve kokularından faydalanıldığını, hastalara Kur'an-ı Kerim okunduğunu ve kuş, su seslerinin dinletildiğini anlattı. Süleymaniye Darüşşifası'nda ruh sağlığı hastaları için ayrı bir bölüm olmasının, bu alanda gelinen ileri seviyenin ve insana verilen değerin büyüklüğünün bir göstergesi olduğunu belirtti. Erdoğan, günümüzde küresel olarak her 4 insandan 1'inin hayatının bir noktasında ruh sağlığı sorunları yaşadığını, 300 milyon kişinin depresyonla, 284 milyon kişinin ise anksiyete bozukluğuyla mücadele ettiğini dile getirdi. Bu rahatsızlıkların çoğunlukla antidepresanlarla tedavi edilmeye çalışıldığını ve ilaç reçete oranının hızla arttığını belirterek, ruh sağlığı hizmetlerinin psikoterapilerle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Modernitenin insana adeta tamirhaneye getirilmiş teknik bir ürün gibi yaklaştığını, insani özden uzak, toptancı bir yaklaşımla aynı ilacı herkese reçete edip ruhsal yaraları iyileştirmek yerine acılara karşı hissizleştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, insanın derdini konuşmak, değer görmek ve anlaşılmak istediğini vurgulayarak, iyileşmenin psikoterapist ve danışanın aynı anlam dünyasında buluştuklarında gerçekleştiğini ifade etti. Kendi medeniyetinin insan bakış açısını ve kültürel kodlara göre dizayn edilmiş terapi yaklaşımlarının fayda sağlayacağını, sosyoloji, felsefe ve ilahiyat gibi disiplinlerden beslenen, kültürel kodları ve inanç dünyasını dışlamayan yaklaşımların insanları gerçek şifaya kavuşturacağını belirtti. Bu bağlamda, İPAM'ın merkeze aldığı anlayışın, küresel ruh sağlığı yaklaşımlarına önemli bir katkı sağlayacağına inandığını, çünkü bu merkezde medeniyetin şifa anlayışının modern bilimle buluştuğunu ve Anadolu'nun şefkati ile insana hürmetinin başlı başına bir yönteme dönüştüğünü söyledi. Son olarak, ruh sağlığı hizmetlerinin bireysel görünse de genel toplum sağlığıyla ilgili olduğunu, insanların ruhsal iyilik halinin artmasının ailelerin ve toplumun iyilik halini artırdığını, psikoterapi hizmetlerinin insanın içsel gücünü artırıp onu hayatın zorlukları karşısında dirençli kıldığını ve bu nedenle psikoterapinin herkes için erişilebilir olmasının hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş