Kış kapıya dayandı, hastalıklara karşı öğünlerinize ham balı ekleyin

Havaların günden güne soğumaya başladığı şu günler artık kışın da kapıda olduğunun habercisi.

banner311
Kış kapıya dayandı, hastalıklara karşı öğünlerinize ham balı ekleyin

Kış gelirken hastalıklara karşı koyabilmek için tükettiğimiz yiyecek ve içeceklere daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Uzmanlar her öğünümüzde gönül rahatlığıyla tüketebileceğimiz, arıların muhteşem emeğiyle ortaya çıkan ve hiçbir işlem görmeyen ham bal ve arı ürünleri ile vücudumuzu güçlendirebileceğimizi söylüyor. Balın gurmesi, 35 yıllık ham bal ve arı ürünleri üreticisi Ahmet Bağran Aksoy, ham bal ve arı ürünlerini öğünlerimize nasıl dahil edebileceğimizle ilgili önemli bilgiler verdi.

Bağışıklık sistemi zayıf bir kişinin, özellikle mevsim geçişlerinde her an hastalığa yakalanması mümkündür. Bu zamanlarda dikkat etmemiz gereken en önemli şeylerin başında beslenmemiz yer alıyor. Şifa kaynağı ham bal içerdiği çeşitli vitamin, enzim, aminoasit ve probiyotiklerle kış mevsiminde hem bizim hem de çocuklarımızın her öğünde tüketebileceği doğal bir üründür. Etabal Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bağran Aksoy, Doğrudan arı kovanından elde edilen kimyasal hiçbir işlem görmeyen ham balın, besin değerlerini, enzimlerini ve polenini kaybetmediğini söylüyor. İşlem görmemiş ham balı gerek öğünlerimizden önce, gerekse öğünlerle birlikte tüketmemiz vücudumuza sağlayacağı vitamin ve birçok yararlı etmenler ile birlikte doğal savunucu rolü üstleniyor. Yan besinlerle takviye halinde de alabileceğimiz ham bal, kış ile birlikte ortaya çıkan hastalıklar için adeta vücudumuzda zırh görevi üstleniyor. Sabah, ara öğün ve akşam rahatlıkla tüketebileceğimiz ham bal, gerek vücudumuzu güçlendirmesi bakımından gerekse doğal tatlı ihtiyacımızı katkı maddesi olmaksızın karşılıyor. Ham balın, arı ürünleri ile birlikte tüketilmesini öneren Aksoy, propolis, polen ve arı sütü ile birlikte ölçülü bir şekilde karıştırılması gerektiğine de vurgu yapıyor.

 Doğanın harikası Ham Bal yüzyıllardır sofralarda

Yüzyıllar önce çeşitli toplulukların arı ve balın önemini anlaması ile birlikte arıcılığa ve bal tüketimine başlamaları, insanlık için dönüm noktası olmuştur. İnsanlığın ilk yıllarından itibaren bu topluluklar, arının önemi ile birlikte düşük teknolojik ve korunma özelliklerine rağmen insan vücudundaki dahili ve harici faydaları sayesinde yiyeceklerinden eksik etmemiştir. Özellikle uygun iklimi ve endemik bitki bakımından zengin olan ülkemizde çiçek çeşitliliği sayesinde çeşitli birçok bal üretilmiş ve bu uygulama günümüze kadar aktarılmıştır. Ülkemizde bölgeden bölgeye dahi değişen bal yapısı, içinde bulunduğumuz zengin endemik bitki çeşitliliğinin armağanı olarak bizlere sunulmuştur. Bu zenginlik ile birlikte Antioksidan yönünden zengin olan çam balı, vitamin ve enzimler yönünden zengin olan çiçek balı sofralarımızın doğal zenginliği haline gelmiştir. Bununla birlikte endemik zenginliğimiz sayesinde kestane balı gibi ürünler ise ülkemizde Karadeniz civarında yetişip sofralarımıza yer etmiştir.

Bal ile nasıl keyifli karışımlar hazırlayabiliriz?

Ahmet Bağran Aksoy, “Bal, her öğünün besinidir. Sadece kahvaltıda yenen bir besin olarak düşünmeyin. Sabahları çayınıza veya bitki çayınıza şeker yerine ham balı ilave edebilirsiniz. Ham balı bir kase yoğurt veya meyvelerle ara öğünlerde de tüketebilirsiniz. Yemeklerinize de ham balı ilave edebilir, ballı tatlılar, ballı krepler veya ballı salatalar yapabilir, sofranızı keyiflendirebilirsiniz.’’ dedi.

Ahmet Bağran Aksoy

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.