Köşe Yazısı

Erken Final?

Yusuf Alp Akgün
Yusuf Alp Akgün
3 dk Sesli Dinle 0

Bu dev Dünya Kupası yarı finali, tam anlamıyla bir taktik dersiydi. Kağıt üstünde "Erken Final" yakıştırmasının hakkını veren, ancak Fransa adına tam bir hayal kırıklığıyla sonuçlanan müsabaka izledik. İspanya, turnuva boyunca sadece 1 gol yiyen o katı savunma organizasyonunu ve topa sahip olma felsefesini bu maçta da kusursuz uyguladı. Fransa ne kadar bireysel yeteneğe sahip olursa olsun, takım boyunu uzatan ve kompakt kalamayan bir yapıyla bu seviyedeki bir İspanya'yı tehdit edemedi. Oyunun genelinde İspanya'nın bariz bir oyun kurulumu ve tempo hakimiyeti vardı.

Didier Deschamps’ın Fransa’sı turnuva boyunca geçiş hücumlarıyla ayakta kalmıştı ama Luis de la Fuente’nin İspanya’sı bu silahı ellerinden çok iyi aldı. Maçın kırılma noktası kesinlikle orta sahaların savaşıydı. İspanya, kağıt üzerinde 4-1-2-3 gibi dizilse de Rodri, merkezde adeta bir orkestra şefi gibiydi. Dani Olmo ve Fabian Ruiz'in merkeze yaklaşarak oluşturduğu pas istasyonları, Fransa’nın Tchouaméni ve Rabiot ikilisini sürekli boşa çıkardı.

Deschamps 4-2-3-1 düzeninde Michael Olise'yi merkezde kullandı ama Olise, Rodri'nin gölgesinde kaldı. Fransa göbekte topu her kaptığında İspanya öyle bir şok pres yaptı ki, Mbappe ve Dembele’ye atılacak uzun ve dikine pas koridorları daha doğmadan kapandı.

İspanya'da Dani Carvajal sonrası sağ beke monte edilen Pedro Porro maçın gizli kahramanlarındandı. 58. dakikada attığı gol de aslında İspanya'nın bu turnuvadaki taktiksel olgunluğunu gösteriyor. İspanya sol bekte Cucurella’yı daha dengeli tutup, sağ bek Porro’yu Lamine Yamal’ın yarattığı boşluklara koşturdu. Fransa sol beki Lucas Digne, hem Yamal'ın içeri kat edişlerini hem de Porro’nun arkadan bindirmelerini karşılamakta çok zorlandı.

Fransa, maçı isabetli şut atamadan, net fırsat üretemeden bitirdiyse bunun sebebi; İspanya’nın sağ stoperi Pau Cubarsí ve bek Porro ikilisinin Kylian Mbappé'ye uyguladığı kusursuz ikili sıkıştırmaydı. Mbappé topu her aldığında İspanya savunması onu çizgiye doğru itti ve iç koridora sızmasını engelledi. Fransa'da Barcola ve Dembele kanatlarda genişlik sağlamaya çalıştı ama ceza sahası içinde Mikel Oyarzabal’ın İspanya adına yaptığı savunma presini, Fransa adına o bölgede yapacak bir hedef santrfor (Giroud tarzı bir istasyon) yoktu. Oyarzabal sahte 9 gibi derine inerek Saliba ve Upamecano’yu yerinden çıkardı, arkaya sızan Olmo ve Baena tehlike yarattı.

Deschamps yine "önce durdur, sonra Mbappe ile vur" kumarını oynadı ama De la Fuente, topa sahip olma oyununu (Tiki-Taka) daha dikey ve atletik bir presle birleştirerek Fransa'yı kendi yarı alanına hapsetti. Erken gelen penaltı golü de İspanya'nın ekmeğine yağ sürdü; Fransa organize set hücumu yapamadığı için geriye düştükten sonra reaksiyon gösteremedi.

İspanya bu dominasyonla adını finale yazdırırken, Fransa turnuvanın en çok gol atan takımı olmasına rağmen en kritik virajda üretkenlik krizine kurban gitti.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş