İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında 50. güne girilirken, İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay, savunmasında "İddianamede, üzerime atılı ihaleye fesat karıştırma suçunu nasıl işlediğime dair hiçbir delil sunulmamıştır. Bu nedenle, bu tahmine ve varsayıma dayalı bilirkişi raporlarını asla kabul etmiyorum." diyerek suçlamaları reddetti. Karay, eylemlere konu ihalelerin tanıtım ve organizasyon ihaleleri olduğunu ve kanunlar çerçevesinde kamu yararı gözetilerek yapıldığını belirtti.
13 AYDIR CEZAEVİNDE: SUÇSUZLUĞUMU ANLATIYORUM
13 aydır tutuklu bulunan Karay, 20 yıllık kamu hizmeti boyunca denetimlerden geçtiğini ve hiçbir soruşturma geçirmediğini vurguladı. Devlet memurluğu sürecinde sayısız denetimden geçtiğini ve hiçbir yargılamayla karşılaşmadığını anlatan Karay, "Bugün burada ihaleye fesat karıştırma suçuyla yargılanmaktayım." dedi. Karay, 17 yıllık devlet memurluğu boyunca çalıştığı kurumlarda belediye meclis denetimleri, mülkiye müfettişleri denetimleri ve Sayıştay denetimleri geçirdiğini, ancak hiçbirinden idari soruşturma veya yargılama yaşamadığını ifade etti. İBB Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevleri kapsamında, hizmetlerde kullanılacak mal ve hizmet alımları için ihalelerde teknik ve idari şartnamelerin hazırlanmasında rol aldığını aktaran Karay, ihale süreçleriyle ilgili bilgi verdi.
HALK OYUNLARI HOCASI ÇETİN: "LİNÇ GİRİŞİMİNE UĞRADIM"
Davanın bir diğer sanığı İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Taner Çetin ise savunmasında, özel hayatına ilişkin haberlerle kamuoyunda hedef gösterildiğini ve sosyal medyada linç edildiğini söyledi. "Halay başından Kültür Müdürlüğü'ne, oradan da daire başkanlığına" şeklinde çıkan haberlere öfkelendiğini belirten Çetin, "Evet, ben bir halay başıyım. Hem de Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en iyi halay başlarından biriyim. Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en iyi halk oyunları hocalarından biriyim." diyerek halk oyunları alanındaki başarılarını dile getirdi. Çetin, savcının "Etkin pişmanlıktan faydalan" teklifini de anlattı ve bu tür dosyalara bir ceza mahkemesinin bakmaması gerektiğini savundu. Örgüt üyeliği suçlamasını da reddeden Çetin, 35 yıldır attığı tüm imzaların arkasında olduğunu ve idari tercihlerin ceza dosyasına dönüştürüldüğünü belirtti. Duruşma, sanıkların savunmalarının ardından ara verildi.




