Köşe Yazısı

Löw’ün Tercihi: Atatürk

Burcu Eken
Burcu Eken
2 dk Sesli Dinle 2

Bazen bir ülkenin tarihine dair en dikkat çekici yorumlar, o ülkenin içinden değil dışından gelir. Günlük siyasi tartışmaların ve yerleşmiş bakış açılarının ötesinden gelen sade bir gözlem, toplumların kendilerine yeniden bakmasına neden olabilir.

Almanya’nın eski milli takım teknik direktörü Joachim Löw’ün Freiburg’daki bir kitapçı açılışında yaptığı tercih de böyle bir an yarattı. Bir spor insanının kitap rafları arasında verdiği karar, Türkiye’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün uluslararası algısına dair dikkat çekici bir hatırlatma oldu.

Almanya futbolunun yakın dönemine damga vurmuş teknik direktör Joachim Löw’e “Bir kitap seçin” denildiğinde elinin bir Atatürk biyografisine gitmesi yalnızca kişisel bir tercih olarak okunamaz. Bu seçim, tarihin ve kültürel hafızanın insanlar üzerinde nasıl iz bıraktığını gösteren küçük ama anlamlı bir ayrıntıydı.

Löw’ün sözleri özellikle dikkat çekiciydi. Türkiye’de bir dönem yaşadığını, bu süreçte ülkenin tarihine dair birçok şey öğrendiğini ve Atatürk’ün toplum üzerindeki kalıcı etkisinin ilgisini çektiğini ifade etti. Bir yabancının gözünden yapılan bu değerlendirme, Türkiye’de çoğu insan için alışılmış bir gerçeği yeniden görünür kılıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı, ölümünün üzerinden yaklaşık bir asır geçmesine rağmen evlerde, iş yerlerinde, okullarda, stadyumlarda ve kamusal alanlarda varlığını sürdürüyor. Bu durum yalnızca bir lideri anmak değil; aynı zamanda bir dönüşüm döneminin toplumsal hafızada yerini koruduğunu gösteriyor.

Futbol dünyasından bir ismin tarihsel bir kişiliğe ilgi duyması ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir. Ancak spor, özellikle futbol, toplumların kimlikleri ve değişim süreçleriyle yakından ilişkilidir. Almanya’yı 2014 Dünya Kupası zaferine taşıyan Löw’ün disiplin ve sistem üzerine kurulu futbol anlayışı düşünüldüğünde, dönüşüm fikrine duyduğu ilginin tesadüf olmadığı anlaşılabilir. Atatürk’ün hikâyesi de köklü bir değişim sürecini anlatır. İmparatorluk döneminden cumhuriyete, geleneksel yapılardan modern kurumlara uzanan bir dönüşüm.

Bu olayın önemli taraflarından biri de Türkiye’nin hikâyesinin yalnızca ülke içinde değil, dünyada da ilgi görmeye devam ettiğini göstermesidir. Uluslararası ölçekte tanınan bir spor insanının kitap rafları arasında Atatürk’e yönelmesi, tarihin yalnızca akademik metinlerde değil, bireysel merak ve deneyimlerde de yaşamaya devam ettiğini hatırlatıyor.

Bazen diplomatik açıklamalar ya da resmi törenler toplumların birbirini anlamasına yetmez. Ancak bir kitap seçimi, samimi bir cümle ve geçmişe duyulan gerçek bir ilgi, kültürler arasında beklenmedik bir bağ kurabilir. Freiburg’daki o küçük kitapçıdaki an da bunu gösteriyor: Tarih, yalnızca geçmiş değildir; doğru hikâyeler anlatıldığında sınırları aşan ortak bir hafızaya dönüşür.

Burcu Eken

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • HHB

    Kaleminize sağlık Burcu hanım. İlginç konularla yazılarınıza devam edeceğize eminim

  • Mehmet Ak

    Harika yazı. Kalemine sağlık.

Bu Yazıyı Paylaş