Kutsal Açlığın Savunması: “Alpler’de Tanrı ile Pazarlık"
1545…Tarihin en garip davasında, tarlaları istila eden buğdaybitlerine Piskopos Mahkemesi tarafından resmi bir savunma avukatı atanmıştı. Yargıç Jean de Maurienne, kıtlıkla boğuşan halka nefret kusmayı değil, vicdanı ve duayı öğütlemişti .Zira cezadan muaf hayvanlara hüküm giydirmek, o günün mantığında bile "delilik" sayılıyordu.
Tarihsel epizottan bugüne dönelim
Şafak Vakti Ölüm Fermanı:7527
Bir Yasa, Bin Ah!
7527 sayılı “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 30 Temmuz 2024’te TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. CHP,
2 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ama hukukun son kalesi "Yüksek Mahkeme” kararı onayarak, tarihin utanç sayfalarına geri dönülmez bir mühürle kazıdı!
Bir Cinnet Belgesi!
Bilimsel temelden yoksun, muğlak ifadelerle örülü ferman, sokaktaki canlarımızı birer "tehdit" olarak fişledi. Dilinden Allah düşmeyenlerin sabah ezanında imzaladığı yasa ile baskı mekanizması ortadan kalkınca hayvana karşı işlenen nefret suçları arttı. Barınaklarda sistematik şiddet, kalplerimizde sönmeyen bir acı var.
Soruyoruz:
* Çetelerin infaz yarışına girdiği, sokakların kadın katliamlarında erkeklik arenasına döndüğü ülkede; köpek kaç insan öldürmüş, insan kaç insan öldürmüş?!
* Kurana Hizmet Vakfı’ndan Ayhan Şengüller gibi çocuk tecavüzcülerini, çocuklarımızı hayattan koparan katilleri de öldürüyor musunuz?!
* Sokak ortasında hayatları koparan "insan" görünümlü canavarlar serbestçe gezerken, suçu sadece "var olmak" olan canları hangi hakla topluyorsunuz?!
Hafıza Odamızdaki Kanlı Sergi
Bu topraklar artık canilerin kol gezdiği bir cinayet mahallidir. Hafızamıza asılan o acılardan bazılarını sayalım ki, kimse duymadım diyemesin:
* Ankara Demetevler Metrosu'na ısınmak için giren ve sopalarla dövülerek feci şekilde can veren Matmazel,
* Ankara’da Türkiye’nin “ilk seri hayvan cinayeti” zanlısı doktorun, cinsel saldırı sonrası katlettiği sekiz yavru köpek
* Başakşehir’de bir apartmanda işkenceyle öldürülen kedi Cezve!
* Kayseri’de, karnındaki yavrularıyla birlikte "çok yemek yiyor" diye bir ağaca asılan hamile köpek!
Ve nice masum can katledildi.
Ölüm Kampları
Hayatında bir kez bile barınak görmemiş olanlar ahkam kesmeyi bıraksın! Belediyelerden sürgün personellerin insafına terk edilen,
bir çoğunda veteriner hekimin olmadığı; süreci yönetecek yetişmiş insan kaynağından yoksun ve kapasite üstü çalışan hayvan hapishanelerinde masumlara “ölüm çukurları” kazıyorlar !
Buz gibi fayans döşeli kafeslerde,açlıkla/hastalıkla/soğukla/pislikle mücadele eden; yanındaki güçlü köpeklerden yedikleri ısırıkların acısıyla kıvranan ve neyin bedelini ödediğini bilmeyen canların vebali, şafak vakti o fermanı imzalayan milletvekillerinin boynunadır!
Türkiye’de Katliam Var
Gebze Belediyesi Barınağı’nda yüksek dozda keratinle zehirlenip çöp poşetleriyle atılmış halde bulunan 60 canın bedenleri hala sıcaktı … Ümraniye/Hekimbaşı, Beykoz, Bilecik/ Bozüyük, Ankara/Mamak, Şanlıurfa, Kastamonu İl Özel İdare, Konya,Edremit,Esenyurt Barınağı..
Ve niceleri…
Kuduz Dezenformasyonu
Sokakları “köpeksizleştirme” projesi, güvenlik ve kamu sağlığı gibi kavramlar etrafında şekilleniyor . İstanbul Valiliği son kuduz vakasının 2007’de görüldüğünü açıklasa da Sağlık Bakanlığı yönetmeliği gereği “kuduz riskli temas” olarak kayıtlara geçen hastane verilerini “kuduz vakası” diye servis eden yandaş medya dezenformasyonu toplumsal bir cinnet haline dönüştü. Yasayı, çocukların can güvenliği üzerinden meşrulaştıranlar; onlara verilecek en büyük zararın betondan ibaret, merhametin uğramadığı şehirlerde büyümeye mahkûm etmek olduğunu anladığında çok geç olacak .
Var Bir Hayalimiz
Geçtiğimiz hafta CARMED ilacın kurucusu Kaptan Mustafa Can’ın liderliğinde hayat bulan “Farkındayım” sosyal sorumluluk kapsamında, "Bir Patinin Nesi Var?” projesi için seslendirilen
şarkının özel gala gösterimine katıldım.
Geliri sokakta yaşayan hayvanlara bağışlanacak şarkıya digital platformlardan ulaşabilirsiniz. Kaptan Bey’e teşekkür ediyor, bu farkındalığın paydaşlarına örnek olmasını diliyorum . Bu noktada ,sokakta yaşayan hayvanlara katkı sunan şirketlere vergi indirimi ve teşvik sağlanmalı, dayanışma bireysel bir çaba olmaktan çıkıp devlet destekli bir sistem haline getirilmelidir.
Ve Son Söz İstanbul Valisi Davut Gül’e
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde “Mayıs" ayının sonuna kadar sokak köpeklerinin toplatılması talimatı, hayvanseverler için açık bir tehdit ve meydan okumadır. Vali Bey, siz kanunların tanıdığı süreyi bypass etme yetkisini nereden alıyorsunuz?
Meclis iradesini nasıl yok sayıyorsunuz ?
Eğip bükmeyeceğim:
Vali Bey siz Tanrı mısınız ?!
