Köşe Yazısı

Bahçeli Neden Seçim Kanunu Değişmeli Dedi

Nazım Peker
Nazım Peker
3 dk Sesli Dinle 1

Bizde çok güzel ve okkalı bir söz vardır: “Bayram değil, seyran değil eniştem beni neden öptü?”

Seçim var mı, yok.

Seçim tarihi belli mi? Değil.

Bahçeli bu isteğini neden dillendirdi?

Yoksa o güzel sözdeki gibi mi; “köyün ağası kendi söyleyemediği sözleri köyün divanesine söyletirmiş” Ya.

Son yıllarda Sn. Bahçeli, ülkücü tavır ve ilkeye aykırı isteklerde bulunmasıyla ön planda.

Sn. Erdoğan akıllı siyasetçidir.

Toplumun nabzını tutmayı, anketlere değer vermeyi iyi bilir. CHP’yi böldü, İyi Parti’den üç parti çıkardı.

Bütün bunlara karşın, yine de istediği seçilecek oyu alamıyor.

Seçimi kaybettiğinde de olacakları iyi biliyor.

Onun için seçim sistemiyle oynayıp, seçilme şansını yükseltmek mi istiyor?

Bugün (Ereğli) Yunus Emre Parkı’nda konuştuğum 10 kadar emeklinin ortak görüşü şöyle:

Halk desteği azaldıkça, seçimi kazanmak için yeni projeler ve seçim sistemleri mi aranıyor?

Sn. Erdoğan AKP’nin başında olduğu sürece demokratikleşme olacağını beklemek saflık olur.

Açık oy verme, kapalı tasnif olamayacağına göre, Bilge (!) liderin,” Seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası değişmeli” demesindeki amaç ve murat ne ola ki?

Dar bölge çoğunluk seçim sistemi düşünülüyor mu?

AKP’nin tavanı da tabanı da bize özgü ucube Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürümüyor, çalışmıyor, heyecan üretmiyor, halkın beklentilerine yanıt vermiyor. Özetle sistem, beklenenden de erken İFLAS etti. Kanaatindeler

Bir yol bulunmalı hem de acilen:

Emekliler bunu da düşünmüşler:

Yeni bir Anaysa yapılmalı, halkın endişesini giderecek, gazını alacak bir Anayasa. Apo’nun temsil ettiği kürtlere eşit yurttaşlık, “Terörsüz Türkiye “kılıflı kurucu ortaklık halkın tepkisini çeker,

Fransız tipi başkanlık mı olmalı?

İspanya’daki gibi güvenlik konusunda tam yetkili özerk bölgeler mi olmalı?

Kendini Kürt sayan çoğunluğun oyu böylece alınabilsin.

Emekliler diyor ki, “bey efendi siz farkında değil misiniz? AKP içinde bile artık açıkça dillendirilen, “Reis yaşlandı, sağlığı da iyi değil” deniyor.

 İnanın ben de ilk kez böyle bir tespit duydum. Bizim insanımız samimi olunca nasılda samimi konuşup, fikir beyan ediyor.

Hayret!

Devam ediyorlar:

Mekke anlaşması kime karşı yapıldı ki? Sözde İsrail ama özde İran’a karşı değil mi?

Bunu fırsat bilen Suudi Araplar, sözde kaynak aktarımı adıyla her şeylerimizi satın almayacaklar mı?

 İran, ABD ve İsrail’e milli devlet nasıl olur dersi vermedi mi? Bunun acısı bir yerlerden çıkmayacak mı?

Korkarız ki, Çerçeve Yasaya” giren dağlardan inen PKK terör örgütü ileri gelenleri, O özerk bölgenin yöneticileri olamazlar mı? (AKP ve MHP’nin bunu iyi değerlendirmesi gerekir.)

Emekli hukukçu olduğunu sandığım birisi: “bunları kabus senaryosu sanabilir ya da saya bilirsiniz. Paranoya değil, perşembenin gelişi çarşambadan belli değil mi?

Her Türk’ün her siyasetçinin derin düşünüp öyle karar vermesi gereken bir zamandayız. Dış güçlerde, birilerinin iktidarı bitmeden, çok şeyler koparma gayretindeler.

İnanın ben böyle derin düşünce ve ülke kaygısını taşıyan bu emeklileri saygıyla dinledim ve saygıyla selamlıyorum. Boşuna dememişler bu asil millet için: “çarıklı erkan-ı Harp” diye

Fakat inanın KORKTUM.18.08.2926

Esen kalınız.                                                       Eğitimci-Yazar. Nazım PEKER

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    RTE yürümekte bile zorlanıyor. Büyük ihtimalle o kadar yürüyebilmesi için de bin bir çeşit doping yapıyorlardır. Biden'i hatırlayın, karşısında hiç kimse yokken, hayaletlerin elini sıkıyordu. Ne rezillik. Bizimkinin de durumu ona doğru gidiyor. İnsanlar çoktan unuttu ama RTE aynı zamanda bir sara hastasıydı. Sara hastalığının kesin tedavisi yoktur. İlaçlarla kontrol altında tutulur o kadar. Ancak bu kadar ilaç ve doping kısa süreli dinçlik sağlasa da aslında bünyeyi harap eder. Gelelim RTE'nin yeniden CB adayı olmasına. Bunu en çok isteyen saray çevreleri ve MHP. MHP bu sistemi niye istedi ? Çok basit bir nedeni vardı. DEM parti. Bölücülerin oylarının yükselmesi ve meclisteki dağılım. Bu anlaşılabilir bir nedendir. Bir risktir ve risk olarak tanımlanması çok doğrudur. Bu konuda bir fikir ayrılığımız olamaz. Ancak üretilen sistem bu riski ortadan kaldırmaya yetmediği gibi çok daha vahim sonuçlar üretti. Bu, siyaset yolu ile ortadan kaldırılabilecek bir risk değil. Bu sistem zaman kazanmaya yönelikti. Ancak çok büyük başka riskler doğurdu ve onları da bu son 25 yılda yaşayıp gördük. Demografik yapı çöktü. Sayısı belirsiz, kim olduğu belirsiz milyonlarca insanı vatandaş yaptılar. Al sana yeni bir risk. Yağmurdan kaçacağım derken doluya tutulduk. Artık zaman kazanma yöntemlerini bir yan bırakıp, bu işi kökünden çözecek keskin bir yöntem gerekiyor. Artık maçın uzatmaları da bitmek üzere. Uzatmaktan vaz geçip, son darbeyi indirmek gerekiyor. Terörsüz Türkiye de çözüm değildir. Bu da başka bir risktir, üstelik hepsinden daha büyük bir risktir. Çözüm açık ve seçik bellidir. Kaçacak bir fare deliği dahi kalmadı artık. Artık bu ülke, bu vatan hainlerine, yardakçılarına, yardımcılarına, fikir ve zihniyet ortaklarına son darbeyi indirmek zorundadır. Aksi halde cehennemin kapıları açılmak üzere...

Bu Yazıyı Paylaş