Travma önleme kongresi Bahçeşehir Üniversitesi'nde başladı: Karanlıktan umuda yolculuk
Bahçeşehir Üniversitesi'nde başlayan 1. Uluslararası Travma Önleme Çalışmaları Kongresi'nde toplumsal travmalar, kuşaklararası aktarım ve onarıcı adalet ele alınıyor. Gazze'deki uzmanlar da deneyimlerini paylaşacak.

Bahçeşehir Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen '1. Uluslararası Travma Önleme Çalışmaları Kongresi' başladı. Üç gün sürecek etkinlikte, Gazze'de görev yapmış ruh sağlığı uzmanları başta olmak üzere farklı ülkelerden konuşmacılar yer alıyor. Kongrede, toplumsal travmaların yol açtığı olumsuz etkiler, travmaların kuşaklar boyu sürebilen doğası ve onarıcı adalet kavramı üzerinde duruluyor.

TOPLUMSAL TRAVMALAR VE ONARICI ADALET
Dünya İnsani Dayanışma Derneği tarafından organize edilen kongre, 'Karanlıktan Umuda: Şiddet ve Yoksullukla Yüzleşen Dünyada, Travmadan İyileşmeye' temasıyla gerçekleşiyor. Etkinlikte, Türkiye ve çeşitli ülkelerden akademisyenler bir araya gelerek travmaların etkileri ve iyileşme süreçleri üzerine fikir alışverişinde bulunuyor. Zürih Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ulrich Schnyder, ABD'den Prof. Dr. Froma Walsh ve Filistin'deki çalışmalarıyla tanınan Dr. Sarah Jabr gibi isimler de konuşmacılar arasında yer alıyor. Kongrenin açılış konuşmasını yapan BAU İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hümeyra Adıgüzel, üniversitenin misyonunun toplumsal katkı sağlamak olduğunu vurguladı. Adıgüzel, sosyal bilimlerin önemine değinerek, öğrencilere sadece teorik bilgi değil, empati kurma ve eleştirel düşünme gibi sürdürülebilirlik yetkinlikleri kazandırmayı hedeflediklerini belirtti.

TRAVMALARIN NESİLLER ARASI AKTARIMI
Organizasyonun başkanı ve Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Zara, travmaların yol açtığı olumsuzluklara dikkat çekti. Çocuk yaşta evlilik, göç, kadına yönelik şiddet, toplumsal ayrımcılık ve savaş gibi travmatik konulara değinen Zara, travmaların nesiller arasında aktarılabildiğini ve nefret ile şiddete neden olabildiğini belirtti. Zara, travmalarla başa çıkmada baskılama yerine onarıcı adalet yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. "Dünyada birçok çatışma var ama bana göre sürdürülmesi gerekli olan tek bir savaş var. O da insanlığa karşı kayıtsızlığa, zalimliğe ve acımasızlığa karşı sürdürülebilecek olan savaştır" dedi. Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise TÜBİTAK destekli çalışması 'Türkiye'de Siyasi Hafıza' üzerine bir sunum yaptı. Narlı, 13 yıl önceki araştırmasında, son 100 yıldaki siyasi olaylar içinde 1980 darbesinin insanlarda daha fazla travma yarattığını gözlemlediğini aktardı. Narlı, Türkiye'de 12 Eylül'e ilişkin iyileşme süreçlerinin, kapsamlı bir yüzleşme ve onarıcı adalet mekanizmasından ziyade tanıklık anlatıları ve kültürel temsiller yoluyla geliştiğini, bunun da iyileşmenin parçalı ve eksik aktarılmasına yol açtığını belirtti.

PANEL VE ATÖLYELERLE DEVAM EDECEK
Kongre, hafta sonu da devam edecek. Prof. Dr. Ulrich Schnyder, 'Travma ile İlişkili Bozukluklar İçin Kanıta Dayalı Tedaviler' üzerine bir seminer verecek. Ayrıca, 'Kırılganlık ve Güç: Travma, Sembolizm ve Umut', 'Yaraya Dokunmak: Travma Odaklı Müdahaleler ve İyileşme', 'Karanlığı Aralamak: Aile ve Çocukta Ruh Sağlığını Yeniden İnşa Etmek' ve 'Karanlıktan Umuda: Sivil Toplumun Gücü' gibi çeşitli başlıklarda panel, konuşma ve atölyeler düzenlenecek. Kongrenin son gününde, Gazze'de görev yapmış ruh sağlığı uzmanları deneyimlerini paylaşacak. Filistin Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Ruh Sağlığı Birimi'nin eski başkanı Dr. Sarah Jabr, 'Filistin'deki Sömürgeci Travmayı Anlamak' başlıklı bir konuşma yapacak.
