Cehalet...
İftira, hakaret, cehalet, haram, günah…. Bunlar iç içe ve ister uhrevi ister dünyevi manada çok ağır kavramlar.
Kurduğu cümlelerden kulağına fısıldananlar dışında hemen hemen hiç kitap okumadığı belli… Eline aldığı hayali “imanometreye(!)” mi gülsem, girdiği günahlara mı acısam, bilemedim. Tarih nedir diye sorsan tek kelime söyleyemeyecek cühela, “…siz tarih bilmiyorsunuz…” diye başlıyor, Atatürk’ün dininden, imanından, annesinden, babasından, meşrebinden, daha bilmem nereden çıkıyor. Sonra da “Atatürk'ü Koruma Kanunu’ndan” dert yanıyor. Sahi, bu kanun olmasa daha başka neler söylenebilirdi?
İktidar:
CHP Milletvekili Adnan Menderes, 1945 yılında CHP’den ihraç edildikten sonra Ocak 1946'da Demokrat Parti’yi (DP) kurdu. 1950’de yapılan Genel seçimlerde, CHP’nin 27 yıllık tek parti iktidarına %53,3 oyla son vererek hükümet oldu. DP kurucularından Celal Bayar TC’nin üçüncü Cumhurbaşkanı, Adnan Menderes de başbakan oldu.
Kanun:
İngilizlerin yerli işbirlikçileri ve kışkırtılan insanlar birçok ilde Atatürk heykellerine saldırmaya başlamıştı. Günümüzde de olduğu gibi yine İngiliz kaynaklı iftiralar, karalamalar çığ gibiydi. Eleştirmek ayrı şey, iftira ve hakaret ve hatta anasının namusuna, atasının şeceresine çamur atmak ayrı şeydi/şeydir…
Bunların önüne geçmek üzere, Menderes hükümeti, TBMM’nde 5816 sayılı Kanunu (Atatürk'ü Koruma Kanunu) çıkardı ve 31 Temmuz 1951 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yani sanıldığı gibi Atatürk'ü Koruma Kanunu’nu CaHaPe(!) değil DP çıkardı.
Başka:
İdamlık bir suçu olmamakla birlikte dönemin çapraşık şartlarında idam edilen merhum Adnan Menderes devrine ilişkin birkaç bilgi daha…
Türkiye NATO’ya katıldı (1951), topraklarımızda ABD askeri üsleri kurulmaya başlandı.
Marshall Planı çerçevesinde ABD’nin, Türkiye’ye askeri yardım yapması kararlaştırıldı (1952).
Türkiye, Birleşmiş Milletlere 56’ncı üye olarak katıldı (1952).
Yani Hristiyan batıyla en önemli bağlar merhum Menderes zamanında kuruldu. Bilip bilmeden konuşanlara duyurulur.
Sagir:
İngilizler tarafından devşirilen, yetiştirilen, beş dili çok iyi konuşabilen, öncesinde farklı ülkelerde casusluk yaptırılan Hint asıllı felsefe doktoru Mustafa Sagir’in son görev yeri bizim topraklarımızdı. Kurtuluş Savaşımız döneminde Atatürk’ü öldürme görevini başaramadan foyası ortaya çıkarıldı. İngiliz istihbaratıyla yazışmaları, şifreli mektupları, suçunu itiraf etmesi idamına karar için yeterliydi. Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından idam edilince bir İngiliz oyunu daha son buldu.
Atatürk’ü İngilizler korudu, İngilizler İstanbul’dan tek kurşun atmadan çekildi, Türkiye Cumhuriyeti’ni Atatürk’e İngilizler kurdurdu iftirasını atanlara kapak olsun.
Tenakuz:
Bizdeki cehaletle at başı yarışan birkaç anlamlı hikâye(!)...
Eski Mısır devlet başkanı Enver Sedat'ı suikastla öldüren katille hâkim arasındaki konuşma…
Hâkim: Sedat’ı neden öldürdün?
Katil: Çünkü laikti.
Hâkim: Laik ne demek?
Katil: Bilmiyorum.
Mısırlı edebiyatçılardan Necip Mahfuz'u öldürmeye çalışan sanıkla hâkim arasındaki konuşma…
Hâkim: Neden vurdun?
Sanık: Sokak çocuklarının hayalleri adlı kitabı yazdığı için.
Hâkim: Peki sokak çocuklarının hayallerini okudun mu?
Sanık: Hayır.
Yine başka bir mahkemede ünlü bir yazarı öldüren üç teröriste hâkim sorar ve cevabını alır…
Hâkim: Suikast düzenleyerek Faraç Foda’yı neden öldürdünüz?
Katil: Çünkü kafirdi.
Hâkim: Onun kafir olduğunu nereden anladın?
Katil: Kitabından.
Hâkim: Hangi kitabından?
Katil: Ben okuma yazma bilmiyorum.
Es-selam olsun, ves-selam olsun, has-kelam olsun, gafur olan Allah’ın (c.c) indinde, iftiranın en büyük günahlardan olduğunu bilerek cehaleti kutsamayanlara.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Hikmetkaracay
Eline yüreğine sağlık
- Talat MÜFTÜOĞLU
"Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyordur. Mustafa Kemal Atatürk" Selam ve Saygılarımla...
- Cahit C. A.
Doğruları cesurca anlattığınız için yüreğinize kaleminize sağlık abi. Cehaletle savaş ömür boyu sürecek...
- Halit UYGUN
En büyük savaş; cehaletle ve gericilikle yapılan savaştır. M.Kemal ATATAÜRK Allah ülkemizi ve tüm insanlığı, cahillerin cesaretinden(!) korusun...
- Hilmi Yaşar Çebiç
Yavuz baba Atatürk bütün ömrünü savaştan savaşa koşarak, Türkiye Cumhuriyetini kurmuş ve genç yaşta aramızdan ayrılmıştı. Cehalet ve bilgisizlik en büyük sorunlarımızdan birisidir. Neden düşman olduğunu bilmeden kukla gibi kullanılıyorlar cahilleri. Atamızla Türk Milleti etle tırnak gibidir, birbirinden ayrılmazlar. Yüce yaratıcının bize gönderdiği bir mucizedir. İlk Kuranı Kerim'in tercümesininin ücretini cebinden ödemiştir. Mekanı cennet olsun. Ne mutlu Türküm diyene. Selamlar kardeşim.
