Gündem

Prof. Dr. Anlı'dan Ebeveynlere Çarpıcı Uyarı: Çocuklarınızın Gerçek Ebeveynleri Teknolojik Cihazlar Değil, Sizlersiniz!

Prof. Dr. Gazanfer Anlı, çocukların ebeveynlerinin teknolojik cihazlar değil, aile bireyleri olduğunu vurgulayarak, dijital dünyada yaşanan risklere karşı aileleri uyardı. İçerik ve süre kontrolünün önemine dikkat çekti.
DHA
DHA
1 dk Sesli Dinle 0
Prof. Dr. Anlı'dan Ebeveynlere Çarpıcı Uyarı: Çocuklarınızın Gerçek Ebeveynleri Teknolojik Cihazlar Değil, Sizlersiniz!

Bursa Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gazanfer Anlı, son dönemde artan şiddet olayları bağlamında, çocukların dijital dünya ve oyunlardaki içeriklere maruz kalmasıyla ilgili ebeveynlere kritik uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Anlı, "Çocukların ebeveynleri teknolojik cihazlar değil, aile bireyleridir. Bu nedenle tüm aile bireylerinin bu konuda sorumluluk alması ve elini taşın altına koyması gerekmektedir" diyerek, ailelerin dijital dünyada çocuklarının güvenliği ve gelişimi üzerindeki rolünün altını çizdi.

Prof. Dr. Anlı\

Şiddetin Dijital Boyutu ve Risk Altındaki Çocuklar

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olayların ardından çocukların dijital mecralar ve oyunlarda maruz kaldığı içeriklerin etkisini değerlendiren Prof. Dr. Anlı, şiddetin ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve istihbarat boyutları olduğunu belirtti. Özellikle çocukların dijital platformlarda bir araya gelerek örgütlenip olaylara teşvik edilme riskine dikkat çeken Anlı, bu noktada hangi çocukların risk altında olduğu ve nasıl yönlendirildikleri sorusunun önemini vurguladı. Risk altındaki çocukların ortak özellikler sergilediğini belirten Prof. Dr. Anlı, bu çocukların odalarına kapanabildiğini, dijital ortamlardaki faaliyetlerini gizleyebildiğini ve kendilerine ya da başkalarına şiddet içerikli davranışlar sergileyebildiğini ifade etti. Bu belirtilerin erken fark edilerek üzeri örtülmemesinin, ileride daha ciddi sorunların önüne geçilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu ekledi.

Prof. Dr. Anlı\

'BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ' YAKLAŞIMI HATADIR

Ailelerin çocuklarının davranışlarını değerlendirirken bilinçli olmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Anlı, "Benim çocuğum yapmaz" veya "Abartmayalım" gibi yaklaşımların son derece yanlış olduğunu belirtti. Dijital mecraların yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların kimlerle iletişim kurduğunun bilinmediğini ve bu ortamlarda istismarcı kişiler veya illegal grupların bulunabileceğini söyledi. Bu nedenle ebeveynlerin daha bilinçli ve dikkatli olmaları, çocuklarını belirli ölçülerde kontrol etmeleri gerektiğini savundu. Kontrolün, çocukları sıkmak anlamına gelmediğini, doğru dengeyi kurmanın önemini ifade etti. Ayrıca, çocukların ilk üç yaşta ekranlardan uzak tutulması gerektiğini, bu dönemde en çok ihtiyaç duydukları şeyin yüz yüze iletişim olduğunu ve aile bireylerinin bu süreçte aktif rol alması gerektiğini sözlerine ekledi.

SÜRE VE İÇERİK KONTROLÜ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Dijital medya içeriklerinin çocukları küçük yaşlardan itibaren olumsuz etkileyebildiğini ve kullanım yaşının ciddi şekilde düştüğünü belirten Prof. Dr. Anlı, ailelerin öncelikli olarak çocuklarının hangi içeriklere girdiklerini, neler yaptıklarını takip etmesi gerektiğini söyledi. Zararlı içeriklerin neden zararlı olduğunu çocuklarla konuşarak onlara anlatmak ve faydalı içeriklere yönlendirmek gerektiğini vurguladı. Ayrıca, sosyal medya ve dijital cihaz kullanımında süre kısıtlaması yapılmasının da hayati önem taşıdığını ifade etti. Çocukların odalarında veya sakinleşmeleri için kendilerine verilen cihazların kontrol edilmediğinde, hangi platformlara girdiklerinin bilinmesinin imkansızlaştığını belirtti. Bu nedenle hem süre hem de içerik kontrolünün büyük önem taşıdığını yineledi. Ergenlik döneminde ise çocuklara daha yumuşak, sevgi dolu bir dil ile yaklaşılması gerektiğini, sert veya çatışmacı dillerin ters tepebileceğini ekledi. Çocukların ihtiyaç duyduğu ebeveyn tarzının demokratik ebeveynlik olduğunu, yanlış davranışların düzeltilmesi, doğru davranışların ise teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Son olarak, çocukların iyi yetiştirildiğinde toplumun da iyi bir geleceğe sahip olacağını vurgulayarak, tüm aile fertlerini bu konuda sorumluluk almaya davet etti.

Bu Yazıyı Paylaş