Gündem
Yayınlanma : 01 Ağustos 2026 15:33

Kadın Kolları Genel Başkanı Gülsever'den iktidara sert tepki: İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden yürürlüğe koyun!

Kadın Kolları Genel Başkanı Gülsever'den iktidara sert tepki: İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden yürürlüğe koyun!
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin kadınların şiddetten korunmasını zayıflattığını belirterek, iktidara sözleşmeyi yeniden yürürlüğe koyma çağrısı yaptı. Gülsever, 6284 sayılı K

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden geri çekilmesinin, kadınların şiddetten korunmasına yönelik mevcut mekanizmaları ciddi şekilde zayıflattığını belirterek iktidara sert çağrıda bulundu.

KADINLARIN YAŞAM HAKKI TEHDİ ALTINDA

Gülsever, "Buradan iktidara açık çağrımızdır; kadınların yaşam hakkını koruyan politikaları derhal hayata geçirin. 6284 sayılı Kanun’u eksiksiz uygulayın. Cezasızlık kültürüne son verin. Toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm kamu politikalarının temel ilkesi haline getirin. Ve en önemlisi, İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyun." ifadelerini kullandı. İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe girişinin yıl dönümünde CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Gülsever, sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilmenin, kadınların yaşam hakkını güvence altına alan hukuki ve kurumsal mekanizmaları zayıflattığını vurguladı. Sözleşmenin sadece uluslararası bir metin olmadığını, şiddete uğrayan her kadının umudu, her çocuğun güvenliği ve devletin kadınları şiddetten koruma yükümlülüğünün açık bir ifadesi olduğunu belirtti.

ŞÜPHELİ ÖLÜMLER VE ETKİSİZ MÜCADELE

Kadına yönelik şiddetle mücadelede devletin sorumluluğuna dikkat çeken Gülsever, kadınların yaşam hakkının siyasi tercihlere kurban edilemeyeceğini savundu. 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini hatırlatan Gülsever, "Bu rakamlar birer sayı değildir. Her biri hayalleri yarım kalan bir kadındır, annesini kaybeden bir çocuktur." diyerek kaygılarını dile getirdi. Şüpheli kadın ölümlerindeki artışın endişe verici boyutlara ulaştığını vurgulayan Gülsever, "Şüpheli ölüm nedir? Deliller neden yeterince toplanmıyor? Bu dosyaların kaçı etkin şekilde soruşturuluyor, kaçı cinayet olarak aydınlatılıyor?" sorularını yöneltti. Kadın cinayetlerine ilişkin ayrıntılı resmi verilerin kamuoyuyla paylaşılmadığını da ekleyen Gülsever, daha önce şikayette bulunan, hakkında koruma kararı bulunan veya uzaklaştırma kararına rağmen öldürülen kadınlara ilişkin verilerin açıklanmasını talep etti. Ayrıca, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmadığını, koruma kararlarının zamanında alınıp alınmadığını, elektronik kelepçe uygulamasının yeterince kullanılıp kullanılmadığını ve risk analizlerinin bilimsel yöntemlerle yapılıp yapılmadığını sorguladı.

EŞİTLİK VE GÜVENLİK İÇİN MÜCADELE SÜRECEK

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadınları daha güçlü koruyacak yeni bir mekanizma oluşturulmadığını kaydeden Gülsever, "Kadına yönelik şiddeti önlemek için hangi yeni politika geliştirildi? Kadınların yaşam hakkını güçlendiren hangi adım atıldı? Bu soruların kamuoyunu tatmin edecek bir cevabı yoktur." dedi. Kadın cinayetlerinin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ekonomik bağımlılık ve cezasızlık kültürünün yattığını belirten Gülsever, kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla temsil edilmesi gerektiğini savundu. Ekonomik bağımsızlığın kadınların şiddet ortamından uzaklaşabilmesi için kritik önem taşıdığını ifade eden Gülsever, kadın istihdamının artırılması, eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Gülsever, açıklamasını, "6284 sayılı Kanun'u eksiksiz uygulayın, cezasızlık kültürüne son verin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm kamu politikalarının temel ilkesi haline getirin ve İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden yürürlüğe koyun. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak söz veriyoruz, kadınlar özgürce ve güven içinde yaşayana kadar, hiçbir kadın şiddet nedeniyle hayattan koparılmayana kadar, adalet herkes için eşit biçimde işleyecek bir Türkiye kurulana kadar mücadelemiz sürecektir. Bugün bir kez daha hep birlikte haykırıyoruz, İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelemiz." sözleriyle tamamladı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.