İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Davası, 50. gününde gergin bir atmosferde devam ederken, davanın sanıklarından ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in mahkemede dile getirdiği 'çıplak arama' iddialarına ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı'nın başlattığı soruşturmaya teşekkür etti. İmamoğlu, aynı hassasiyetin Adalet Bakanlığı'ndan da beklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Adalet Bakanlığı'nın da tutumunu hızlıca değiştirmesini ve bu hususta bir işlem başlatmasını önemsiyorum. Burada sadece emniyetteki utanç verici insan onuruna aykırı işlem anlatılmadı, bir savcının, bir anneyi çocuklarıyla tehdit ettiği de anlatıldı" dedi.
YARGILAMA SÜRECİ VE TUTUKLULUK DEĞERLENDİRMESİ
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Silivri'deki duruşma salonunda görülen davada, Ekrem İmamoğlu, 9 Mart'ta başlayan yargılamanın 3 ayı geride bıraktığını belirterek, kamuoyuna 'asrın yolsuzluğu' olarak sunulmaya çalışılan bir süreçte yaşananları kamuoyunun takdirine sundu. Heyetin perşembe günü yapacağı tutukluluk değerlendirmesine dikkat çeken İmamoğlu, sağlık sorunları olanlar ve kadın tutuklular başta olmak üzere tüm sanıkların durumunun vicdani bir şekilde değerlendirilmesini talep etti. Normal bir yargılama sürecinin aşılmış olduğunu ve 100 günü geçen bir süredir tutuklu bulunanların bir fırsat elde etmesini önemsediğini dile getiren İmamoğlu, 13 aydır tutuklu bulunan 3 şoför, 1 asistan ve bir dönem müdürlük yapmış bir kişinin durumunun trajik olduğunu vurguladı.
'ÇIPLAK ARAMA' İDDİALARI VE ADALET BAKANLIĞI'NA ÇAĞRI
Fatoş Pınar Türker'in 'çıplak arama'ya maruz kaldığına dair ifadeleri üzerine konuşan İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı'nın konuya hassasiyetle yaklaşmasını takdirle karşıladığını belirtti. Ancak aynı duyarlılığın Adalet Bakanlığı'ndan da gösterilmesini istedi. İmamoğlu, bir savcının bir anneyi çocuklarıyla tehdit ettiği iddiasının da altını çizerek, bu tür iddiaların SEGBİS kayıtları incelenerek kolayca ispatlanabileceğini söyledi. Adalet Bakanlığı'nın bu konuda sessiz kalmasının vahim olduğunu ifade eden İmamoğlu, faili belli olan bu tür olayların üzerinin örtülmemesi gerektiğini vurguladı. Son olarak, devlet hazinesinin güvenle emanet edilebilecek yöneticileri dinlediklerini belirterek, sanık Fatoş Ayık'a yönelttiği sorularla kurumsal bütünlük ve baskı iddialarını reddetti.




