Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Diyarbakır'da bazı cadde, sokak ve yönlendirme tabelalarının Türkçe ve Kürtçe olarak iki dilli hazırlanmasına tepki göstererek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Özdağ, bu konuda yargıyı harekete geçmeye davet ettiklerini belirtti.
Anayasal zorunluluk vurgusu
Ankara Adliyesi'ne gelerek suç duyurusunda bulunan Özdağ, başvurunun Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ile ilçe belediyelerinin ilgili başkan ve yöneticileri hakkında olduğunu açıkladı. Anayasa'nın 3. maddesine atıfta bulunan Özdağ, kamu hizmetlerinin Türkçe yürütülmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. "Anayasa'mızın 3'üncü maddesi çok net bir şekilde Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmezliğini ve dilinin de Türkçe olduğunu söyler. Kamu hizmetlerinin Türkçe görülmesi bir zorunluluktur," diyen Özdağ, bölücü örgüt ve onlarla aynı politik çizgiyi temsil eden siyasi partilerin, belediye başkanları aracılığıyla yıllardır Anayasa ve yasaları çiğnediğini ifade etti. Bu durumun, 'çok dilli belediyecilik' adı altında trafik levhaları başta olmak üzere birçok kamu hizmetinde Türkçe dışında dil kullanımına yol açtığını söyledi.
Danıştay kararı ve yargıdan beklenti
Özdağ, Danıştay 8. Dairesi'nin 2007 yılında Sur Belediyesi hakkında aldığı karara dikkat çekti. Bu kararla iki dilli uygulamanın yasaklandığını ve belediye başkanı ile meclisinin görevden alınmasının söz konusu olduğunu hatırlatan Özdağ, bu kararın hala geçerli olmasına rağmen Türkiye'nin çeşitli yerlerinde, özellikle Güneydoğu Anadolu'da bu tür levhaların ön plana çıkarılmaya çalışıldığını gözlemlediklerini belirtti. Özdağ, gazetecilerin yargıdan beklentilerini sorması üzerine, yasaların uygulanmasını, Anayasa'nın amir hükmünün ve Danıştay kararının hayata geçirilmesini beklediklerini dile getirdi. Mevcut durumun hukuksuz olduğunu ve hukuka aykırılığın açıkça ortadayken yargının neden harekete geçmediğini sorgulayan Özdağ, yargının harekete geçmesi amacıyla bu başvuruyu yaptıklarını sözlerine ekledi.




