Devrimci Türkler!
#Neredesinizçıkınortaya
“Türkiye'de mevcut siyaset iktidarı ve muhalefeti ile Türkiye'yi hakkıyla yönetemedi ve yönetemez de! Türk Milletinin devrimci nitelik taşıyan insanlara ihtiyacı var ... Seneler önce koyduğumuz bu teşhisin her geçen gün bir daha ne kadar doğru olduğu ortaya çıkıyor... Türkiye, her cenahtan kemik peşinde koşanlara değil ülkesini çağlar ötesine sıçratacak insanlara ihtiyaç duyuyor ...”
"Türkiye'nin içte ve dışta birçok sorunu var. Size bunlardan bahsedecek değilim. Sizler zaten bunları biliyorsunuz...
Ancak benim bir felsefem var. Temel sorunları halletmeden günlük dediğim tali sorunları halletmenin mümkün olmadığına inanırım.
Onun için Türklerin ve Türkiye'nin uzun zamandır devam ede gelen müzminleşmiş sorunları var. Mevcut insan tipinden oluşmuş aydın veya idareci tipi yada karakteri bu sorunları bırakın çözmeyi daha da ağırlaştırıyor.
Aydınların ve siyasetçilerin hatta devlet ve ordu bürokrasisinin ihmali, gafleti ve ihaneti var deyip durduk ama bir arpa boyu yol kat edemedik.
Yazdıklarımızı ve konuştuklarımızı üzerine alan da yok. Tabii bu işlerine de gelmez. Derler mi ki; “bu sorunlarda bizim de parmağımız var”...
Bunları aklıselim Türk Milleti de görüyor. Mevcut aydın ve onun oluşturduğunu zannettiğimiz siyaset ve devlet yapısından hayır yok!
Ne yapacağız o zaman?
“Devrimci Türkler”in tarih sahnesinde yer alışına zemin hazırlayacağız. Çünkü aynen Atatürk döneminde olduğu gibi Türklerin yeniden “devrim” niteliğindeki kararlara ve uygulamalara ihtiyacı var...
Buradaki “devrim” ve “Devrimci Türkler” tanımlamaları sizi 1980 öncesi günlere götürmesin çünkü o anlamda kullanılmamıştır.
Türklerin içinde bulunduğu hali aşmak açısından köklü değişiklikler gerekiyor! Bunu anlatmaya çalışıyoruz...
Yeniden Türklük bilincine kavuşmak, devleti ıslah ederek modernize etmek, adaleti düzenlemek, milli eğitimi yoluna koymak, fakirliği ve yoksulluğu ortadan kaldırmak, yer altı ve yer üstü zenginlikleri millileştirmek, ülkeyi çağdaş kapitülasyonlardan arındırmak, milli sanayiyi oluşturmak, gençleri yetiştirmek, inanç sistemini güçlendirmek, Türk Dünyası ile doğru iletişimi kurmak, ülkemizi küresel (emperyalist) saldırılardan kurtarmak ve “Türk için Türk'e göre” bir nizam oluşturmak hedefi ile “devrim”lere ve bunları gerçekleştirecek “Devrimci Türkler”e ihtiyacımız var.
Türk'ün hedefi sadece bir iktidarı göndermek değil ondan sonrasını da nasıl halledecek onu ortaya koymaktır.
Günümüzün milliyetçileri, solcuları, muhafazakarları, demokratları, liberalleri ve diğer iddia sahipleri başarılı olamadılar. Onun için yeni bir ruha ve silkinişe ihtiyacımız var!
Bunu “Devrimci Türkler” adını verdiğim ve benim gördüklerimi gören, hissettiklerimi hisseden insanlar başaracak. Türkiye'de böyle bir insan tipi ve karakteri var. Hem de hiç azımsanmayacak kadar çoklar. Türklerin tarihinde daima yenilenen bu dirilişin genetik kodları da mevcut...
Ülkenin milliyet ve vatansever insanları bu köklü değişim talebindeler. Yapılan yanlışları ve bu yanlışları yapanları görüyorlar. Bu sebeple yeniden bir Ergenekon için bir ses, bir nefes ve siyaseten bir bayrak bekliyorlar...
Benim adına “Devrimci Türkler” dediğim bu insanlar mutlaka gün gelecek ülkenin mukadderatına el koyacaktır... Böylece Türklerin makus talihi bir kez daha yenilecektir. Hedef Türklük bilinci ile refah içinde yaşayan, şuurlu, eğitimli, mutlu ve huzurlu bir millet ve güçlü Türkiye yaratmaktır. Allah yar ve yardımcımız olsun..."
Bu yazıyı 15 Şubat 2020 tarihinde yazmış ve yayınlamışım. Şu an yasadıklarımıza bakarak "Devrimci Türkleri" arayışımın büyük bir yoğunlukta artarak devam ettiğini görüyorum.
O sebeple yani düşüncelerimi eyleme geçirmek için siyaset yapıyorum ve Zafer Partisi'nde Genel Başkan Yardımcısıyım.
İşin özü Zafer Partisi'nin içinde Ümit Özdağ'ın yanındayım.
Unutmayın günü geçirmekle geleceği kurtaramazsınız.
Son sözümde müesses nizam ve onun uluslararası işbirlikçilerinin yarattığı algı tuzaklarına düşmeyin sonra devrimciliğimizde bir işe yaramaz!
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Alp Demir
Sözlerinizde haklısınız. Kötü bir sistem, kendi içinden çözüm çıkaramaz. Çözüm sistem dışından gelecek, ona da devrim diyoruz. Tanrı bize iyi ve kötüyü, faydalı ve faydasızı ayırt edebilmemiz için bir akıl ve onları destekleyen öğütler vermiştir. Bir şablon vermiştir, bir mihenk taşı. Bir turnusol kağıdı. Karışımıza çıkan her şeye bu turnusol kağıdını uygulayıp sonucunu görüp ona göre hareket edelim diye. Bizim bir şablona, bir turnusol kağıdına ihtiyacımız var. O kağıt binlerce yıllık Türk hafızasında var zaten. Biz onu bırakıp, başkalarının şablonlarını kullanmaya başladığımızdan bu yana huzur yüzü görmedik. Kendi hafızamıza, kendi şablonumuza, Ergenekon'dan bu yana yazılmış o hafızaya geri dönmek mecburiyetindeyiz. Başka çıkış yolumuz yok. Ve ilk yapacağımız şey de bu Uydurulmuş İslam'dan arınmak olmalıdır. Tanrının gönderdiği din bu değildir. Ve doğru dürüst yaşamak için de dine ihtiyaç yoktur. Tanrı yeterlidir. Türklerin binlerce yıllık tarihi de bunun açık ispatıdır.
