Kayıp Hayallerin Gölgesinde Büyüyen Suçlar
Eğitim sistemimizin içinde, hayalleri törpülenmiş, idealleri sessizce yok edilmiş gençler yetişiyor. Daha yolun başında umutsuzlukla tanışan bu gençler, çoğu zaman neyi kaybettiklerini bile fark edemeden hayata tutunmaya çalışıyor.
Bugün sokakta karşılaştığımız birçok suç hikâyesinin arkasında aslında bir “niyet” değil, bir “çaresizlik” yatıyor. Henüz reşit bile olmamış bir gencin, ailesine bakmak, kardeşlerini okutmak, evine ekmek götürmek uğruna suçun bir parçası hâline gelmesi; bireysel bir tercih değil, sistemsel bir kırılmanın sonucudur.
Bu gençlere çoğu zaman bir teklif sunulur:
“Bu işi üstlen, ailene bakalım.”
Ve o genç, başka bir yol göremediği için kabul eder. Çaresizlik…
Çünkü onun hayatında seçenek yoktur.
Çünkü ona alternatif bir gelecek gösterilmemiştir.
Çünkü sistem ona sadece “dayanmayı” öğretmiş, “başarmayı” değil.
Daha acısı ise şu: Suçu işleyen büyük aktörler çoğu zaman görünmez kalırken, en ağır bedeli yine bu savunmasız gençler öder. Gerçek failler güçlenir, organize olur, hatta zamanla birer suç yapılanmasına dönüşür. Ve feodal yapılar oluşmaya başlar. Bu yapı ve yapılar, sadece bireyleri değil; toplumun tamamını tehdit eden bir noktaya ulaşır.
Bir yanda hayatı gasp edilen mağdur aileler…
Diğer yanda adalete olan inancını yitiren bir toplum…
Adaletin geciktiği ya da işlemediği her durumda, sadece bir dosya kapanmaz; aynı zamanda toplumun vicdanı da biraz daha susar. Ve o sessizlik, suçun en büyük besin kaynağı hâline gelir.
Bugün sormamız gereken soru şudur:
Bir genç neden suçun parçası olur?
Cevap çoğu zaman basit ama ağırdır:
Çünkü başka bir yolu yoktur.
O hâlde çözüm de açıktır:
Gençlere sadece eğitim vermek yetmez; onlara umut, yön ve gerçek fırsatlar, idealler sunmak gerekir. Eğitim sistemi; hayal kurmayı cezalandıran değil, teşvik eden bir yapıya dönüşmelidir. Sosyal devlet; sadece sonuçlarla değil, sebeplerle mücadele etmelidir.
Aksi hâlde biz her gün yeni bir suç haberini konuşurken, aslında kaybettiğimiz şey sadece bir gencin hayatı değil; bir toplumun geleceği olacaktır.
Mehmet TAŞAR
Yüksek Adli Bilimler Uzmanı
Yazarın Diğer Yazıları
- Sülün Osman’dan Fonlara: Değişen Dekor, Aynı Tuzak
- Suç Mahallinden Dijital Hafızaya: Adli Bilimlerin Yeni Delil Düzeni!..
- Aile İçi Sahneleme ve Delil Manipülasyonu Şüphesi: Olay Yeri Gerçeği Söyler mi?
- Güzel Anılarınız Kötü Niyetli Kişilerin Malzemesine Dönüşmesin!..
- Bir İyiliğin Bedeli Yıllar Olabilir!..
- Delilin Dili: Siz Susun, Deliliniz Konuşsun!..
- Sahteyle Mücadele Ederken Vatandaşı Mağdur Etmeyelim!..
- Kolay Kurulan Şirketler, Zor Yıkılan Suç Düzenleri
Yorumlar
- Yaşar koç
Maalesef , son 50 yıldır eğitim hep aşağı doğru ivmeyle Gittikçe kan kaybederek düşüyor..Sistem artık felç olmuş , bu felçli sistemde yetişen yeni nesilde umutsuzluk , mutsuzluk içinde ya işe yaramayan bireylere yada suça yönelen masumlar oluyor
