Gündem

Suruç katliamının 11. yılında adalet çığlığı: 'Gerçekler ortaya çıkana dek mücadelemiz sürecek

Suruç katliamının 11. yılında EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, sorumluların hala gizlendiğini ve gerçek adaletin sağlanana dek mücadelelerinin süreceğini belirtti. Soruşturmaların yetersizliğini ve devlet bağlantılarını sorguladı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Suruç katliamının 11. yılında adalet çığlığı: 'Gerçekler ortaya çıkana dek mücadelemiz sürecek

Suruç'ta 11 yıl önce yaşanan ve 33 kişinin hayatını kaybettiği, 100'den fazla kişinin yaralandığı katliamın yıl dönümünde Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, sorumluların hala açığa çıkarılmadığını vurgulayarak adalet mücadelesinin süreceğini belirtti.

SORUMLULAR HALA GİZLENİYOR

Aslan, katliamın ardından başlatılan soruşturmanın iddianamesinin gerçekleri çarpıttığını ve sadece firari olanlar dahil 3 sanığın yargılandığını söyledi. Suriye sınırında IŞİD'liler ile askerler arasında görüşmeler yapıldığına dair iddiaların üzerinin örtüldüğünü, kamera kayıtlarının silindiğini savundu. 11 yıldır aileler ve demokrasi güçlerinin gerçek adaleti tesis etmek için çabaladığını ancak emniyet ve yargının, faillerin devlet bağlantılarını gizlemek için direnç gösterdiğini ifade etti. Bu durumun, 2024'te Suruç avukatlarının suç duyurusu sonrası başlatılan ve gizlilik kararı alınan soruşturma sürecinde de devam ettiğini, ailelere ve avukatlara iki yıldır hiçbir bilgi verilmediğini ekledi.

TARİHİN EN KARANLIK DÖNEMİ VE SONUÇLARI

7 Haziran-1 Kasım 2015 arasının Türkiye siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olduğunu belirten Aslan, bu dönemin, AKP'nin tek başına iktidar çoğunluğunu ilk kez kaybettiği 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra başlayan zincirleme katliamların ikinci halkası olduğunu söyledi. Suruç Katliamı'nın ardından gerekli adımların atılmamasının, Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından biri olan 10 Ekim saldırısının önünü açtığını vurguladı. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun, 10 Ekim sonrası 'Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi insan içerisine çıkamaz' şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak, Suruç ve 10 Ekim ailelerinin çağrılarına rağmen bildiklerini açıklamak yerine siyasi pazarlık aracı olarak kullanıldığını belirtti.

SAMİMİYETSİZLİK VE ADALET ARAYIŞI

Suruç, 10 Ekim ve Diyarbakır katliamlarının, en alt düzeydeki emniyet görevlilerinden hükümet yetkililerine kadar uzanan sıralı bir sorumluluğu işaret ettiğini dile getiren Aslan, Adalet Bakanı'nın faili meçhul dosyaların açılacağına dair açıklamalarına rağmen, Suruç başta olmak üzere IŞİD'in gerçekleştirdiği katliamlarda adı ve rolü bilinen kamu görevlileri ve siyasiler hakkında tek bir adım atılmamasının samimiyetsizlik göstergesi olduğunu kaydetti. Bu katliamların aydınlatılmasının, sadece yaşamını yitirenlerin yakınları için değil, demokratik bir ülke mücadelesi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Aslan, Suruç'ta yaşamını yitirenleri bir kez daha anarken, tüm gerçekler ortaya çıkıp gerçek adalet sağlanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ve tüm emek ve demokrasi güçlerini adalet mücadelesini büyütmeye çağırdı.

Bu Yazıyı Paylaş