Gündem

Mekke Anlaşması TBMM'den geçti

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması, TBMM Genel Kurulu'nda 279 oyla kabul edildi. Anlaşma, bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğu ve kolektif caydırıcılığı geliştirmeyi amaçlıyor.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Mekke Anlaşması TBMM'den geçti

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edildi. 592 milletvekilinin bulunduğu Meclis'te yapılan oylamada, 398 oy kullanıldı. Bu oylardan 279'u kabul, 119'u ise ret yönünde kullanıldı. Çekimser, geçersiz ya da boş oy bulunmadığı belirtildi.

Oylama iki gün sürdü

Üç maddeden oluşan kanun teklifinin, anlaşmanın onaylanmasını uygun bulan ilk maddesi bir önceki günkü görüşmelerde kabul edilmişti. Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan birleşime ara verdi. Ancak komisyonun aradan sonra yerini almaması üzerine Genel Kurul kapatıldı. Bugünkü oturumda ise yürürlüğe ilişkin diğer iki madde ele alınarak elektronik oylama ile karara bağlandı.

Anlaşmanın temel hedefleri

Mekke Anlaşması, bölge ülkeleri arasındaki stratejik diyaloğu ve karşılıklı güvene dayalı çalışma kültürünü geliştirmeyi amaçlıyor. Orta Doğu'da ve ötesinde iş birliği ile kolektif caydırıcılığa dayalı bir güvenlik yaklaşımı kurmayı ve bölgesel sorunlara bölge içinden çözüm üretmeyi hedefleyen anlaşma, tarafların bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması için iş birliği yapmasını öngörüyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Şartı'ndan doğan savunma haklarının kullanılması kapsamında, kendi anayasal yükümlülükleri, mevzuatları ve yetkili makamlarının kararları doğrultusunda birbirlerini desteklemeyi taahhüt ediyorlar.

Savunma iş birliği ve istihbarat paylaşımı

Anlaşmanın 16 maddelik metninde yer alan kolektif savunma hükmü, kendiliğinden devreye girmiyor; uygulanması için istişareler sonucunda uzlaşıyla alınacak kararlar gerekiyor. Terörizm dahil, tarafların savunma ve güvenliğini etkilediği ortak değerlendirmeyle belirlenen tehditlere karşı caydırıcılığın güçlendirilmesi, savunma sanayii alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirlik, iş birliği ile koordinasyonun artırılması da anlaşmanın hedefleri arasında bulunuyor. Genel gerekçede metnin savunma odaklı olduğu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığı vurgulanıyor. Taraflardan birine başka bir ülke ya da ülke grubu tarafından silahlı saldırı veya askeri saldırganlık yöneltilmesi, anlaşmaya taraf olan tüm ülkelere yapılmış sayılıyor. Taraflar, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, yardım ihtiyacını değerlendirdikten sonra desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek askeri imkanları ve mevcut kaynaklarıyla iş birliği yapacak. Anlaşma, savunma kurumları arasında personel değişimi, ortak eğitim programları, tatbikatlar ve kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğini artıracak konuşlanma ve faaliyetleri de içeriyor. İstihbarat paylaşımı, bilgi güvenliği, veri koruma ve gizlilik ilkelerine uyularak, karşılıklı mutabık kalınan güvenli kanallardan yapılacak. Anlaşma süresiz yürürlükte kalacak. Taraflardan biri, yürürlüğe girişinden 10 yıl sonra, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer taraflara diplomatik kanallardan yazılı bildirimle ileterek anlaşmadan ayrılabilecek.

Bu Yazıyı Paylaş