Sabah yazarı Sabah’ı eleştirdi İmamoğlu’nu destekledi: Manukyan'ın elinde 220 tane de Ticari taksi plakası var!

Hıncal Uluç, AKP’ye yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinde “Minik Haberdeki Büyük Ayrıntı” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

banner311
Sabah yazarı Sabah’ı eleştirdi İmamoğlu’nu destekledi: Manukyan'ın elinde 220 tane de Ticari taksi plakası var!

İstanbul’daki taksi plakası sorununa dikkat çeken Hıncal Uluç, Genelev patroniçesi Matild Manukyan'ın oğlu, Kerope Çilingir’in hayatını kaybettiğini, Manukyan'ın elinde 220 tane de Ticari taksi plakası olduğunu söyledi.

Türkiye’de en son taksi plakasının 1998 yılında verildiğini belirten Uluç, “Kim bu plakaları ellerinde tutanlar? Taksici esnafı değil tabii. Kim peki? İşte Manukyan gibi, bu işle uzaktan yakından ilgisi olmayan istifçi rantiyeler” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun taksi plakaları üzerine harekete geçtiğini söyleyen Uluç, “Tapusu belediyede olan, mafyanın değil, belediyenin yasal ve insalcıl işleteceği taksilerle devreye girmek istedi. İlk ayağa kalkanlar kim oldu peki? Hayır! Manukyanlar, ellerindeki yüzlerle plaka ile şoför esnafını sömüren mafya değil, Taksiciler Odası mı, Derneği mi, ne karın ağrısı ise, güya Şoför esnafını temsil edenler” ifadelerini kullandı.

Hıncal Uluç’un yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Birinci sayfadan anons bile edilmemiş. 13'üncü sayfadan verilmiş. Genelev patroniçesi Matild Manukyan'ın oğlu, Kerope Çilingir 80 yaşında bir özel hastanede hayatını kaybetmiş.

Haberin son paragrafındaki satır arasında ‘Matild Manukyan 2001'de hayatını kaybettiğinde, Amerika'da yaşayan oğlu Kerope Çilingir'e binlerce gayrimenkul ve 220 ticari taksi plakası bırakmıştı’ deniyor.

Aslında 2001'den bu yana olanlar da, mafyanın her an işin içinde olması dolayısıyla harika bir polisiye hikaye ama, nerde o hatta polisiye roman yazacak çapta polis adliye muhabirleri, nerde öyle hikayeleri uzun uzun basacak gazeteler..

Varsa yoksa, sayfalar dolusu Bodrum, ikoncan resimleri.. Polis adliye muhabirleri de durmadan lahmacun ve şezlong fiyatlarını, her yıl yeniden yazıp duruyor..

Bunlardan, yani günümüz gazetecilerinden bir tekinin içinde, Manukyan haberinin sonuna eklenmiş o cümledeki 5 kelimeye dikkat eden oldu mu acaba?.

Beş kelime..

‘..220 ticari taksi plakası bırakmıştı.’

Genelev kraliçesi, yani kadın satarak Türkiye Vergi Rekortmeni olan (Utananlar çıktı mı acaba, Holdingciler) Manukyan'ın elinde 220 tane de ‘Ticari taksi plakası’ varmış, iyi mi?..

18 milyon nüfuslu İstanbul'da taksi rezilliği diz boyu. En son taksi plakası 1998'de verilmiş. 22 senede nüfusu ve bireysel geliri nerdeyse katlanan İstanbul'a bir daha plaka tahsis edilmemiş.. Ve mevcut plakaları ellerinde tutanlar, durduk yerde milyonlar kazanır hale gelmişler..

Kim bu plakaları ellerinde tutanlar?.

Taksici esnafı değil tabii. Kim peki?.

İşte Manukyan gibi, bu işle uzaktan yakından ilgisi olmayan istifçi rantiyeler.. Mesela kadın satanlar..

Bu ülkede kimse merak etmemiş, ne Belediye, ne Maliye, ne de İçişleri, ‘Yahu kadın satıcısının elinde 220 taksi plakası olması ve bunları, şoför esnafının boğazını sıkarak işletmesi, ne iş?. Bu ayıbı, bu rezilliği düzeltmemiz gerekmez mi’ demek!.

Ekrem İmamoğlu Başkan olunca bayağı umutlanmış ve sormuştum..

‘Başkan İstanbul Taksi Plaka sahipleri kimlerin elinde?.’

Bekledim ki, Belediye bilgisayarında tüm ticari taksi plaka sahipleri açıklansın.. Kimde kaç plaka var görülsün.. Görülsün ki, bu listede, yüzler, hatta binlerce plaka sahibi kaç Manukyan var?.

İstedim ki, şoför esnafını günde 16 saate kadar fasulye parasına çalıştırıp oturdukları yerden, yıllardır milyarlar kazananlar ortaya çıksın.

İstedim ki, konu Meclis'e gelsin. İktidarı, muhalefeti el ele versinler ve bu işe kesin çözüm bulsunlar..

Tık yok.. İmamoğlu, tapusu belediyede olan, mafyanın değil, belediyenin yasal ve insalcıl işleteceği taksilerle devreye girmek istedi. İlk ayağa kalkanlar kim oldu peki?.

Hayır!. Manukyanlar, ellerindeki yüzlerle plaka ile şoför esnafını sömüren mafya değil, Taksiciler Odası mı, Derneği mi, ne karın ağrısı ise, güya Şoför esnafını temsil edenler..

‘Biz belediye ile adam gibi, insan gibi çalışmak istemiyoruz. Bırakın bizi Manukyanlar sömürsün’ dediler..

İmamoğlu'na partisi bile sahip çıkmadı, arkasında durmadı..

Peki, nasıl düzelecek bu iş?. Nasıl bitecek, kabağın hep İstanbul halkının başında patladığı sömürü düzeni?.

‘Bu ülkede her şey Başkan Erdoğan'da bitiyor’ diyenler..

‘İşte Başkan İmamoğlu da çözemedi. Sayın Başkan Erdoğan bu rezilliğe, bu ayıba, bu çirkinlik ve bu sömürüye el atın. Bir zamanlar başkanlığını yaptığınız İstanbul'a, ordaki taksi rezaletine ve vatandaşın taksilerden çektiği işkenceye el koyun. Gerekirse Meclis'ten yasa çıkararak bu ülkede, taksi plakalarının mafya takımı, kadın tüccarları değil, şoför esnafının elinde olacağı ve elinde kalacağı bir düzen kurun’ dersem şimdi, ayıp mı etmiş olurum, hele bir söyleyin…”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.