İddialar ve şura 38’i arayan yaralı Cumhuriyet
102’nci yılında dahi, halen Cumhuriyeti anlamayanlar var. Hele sosyal medya üzerinden paylaşımlarla sanki İsrail Gazze’ye saldırıyormuşçasına bombardımana tutanlara ne demeli? Cumhuriyet’e en çok saydıranların onun nimetlerinden en çok nemalananlar olması ise ayrı bir muamma… Hesap, kin, intikam, dedelerin iddialı fısıltılarından seçmeler.
İddia: Atatürk Osmanlıyı yıktı….
17’nci yüzyılda etki alanlarıyla birlikte Osmanlı yaklaşık 23 milyon km2 toprağa hükmediyordu. Karlofça Antlaşmasıyla (1698) toprak kaybetmeye başlayan ve özellikle 1913’te kaybettiği Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Sırbistan, Arnavutluk, Kuveyt ve Katar topraklarıyla un ufak edildiğinde Atatürk sade bir Askeri Ataşeydi. 1914’te yarbay olmuştu. Çanakkale Savaşlarında öne çıktı ve işgal edilen vatandan bir Türkiye kurdu.
İddia: Bir gecede cahil bırakıldık…
Oysa bugün yüzde 98 olan okuma yazma oranı Cumhuriyet öncesi yüzde 2'ler düzeyindeydi.
İddia: Cumhuriyet dilimizi değiştirdi…
Dilimiz değişmedi, sadece alfabe değişti. Osmanlıca ayrı bir dil değildi, özbeöz Türkçe konuşulurdu. Osmanlı’nın Latin alfabesine geçmesini dillendiren ilk kişi, Halife Sultan II. Abdulhamit’tir.
İddia: Atatürk İslam’a karşıydı…
-1924 Anayasasına “Türkiye Devletinin Dini İslam’dır…” ibaresini koyduran Atatürk’tür.
-Halkımız yüce kitabımızı iyi anlasın diye Kuran-ı Kerimi Türkçeye çevirten Atatürk’tür.
-1924 yılında, Diyanet İşleri Başkanlığını kuran Atatürk’tür.
-Hacı Bayram-ı Veli Türbesinden alınan sancağı TBMM’de kürsüye diktiren Atatürk’tür.
-Yine rahle üzerinde getirilen Kuran-ı Kerimi ve Sakal-ı Şerifi kürsüye koyduran Atatürk’tür.
-TBMM’de Başkanlık Kürsüsünün arkasına Şura Süresi 38’inci ayetini (…işlerini istişare ile yürütürler/ve emruhum şura beynehüm…), ilahi kelamı astıran Atatürk’tür.
-Bursa Amerikan Kız Kolejinde öğretmenlerinin telkiniyle 4 Müslüman kız öğrencinin Hristiyanlığa geçmesine kızarak bu okulu kapatan Atatürk’tür.
İddia: Lozan bir hezimettir.
Bu iddianın sahipleri iki Lozan olduğunu gölgelemektedir. Zira, birincisi İsviçre'nin Lozan şehrinin Uşi kasabasında, 1912’de İtalya ile Osmanlı arasında imzalanmış, 12 Adalar bu anlaşmayla elden çıkmıştı. İkincisi ise, 1923’te Lozan merkezde Türkiye ile İngiltere, Fransa, İtalya ve daha birkaç ülke arasında imzalanmıştır. İkinci Lozan’ın, ülkemizin tapu senedi olması bazılarını rahatsız etmiştir.
İddia: Lozan’ın 100’üncü yılında gizli maddeler açıklanacak…
Yüzüncü yıl 2023’te doldu, iddia sahipleri sustu.
İddia: İngilizler Atatürk’ü destekledi.
Samsun'daki İngiliz İşgal Tabur Komutanı Binbaşı Salter’e İstanbul’daki İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 18 Mayıs 1919’da şifreli bir telgrafı gelir. Telgrafta, “Bir Türk generali Samsun'a inecek olursa tutuklanarak İstanbul'a gönderilmesi” emredilmişti. Salter, Mustafa Kemal Paşa'yı tutuklamadığı gibi teslim olur. İngiltere'ye döndüğünde kendisi tutuklanır ve vatana ihanet suçuyla, ağır hapis talebiyle divanı harbe verilir.
İddia: İngilizler İstanbul’dan tek kurşun atmadan çekildi.
