Köşe Yazısı

Sürgün…

Yavuz Koca
Yavuz Koca
2 dk Sesli Dinle 9

Bugün acı bir gün, 14 Kasım diye yazılır, sürgün diye okunur…

Hani Şeyh Şamil temalı şiirde bir mısra var ya, “Şamili bilmeyen atasını ne bilir.” Bu bağlamda basit bir soru, “sürgün nedir bilir misiniz?”

Sürgün, aynı aile fertlerinin koparıldıkları yuvalarından, süngü zoruyla karışık olarak bindirildikleri tren vagonlarında, birbirinden habersiz, birinin Kazakistan çöllerinde, birinin Sibirya içlerinde, birinin Özbekistan vadilerinde gözünü açmasıdır.

Sürgün, tıka basa bindirildikleri vagonda, dışarı çıkamadıkları için kayınatasının yanında idrarını yapmaya utandığından kasığı patlayan taze gelindir.

Sürgün, eksi derecelerde devrin Kasım’ının ayazında trenlerde ölenlerinin cesetlerinin yollara atılmasıyla kurda kuşa yem olmasıdır.

Sürgün, biri Hanya’ya biri Konya’ya misali Asya’nın binlerce kilometre uzaklarına dağıtılan yüz kişilik haneden sağ kalabilen 3-5 kişinin yarım asır sonra birbirini bulabilmesidir.

Sürgün, henüz kırkı çıkmamış bebeğin ölen anasının memesini emerken yuttuğu hava ile ölmesidir.

Sürgün, bütün bunları yaşayan atalarının hayatından ders çıkarmadan tarihi tekerrür ettirmek isteyenlerin aymazlığıdır.

Sürgün, o zulmü yaşayanların nesillerinin bile, halen ve daha ve yine ve mütemadiyen ve maalesef tekraren Türkiye Cumhuriyeti’nin kıymetini bilmemesidir.

Sürgün, merdiven altı öğretilen tarihle, geçmişiyle savaşan, yalanlarla iftiralar atan, hatasız üç cümle kurmaktan acizlerin yazdıklarını paylaşanların maazallah karşılaşacakları mukadderattır.

Sürgün, gerçek tarihini bilmeyenlerin, kulaklarına fısıldanan bilgilere iman ederek Cumhuriyetin banisiyle cebelleşmesinin açmaz sonucudur.

Hülasa, Türk’ün ömrü sürgünle geçti ama...

Atalarımız, Borçalı’dan 1854-1877 (93 Harbi) yıllarında Kars’a, 1929-1934 yıllarında da Muş’a göçtüler. PKK’nın alan boşaltma politikalarının ıskalanmasıyla 1984’ten itibaren de Türkiye’nin değişik yerlerine dağıldılar. “Üç Kuşak” adlı kitabımda bunu anlatmaya çalıştım. Gördüm ki insanımızın çoğu yumuşak sürgünün farkında değil, bir kısmının da umuru dışında…

Tarihten ders çıkarmalıyız. Türkiyeli değil, Türk’üz biz… Vatanımız Türkiye Cumhuriyeti devletinin kıymetini biliyoruz, bileceğiz, bilmeliyiz… 

Stalin’in alan açma projesiyle yaşanan ve “Ahıska Sürgünü/Katliamı” olarak adlandırılan, 1944 yılı 14 Kasım’ında yaşananlardan çıkardığımız dersle, o günü acıyla anıyorum…

Bu vesileyle, bugün toprağa verilecek olan hava şehitlerimizin şehadetlerinin önünde tazimle eğiliyor, Cuma gününün feyzinin ve bereketinin onlarla birlikte olmasını niyaz ediyorum.

Es-selam olsun, ves-selam olsun, has-kelam olsun, Ahıska’ya, Borçalı’ya, Kırım’a, Kerkük’e, Urimçi’ye ve dahi Türk-İslam diyarlarına, rahmet olsun aziz şehitlerimize…

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Zekeriya Herdem

    Allah razı olsun olayları yaşayarak yazmışın. Ürpererek okudum.

  • Hasan ara

    Unutmayanlara selam olsun. Rahmet diliyorum.

  • Aslan Güçlü

    Abi, yüreğine sağlık. Bizlere tarihi hatırlatarak dostu, düşmanı da hatırlatıyorsun. Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur. Tarihten ders almazsak yine aynı durumlara düşebiliriz. Sen Türk olduğunu unutsan da düşman asla unutmaz ve ilk fırsatta seni ezmeye çalışır.Allah, Türk milletine bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın ve işgal altındaki Türk topraklarını özgürlüğe kavuştursun...Amin

  • Abdulkadir Aydoğan

    Eline sağlık Yavuz bey. Ben de sürgün edilen bir Ahıska Türkü tanımıştım yıllar önce Ukrayna'da. Rize'nin Gürcüstan tarafında kalmışlar. Stalin bu Ahıska Türklerini Kırgızistan'a sürmüş. Yolda birçok akrabalarını kaybetmişler. Birejnev döneminde rahat rahatmişler. Aynı yerde sürgün gelen Almanlar'da varmış. Sovyetler yıkılınca Türkiye'ye gelmişler. Arkadaş askerlikten muaf olduğu halde Türkiye'de kendi siteği ile askerlik yaptığını söylerdi. Omzunda da büyükce bir bozkurt dövmesi vardı. Yazdıklarını görünce bunlar aklıma geldi. Anıları depreştirdiğniz için teşekkür ederim.

  • Vedat Keçeci

    Yüreğine sağlık, biz de 93 Harbi sonrasında Kars'tan Sivas'a göçenleriz. Seni çok iyi anlıyorum kardeşim. Üzüntü ve hasret Türk Milleti'nin ruhundan hiç eksik olmadı ki, hep gözler açık gitti.

Bu Yazıyı Paylaş