Köşe Yazısı

Amaç kimliksiz Türkiye mi?.....

Vedat Çakıroğlu
Vedat Çakıroğlu
3 dk Sesli Dinle 1

Türkiye'de 2023 seçiminden sonra enteresan gelişmeler yaşanıyor.

Aslında olacakların ipucunu seçimin yapıldığı günün gecesi MHP Başkanı Devlet Bahçeli söyledi. Aynen şunu demişti: “Çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez.” Hemen sonrasında bebek katili terörist, idam mahkumu Abdullah Öcalan gene sayın Bahçeli tarafından İstiklal Savaşımızın karargahı TBMM'de Türk milletine hitap etmeye davet edildi.

Türkiye'de her 29 Mayıs'ta Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde Ülkücü Şehitler Anıtı'nda ülkücü şehitler anılır. Katil Öcalan TBMM'ye davet edildikten sonra sayın Bahçeli sembolik değeri yüksek olan ülkücü şehitler anıtının tam önünde “Yeni kimliğimizle yola devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.

Tüm dokunuşlar birden yapılmıyor, bir plan dahilinde yapılıyor tabii. Belki de zamanlama yan odadan planlanıyor olabilir.

Sayın Bahçeli partisinin bir grup toplantısında bebek katili, idam mahkumu Abdullah Öcalan'ı “kurucu önder” olarak ilan etti. Partisinin iki sonraki grup toplantısında da, Türkiye'de cumhurbaşkanının Tayyip Erdoğan, bir yardımcısının Alevi, bir yardımcısının da Kürt olacağını söyledi.

Tabii son olarak da sayın Bahçeli, Abdullah Öcalan'ın “Baş müzakereci” sıfatıyla tanınması ve kendisine devlet kurumu olarak bir daire başkanlığına denk gelen resmi kurumun bağlanmasını önerdi.

Gözlerden kaçan; sayın Bahçeli’nin önermeleriyle ABD Başkanı Trump'ın Ankara Büyükelçisi ve Türkiye, Irak, Suriye Temsilcisi Tom Barack'ın Türkiye'nin yönetimi için yaptığı önermelerin aşağı yukarı bir paralellik göstermesi.

ABD 1990'larda vizyona koyduğu BOP projesinde Türkiye'nin ve İran'ın da bölünmesini planlamıştı. Plan içindeki diğer tabanı zayıf ülkeleri ya birkaç parçaya böldü ya da kendisine uydu olarak bağladı ama Türkiye ve İran'ın bölünmesinin o kadar da kolay olamayacağını, bu iki ülkenin de yüz yıl öncesi gibi zavallı insanların yaşadığı ülkeler olmadığını anladı.

Bugün yaşadığımız “Revize edilmiş BOP”tur.

Uygulama planına yeni aktörler katmak zorunda kaldılar. Son CHP operasyonu budur. CHP'de görevden alınanlar da iş birliğine hazır insanlarken planın elinde sağlam, daha önce defalarca denenmiş garanti bir mutemet varken planlarını riske atmak istemediler.

Tayyip Bey'in Alevi yardımcısının belirleyicisi belli oldu. Kürt yardımcısının da belirleyicisi zaten belli idi.

Geriye milliyetçi, ulusalcı yığınları “büyüyen Misak-ı Milli” masallarıyla oyalamak kalıyor.

Eğer emperyal bir devlet iseniz kimliğinizdeki siliklik absorbe edilebilecek bir durumdur. Emperyalsiniz, kimliğiniz de para ve menfaattir. Türkiye gibi orta boy bir devletseniz garantiniz ulus devlet modelidir ve devletinizin devamını, güvenliğini, bekasını bir ulusa bağlamak durumundasınız.

Kimliksizlik, kimlik erozyonu Türkiye Cumhuriyeti'nin çöküşü demektir.

Kimliksizleştirme ihanetinin uygulama sahası bulabilmesi için mevcut iktidarın TBMM'de 400 milletvekili çoğunluğuyla bir anayasa değişikliği yapması gerekiyor. Son nokta anayasa değişikliği gibi görünüyor.

Planın CHP listesinden DEVA ve Gelecek Partili 39 milletvekilinin seçilmesinin sağlanması ile başladığı ve değişiklik kurgusunun o zaman başladığı görülüyor.

Anayasa değişikliği teklifini referanduma götüremeyecekler. Çünkü Türkiye eski, okumayan mürit Türkiye değil. Getirecekleri Türk kimliğinden arındırma anayasa değişikliği teklifine kendi parti yöneticileri bile oy vermeyecek.

Atatürk'le bitirelim. “Türkiye Cumhuriyeti bu topraklarda ebediyen payidar olacaktır.”……

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Kimliksiz ülke olmaz. Türkü çıkarınca, adı Türkiye olmaz ve olmayacak. O ismi değiştirmek zorunda kalacaklar. Türkün adını, tarihini de kullanamaz duruma gelecekler. Türk Dünyasından tamamen dışlanacaklar ve kendilerine yeni uyduruk bir kimlik bulmak zorunda kalacaklar. En yakışan isim ARTIKLAR olur. ARTIKLAR Cumhuriyeti...

Bu Yazıyı Paylaş