İngiltere Başbakanı Lloyd George, Türkiye karşısındaki başarısızlık nedeniyle ağır suçlamalara muhatap oldu. Avam Kamarası'nda hesaba çekildi. Yaptığı savunmada, “Yüzyıllar bir veya iki dâhi yetiştirir. 20'nci yüzyılın dâhisinin Mustafa Kemal adıyla Türkiye'den çıkacağını ben nereden bilebilirdim?” demişti. Zira, İngiltere destekli ülkelerin yenilmesi, uzun süren savaşlar İngiltere’yi ekonomik buhrana sokmuş, savaşı sürdürebilecek güçleri kalmamıştı. Mecburen çekildiler.
İddia: Türkiye kurulmasaydı da Osmanlı olurdu.
Türkiye Cumhuriyeti işgal altındaki topraklardan kurtarılabilenler üzerinde Anadolu insanının feraseti ve kudretiyle, Atatürk ve silah arkadaşlarının irfanıyla, samimi müminlerin dualarıyla kuruldu.
İddia: Osmanlı yeniden canlandırılabilir.
ABD’li Prof. Noam Chomsky, “Kader Üçgeni” adlı eserinde, “Ortadoğu’da ulusalcılık ve ulusal kimlik yok edilmeli, bunun için de Ortadoğu Osmanlılaştırılmalıdır. Böylece, bölgede Batı çıkarlarına karşı çıkacak ulusal güç ve direnç kalmasın, çarklarımız rahatlıkla işlesin” demektedir.
Önce, özerkliklerle federal yapıların elde edilmesi ve sonra Sevr haritası hayali… Bunu teminen özbeöz Müslüman-Türk evlatlarının geçmişiyle kavgalı kılınması… Ve maalesef o kadar çok insan var ki bu kavgaya teşne… Yugoslavya işte orada, Irak, Suriye, Libya, İran aha yanı başımızda, peki ya Gazze, peki ya Kerkük? Lakin ders almak hak getire.
Sonuç:
Günahıyla sevabıyla, ilk kurduğumuz Göktürk Devletinden bugüne, Selçuklu da Osmanlı da Türkiye de bizimdir. Hayır dersek, başımıza daha da örülecek çoraplara hazır olmalıyız.
Özellikle Atatürk sonrasından günümüze, ülkemizin seçkinleri(!) Cumhuriyet’e çoğunlukla adil davranmadığından, maya bozuldu ve vatan evlatları birbirini yermeye, yemeye başladı. Bazıları sadece inancını yaşayan dindar kesimi hasım görürken bazıları da din adına ötekileştirdiklerini yad bellediler.
Oysa Cumhuriyet Anadolu çocuklarına sahip çıktı. Okullarda leyli meccani (parasız yatılı) okuttu, giydirdi, devlet kademelerinde görev verdi. Yüksekovalı aşiret reisinin oğluna da Tosyalı orman bekçisinin kızına da TBMM’nin kapılarını açtı. Tunuslu düşünür İbn-i Haldun’un, “Coğrafya Kaderdir” sözünü bu manada tersine çevirdi.
Es-selam olsun, ves-selam olsun, has-kelam olsun Cumhuriyet’in banisine ve payidar olması için bedel ödeyenlere, niyazda bulunanlara…
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Celal Büyükekşi
Kaleminize sağlık
- Ahmet Yılmaz
Elinize, yüreğinize sağlık. Düşündüklerimizi yazıya dökmüşsünüz.
- Talat MÜFTÜOĞLU
“Cumhuriyet Fazilettir...!” Selam ve Saygılarımla...
- Adnan Gökçe
Yüreğine sağlık abim...illa da liyakat, adalet,edep, töre en başta da anayasal eşitlik olmadığı sürece hiç bir rejim ayakta duramaz
- Hilmi Yaşar Çebiç
Yavuz kardeşim yine esaslı bir yazı olmuş. Atatürk' e düşmanlık hala dediğin gibi 102. yılda da oluyor. Atamız gidip evinde oturup bana ne dememiş, cepheden cepheye koşmuş, rahat bir gün geçirmemiş, hala nankörlük edenler herhalde kör olmalılar...Ölüm anında Aleyküm selam diyerek dünya hayatına veda etmiş bir kimseyi hiçmi duymadınız...bu sözlerin niçin söylendiği hiç mi akıl edilmiyor. Menzil deki temsilciler İstanbul' da birbirini vuruyorlar. Osmanlı topraklarını kaybede kaybede sadece Anadolu elinde kalmıştı elbette Osmanlı da bizim Türkiye Cumhuriyeti de bizim. Atam sen rahat ol Yüce Türk Milleti seni sonsuza kadar ruhuna kalbine yerleştirmiştir, mekanın cennet olsun. Selamlar
