Gündem

İBB Davası'nda Murat Ongun'dan çarpıcı savunma: 'Sır, diploma iptali ile operasyonun bağlantısında gizli

İBB Davası'nda savunma yapan Murat Ongun, davanın kilit noktasının diploma iptali ve sonrasındaki operasyon bağlantısında gizli olduğunu savundu. Delilsiz tutuklandıklarını ve örgütsel suçlamaların itirafçı yaratma çabası olduğunu öne sürdü
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İBB Davası'nda Murat Ongun'dan çarpıcı savunma: 'Sır, diploma iptali ile operasyonun bağlantısında gizli

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 59. gününde, tutuklu sanıklardan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, savunmasına başladı. Ongun, iddianamenin kendilerini 'kör kuyuya' çekmek istediğini belirterek, davanın kilit noktasının 18-23 Mart 2025 tarihleri arasındaki beş günde gizli olduğunu iddia etti. Bu süreçte Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptali ve ardından yapılan operasyonun bağlantısını sorgulayan Ongun, bu iptalin cumhurbaşkanı adaylığını garanti altına almak için değil, anayasal suç kavramı çerçevesinde operasyonun demokratik sisteme bir darbe olarak algılanmasını engellemek amacıyla yapıldığını savundu.

İBB Davası\

DİPLOMA İPTALİ VE OPERASYON BAĞLANTISI

Murat Ongun, üniversite diploması varken İmamoğlu'nun tutuklanması durumunda bunun 'CHP'nin resmi cumhurbaşkanı adayının tutuklanması' ve 'demokratik sisteme darbe' olarak yorumlanacağını belirtti. Haksız ve hukuksuz operasyonu yapanların, bu tür bir riski bertaraf etmek için diploma iptalini beklediğini öne sürdü. Ongun'a göre, operasyon öncesinde ısrarla diploma iptalini talep eden başsavcılığın amacı, olası bir tutuklama durumunda İmamoğlu'nun 'lise mezunu' yani cumhurbaşkanı adayı olamayacak bir konumda gösterilerek, operasyonun 'sıradan bir yolsuzluk operasyonu' olarak sunulmasını sağlamaktı. Ancak bu 'kurnaz planın' 23 Mart'taki önseçimde 15,5 milyon insanın İmamoğlu'nu seçmesiyle çöktüğünü ifade etti.

İBB Davası\

ÖRGÜT İSNADI VE DELİLSİZ TUTUKLAMA İDDİASI

Ongun, kendileri hakkında 'suç örgütü lideri' ve 'yöneticisi' olmakla suçlamaların, ellerinde delil olmaması ve bu nedenle tedirgin olmaları nedeniyle yapıldığını savundu. Bu suçlamaların, itirafçı yaratabilmek ve insanları baskı, zorlama ve tehditle çözebilmek için eklendiğini belirtti. Kendisinin tutuklanmasına neden olan tek delilin, eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın şoförü Orhan Cevahiroğlu'nun ifadesi olduğunu söyleyen Ongun, bu ifadenin polis sorgusunda dahi yalan olduğunu ispatladıklarını dile getirdi. Ongun, 40-70 civarında itirafçının beyanlarının hiçbirinin kendisine doğrudan rüşvet suçlaması yöneltmediğini vurgulayarak, '40 itirafçı bir Orhan etmemiş' diyerek delilsiz bir şekilde tutuklandıklarını iddia etti. Ongun, bu soruşturmada insan hakları ihlallerinin yaşandığını, ailelerin sürece dahil edildiğini ve itirafçı yaratma sistematiğinin 'tıkır tıkır işlediğini' öne sürdü. Medya, avukatlar ve savcılık arasındaki koordineli bir şekilde hareket edildiğini savunan Ongun, 'Yüzyılın gizli soruşturması'nın bile 10 gün gizli kalmadığını ve 'gizemli Çetin' isimli bir şahsın soruşturmadan önceden haberdar olduğunu iddia etti.

Bu Yazıyı Paylaş