MHP’nin sivilleşmesi ve kurultay 

 

Milliyetçi Hareket Partisinde tüzük kurultayı gerçekleştirildi, yeterli sayı sağlandı, 850 civarında delegenin katılımı ile Bahçeli’nin kendisini garantiye almak için tüzüğe eklediği “genel kurul kararı ile başkan ve yönetimi değiştirilemez” maddesi kaldırıldı ve böylelikle büyük kurultayın önü açıldı. Bu işin teknik, teferruat kısmı biz asıl olana gelelim: 

 

Devlet Bahçeli ve arkadaşları Alpaslan Türkeş’in vefatından sonra partide insiyatifi ele geçirip partiyi kendilerine göre dizayn ettiler. Bir program çerçevesinde Türkeş ve davası partide unutturuldu. Ülkücü ilkelere uymayan politikalar parti zoruyla uygulana geldi. Ülkücülüğün içi boşaltıldı. Partinin vefakar, cefakar, adanmış insanları adeta biçilerek yok edildi. 

 

DSP ANAP MHP koalisyonu sürecinde başlayan ihanete varan kararlar ülkücüler aleyhine alındı. AK Parti iktidarına yol açmak için 2002 seçim kararını Bahçeli ve arkadaşları aldı. 14 yıl boyunca AK Parti iktidarını Bahçeli ve arkadaşları sağladı. AK Partililer Bahçeli’ye ne kadar teşekkür erseler azdır. Devlet Bahçeli, Numan Kurtulmuş ve Bülent Arınç’tan daha fazla AK Parti’ye hizmet etmiştir. 

 

Kırmızı çizgi kalmadı 

Geçen 14 yıl içerisinde Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Türkiye’nin seyirciliği ve desteği ile Türkiyenin kırmızı çizgileri olan Ortadoğudaki bütün kaleleri Kırım’dan Karabağ’a, Kerkük’ten Musul’a Telafer’den Çobanbey’e Halep’ten Bayırbucak’a kadar Türk beldeleri harabeye çevrildi, başlarına bombalar yağdırıldı.  Türklük MHP seyirciliğinde ortadan kaldırıldı. Çözüm sürecinde Alpaslan’ın Malazgirt’te mührünü vurduğu bölgeler terör örgütünün insafına terkedildi. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi partiye ömrünü vakfetmiş değerli isimler bir peçete gibi buruşturulup bir kenara altıldı, şahsiyet cellatlığı yarşı alaya yükseltildi, insanların kimlik ve kişilikleri yok sayıldı, ülkücüler Bahçeli eliyle sindirildi. Ülkücüler, siyaset ve tarih sahnesinden adeta silinip atılmak istendi. 20 yıllık bu sindirmelere ragmen 1 Kasım ihanetini gören delegasyon muhalif adaylardan başta Meral Akşener olmak üzere başlattıkları başkaldırı, 19 Haziran Pazar günü tüzük kurultayı ile hedefine ulaştı. Şu andan itibaren Devlet Bahçeli ve ekibi bütün görevleri hukuken sona ermiş durumdadır. Tarih onları ayrıca da yargılayacaktır. 

 

Tüzük kurultayına onbinlerce ülkücü yurdun değişiki bölgelerinden gelerek katıldı. Delegenin dörtte üçü bu kurultaya iştirak etti. 10 Temmuz’da yapılacak büyük kurultayda da ülkücüler MHP’yi istihbaratçı örgütlerin elinden kurtaracak bir sonula çıkacaklarına inanıyorum.  

 

MHP SİVİLLEŞECEK 

10 Temmuz’da yapılacak kurultay ile Ükücüler ilk defa partilerine hakim olacaklar. Böylece sivil ülkücü irade Türkiye’de siyaseti renklendirecektir. Artık istihbarat örgütleri ülkücü kadroları, siyasi ikbal uğruna saga sola savuramayacaklar, ükücülerin sahibi ülkücüler olacaktır.  

Tüzük Kurultayının büyük bir vakur ve coşku ile gerçekleşmesini sağlayan başta Meral Akşener ve arkadaşları olmak üzere, divan başkanlığı görevini başarıyla yapan Müsavat Dervişoğlu ve bütün ülkücülere teşekkür ediyorum.  

 

Türk siyasetinin ülkücülere ihtiyacı var. Ciddi bir muhalefet AK Partiyi de daha dikkatli çalışmaya sevkedecektir. Bu da Türkye’nin yararına olacaktır. MHP eski MHP, Türkiye de eski Türkiye olmayacaktır.