Türk milleti sırat köprüsünde!
Öncelikle Sırat Köprüsü ne demek onu söylemek isterim. Çünkü bilen var bilmeyen var!
Aramızda Sırat Köprüsünün İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki köprüler gibi bir köprü olduğunu düşünenlerin çok sayıda bulunduğunu zannediyorum!
İslam inancına göre bu köprü, cehennem üzerine kurulmuş ve geçmenin çok zor olduğu bir köprüdür. Kimi kıldan ince kimi kılıçtan keskin olduğunu söylüyor.
Yani üzerinde durmak ve bu köprüyü geçmek çok zor hatta imkansız!
Günümüzde yaşananların hepsi bize Türk Milletinin "Sırat Köprüsü"nde olduğunu gösteriyor...
Türk Milleti bana göre bırakın milliyetçilerini, ülkücülerini, vatanseverlerini, muhafazakarlarını top yekün bu gerçeğin farkında değildir veya değil gibi davranmaktadır. Ancak her ikisi de Türk Milleti için korkutucu ve ürkütücüdür.
Şimdi hukuksuz bir komisyon Türk Milletinin geleceğini etkileyecek bir rapor açıkladı. Bakalım nasıl tepkiler gelecek!
Yine bu rapor ile birlikte bu rapora CHP, AKP, MHP ve Dem'in "evet" diyeceği açıklandı. Bu tıpkı "Büyük Oyun" gibi bir "Büyük Koalisyon"dur...
Şimdi kalkıp bana "Büyük Oyun" nedir diye soracaksınız! Öğrenin artık kardeşim... defalarca yazıldı çizildi bu! Bu kadar unutkan ve vurdum duymaz olmayın...
"Büyük Oyun"a maruz kalan Türkler cehenneme düştüler ve aradan yüzyıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen halen cehennemden çıkamadılar!
Şimdi Türkiye'nin sahibi olan Türk Milleti, Atatürk ve silah arkadaşları tarafından kurtarıldığı bu cehenneme yeniden düşmek üzeredir.
Bakalım bu cehennemden kaç yüzyılda çıkacağız!
Narko terör ile müzakere eden bir "devlet aklı", yoksullaştırılmış halk yığınlarının varlığı, kapitülasyon haline gelmiş özelleştirmeler ve dışa satımlar, yabancı sermayenin borç vererek ülkeyi sömürmesi, tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlılık, madenlerin ve yer altı zenginliklerinin uluslararası sömürüye açılması, çetelerin sokak hakimiyeti, çocuk ve kadın cinayetlerinin zirve yapması, kendi vatandaşlarına "düşman ceza hukuku" uygulanması , "Yeni Anayasa" tuzağı, halkın güvenliği konusunda şüpheye düşmesi, uyuşturucu ve yasa dışı bahis çukuru, yolsuzluklar ve dolandırıcılığın üst seviyeye çıkması gibi bu hadiseler sizce tesadüf olabilir mi?
Siz bana ülkenin siyasetine ve devlet yönetimine "milli ve yerli bir siyaset hakim" diyebilir misiniz?
Eğer bu halimize halâ tesadüf diyorsanız ne Sırat Köprüsü'nün üzerinde olduğunuzun ne de cehenneme düşeceğinizin farkında değilsiniz demektir.
Bana da düşün o zaman demek kalıyor!
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Alp Demir
Bir şeyi kaldırırken, yerine ne koyacağınızı, yerine koyacağınız şeyin, mevcudu aratmayacağını bilmek durumundasınız. Amaç sadece bir şeyi kaldırmak değildir. Onun yerine koyacağınız şeyin, başka sorunlara neden olmayacağından emin olmanız gerekir. Bizdeki zorluk burada. AKP 23 yıldır bu yüzden iktidarda devam ediyor. Alışılmış sorunlar, alışılmamış sorunlar karşısında daha kabullenilir geliyor. CHP 1,5 yıldır İmamoğlu peşinde koşup durdu ve büyük destek kaybetti. Bu ülkenin sorunu İmamoğlu değil. CHP ne yaptığının bilincinde değil. AKP denilen şey CHP sayesinde var oldu. Tıpkı Kürt Sorunu ve terörü gibi. Demokrasi, suç aklama rejimi değildir. CHP'nin demokrasi anlayışı için AB ülkesi olmak gerek ki biz daha feodalizmi bile çözememiş bir toplumuz. Bir yanda feodal kitleler, diğer yanda tarikat ve cemaatlerle batı demokrasisi inşa edemezsiniz. Etmeye kalkarsanız ülkeye fayda değil zarar verirsiniz. RTE'yi hapisten CHP çıkarmamış mıydı? Neydi argümanı, demokrasiydi. Demokrasi sihirli bir kelime değil. Her şeyi çözecek şey de değil. Bazen demokrasi çözmek yerine sorunları daha fazla birbirine dolaştırır. Türkiye batı tarzı demokrasi için hazır değil. Atatürk bunu görmüştü zamanında ve Halide Edip'ler ile tartışmıştı, bunları okuyalım. Atatürk kadar batı demokrasisini benimseyen başka bir lider yoktur. Ama Atatürk demokrasiyi uygulamamıştır. Bunun son derece haklı nedenleri vardı. Bu gün ortalık her kafadan çıkan mantık dışı saçma sapan laflara boğulmuşsa, bunun nedeni demokrasi eksikliği değildir. Tam tersi, demokrasiyi hakkı olmayanı almak, hakkı olmayanı istemek olarak algılamaktır. Tipik şark zihniyeti. Tıpkı Kürt ırkçılığında olduğu gibi. Uzatmayacağım. Milletin beklediği çok ses değil, doğru ve tek bir sestir. Atatürk'ün yaptığını yapacak adamlar aranıyor. Bulamadığımız sürece AKP devam eder gider.
