Eve dön -çağrılarından sn Akşener'den beklediği cevabı alamayanlar rotayı Muharrem İnce'ye çevirdiler.

İstatistiki yalanlar söylemeyi iş edinen bazı araştırma şirketleri İnce'ye yüzde 10'dan yüzde yüze kadar çeşitli oranlarda oy veriyor. Mümkün olsa yüzde yüz elli alacak diyecekler.

İnce'de Erdoğan'la, Bahçeli'nin arkadan itmelerini kamuoyunun ilgisi sanıyor. Bu havayla nereye gider bilinmez, ama işe yanlış başladığı muhakkak. İlk işi Millet ittifakına Kürtler destek oldu demek oldu. Bunun anlamı İnce'nin bu taban üzerinden politika yapmayı düşündüğüdür.

Başarılı olur mu olmaz mı, çiçeği burnunda bir hareket için konuşmak erken olur. Ancak şunu söyleyebilirim, İnce iyi bir polemikçi, hazır cevap bir kişiliği var. CB seçiminde bu yönünü gösterdi. Lakin siyaset sadece polemikle yapılmıyor. Polemik siyaseti ilgi çeker oy çekmez. Sn Erdoğan da polemikçi, ama o kadar çok yaptı ki artık toplumda bir bıkkınlık oluştu. Vatandaş ciddi, sorumlu, onarıcı bir siyaset ve siyasetçi arıyor.Liderlerin ağzından söz dalaşı değil,sorunlarının çözümünü duymak istiyor. Polemik siyaseti çok gerilerde kaldı, Erdoğan, onun için her geçen gün irtifa kaybediyor. İnce, başarılı olmak istiyorsa önce bu  yönünü değiştirmeli. Güzel laf, alkış alır oy almaz.

SÖZ DİKKATİ

Toplumun önünde yürüyenler her sözlerine dikkat etmelidirler. Zira, topluma konuşanların sarf ettiği her söz toplumda  izler bırakır.

Geçen gün bir milletvekili maksadını aşan bir laf ederek, Kürt bölgesi gibi bir söz söyledi. Bu kişiyi dinleyenler Türkiye toprakları üzerinde birbirinden kopuk Kürt-Türk-Laz veya başka etnik bölgeler olduğunu sanabilir. Bu geçmişte söylenen Lazistan, Kürdistan gibi laflardan farksız bir söz. Ve tam da PKK ve onun siyasi uzantısının topluma kabul ettirmeye çalıştığı bir adlandırma.

İsimler coğrafyanın tapularıdır. Bir yere Türkiye dediğinizde, bu o coğrafyanın Türklere ait olduğu anlamına gelir. Bir yere Rumistan, Ermenistan derseniz o coğrafyayı da aslında birilerinin mülkü etmiş olursunuz. Bu tip sözler masum değildir. Bu coğrafyada farklı etnik gruplara hasredilmiş bir toprak parçası yoktur. Vatanın her köşesi bütün fark ve renkleri ile Türk milletine aittir. Kimse farklı anlamlara çekilecek, vatan toprağı üzerinde hesap yapanlara malzeme olacak sözler söylememelidir. Milli bütünlük lafla olmaz, duruşunuz, siyasetiniz, himmet ve gayretiniz bu amaca matuf olmalıdır. Unutmayalım ki, bugün vatan toprağı üzerinde hesap yapanlar geçmişte farklı amaçlarla yapılan adlandırmaları gerekçe göstermektedirler. Osmanlı'da da Kürdistan, Lazistan vardı sözleri bu amaçla kullanılmaktadır.Bu gerçeği bile bile aynı yanlışta ısrar etmek bu ülke ve millete kötülüktür. Ne yazık ki,bazıları hala eski alışkanlıklarını sürdürmeye devam ediyor.

BİDEN'IN SÖZLERİ

ABD başkan adayı Joe Biden'in 8 ay önce söylediği sözler 8 ay sonra gündem oldu. Biden, Erdoğan'ın seçimle yenilebileceğini, bunun için muhalefete destek olmak gerektiğini söylüyordu. Biden, bu sözleriyle aslında Erdoğan'ı yüceltip muhalefeti töhmet altına sokuyor. Maksadını aşan bir söz müdür, yoksa maksadını dolaylı ifade eden bir söz müdür bunu ancak sözün sahibi bilir. Hem sn.Erdoğan'a karşı olup, hem de Erdoğan'a yarayan laflar etmek çok anlaşılır bir durum değil. Biden'in bu beyanı, Trump'ın, Erdoğan beni dinler sözleri ile beraber okunduğunda ne ve nelerin amaçlandığı daha iyi anlaşılır.

Bu sözlere karşı çıkmak, tepki göstermek bir vatan borcudur, lakin bu borç AKP  ve Erdoğan'a sahip çıkmayı kapsamaz. Karşı çıkılmalı çünkü, bu milli egemenliğimize, bağımsızlığımıza müdahaledir. Uluslararası hukuk devletlerin içişlerine karışmayı yasaklar. Sekiz ay önce söylenen bir sözün 8 ay sonra gündeme getirilmesi ise tamamen ekonomik durumla ilgilidir. Biden'i konuşmazsak uçak hızıyla yükselen döviz fiyatlarını nasıl gündemden düşüreceğiz?