Uzmanlar uyarıyor: İş yerlerinde ruh sağlığına yatırım, verimliliği dört kat artırıyor
Uzmanlar, iş yerlerinde ruh sağlığına yapılan yatırımın verimliliği dört kat artırdığını belirterek, özellikle beyaz yakalılarda artan kumar bağımlılığına ve her 100 çalışandan 20'sinin depresyona aday olmasına dikkat çekti.

MOODİST Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen OnlyHR 3. İstanbul Sempozyumu'nda uzmanlar, modern iş hayatının artan stres ve tükenmişlikle çalışanların ruh sağlığını ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. Sempozyumda, performans baskısı, ekonomik belirsizlikler ve iş-özel hayat dengesizliğinin verimliliği tehdit eden ana faktörler olduğu belirtildi. Prof. Dr. Kültegin Ögel ve Prof. Dr. Bedirhan Üstün, ruh sağlığına erken dönemde yapılan yatırımların verimlilik olarak dört kat geri dönüş sağladığını açıkladı.

BEYAZ YAKALILARDA KUMAR BAĞIMLILIĞI ARTIYOR
Prof. Dr. Kültegin Ögel, özellikle beyaz yakalı çalışanlarda son yıllarda kumar bağımlılığının ciddi oranda arttığına dikkat çekti. Kumarın genellikle stresten kaçmak veya kısa yoldan zengin olma isteğiyle başladığını, ancak bunun işlevsiz bir başa çıkma yöntemi olduğunu vurguladı. Ögel, kumarın hayatı düzeltmek yerine altüst ettiğini, stresi artırdığını ve iş performansını düşürdüğünü ifade etti. Bu durumun buzdağının görünen kısmı olduğunu, altta daha büyük sorunların yattığını belirtti.

HER 100 ÇALIŞANDAN 20'Sİ DEPRESYONA ADAY
Prof. Dr. Bedirhan Üstün, araştırmalara göre iş yerlerinde her 100 çalışandan en az 20'sinin depresyona aday olduğunu açıkladı. Bu durumun gizli bir iş gücü kaybına yol açtığını, kişinin mutsuzluğunun üretimde aksamalara, hatalara ve verim kaybına neden olabileceğini söyledi. Üstün, depresyonun yalnızca kişisel bir mesele olmadığını, ekonomik koşullar, iş gücü kaygısı ve dış etmenlerle de tetiklendiğini vurguladı. Kendisinin bile otuz yıllık yurt dışı deneyiminde üç kez depresyona girdiğini ve bunların ikisinin iş yeri sorunlarından kaynaklandığını paylaştı.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR
Uzmanlar, ruh sağlığı alanında erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ögel, birçok kişinin damgalanma korkusuyla yardım almaktan çekindiğini, ancak erken dönemde destek almanın sorunların büyümesini önlediğini ifade etti. Sempozyumda, psikolojik desteğin iş yerlerinde bir tercih değil, kurumsal bir gereklilik haline geldiği vurgulandı. İş-özel hayat dengesinin korunması, damgalanmanın ortadan kaldırılması ve önleyici politikaların geliştirilmesi, kurumsal başarının temel bileşenleri olarak öne çıkarıldı.
