Değerli okuyucularım, malumunuz, iktidarın başı her sıkıştığında dilinden düşürmediği bir sözcük var KANDIRILDIK.

Feto kandırır,

ABD kandırır,

Rusya kandırır,

O kandırır, bu kandırır, kısaca önüne gelen kandırır...

Fetoyla kol kola vererek ülkeyi, Ergenekon, Balyoz vs gibi kumpaslarla kaosun eşiğine sürükleyenler, rant ve çıkar kavgası devreye girince, bir anda araları açılıverip kılıçlar çekilip bir birine sallamaya başlarlar. Fetonun en az PKK terör örgütü kadar tehlikeli olduğunu ifade eden;

Muhalefete,

Yazarlara,

Bilim adamlarına

o günlerde hain, dinsiz vb gibi suçlamalarla saldırıyorlardı. Taa ki araları açılana kadar, araları açılıp bir birine saldırmaya başladıkları andan itibaren dünün muhterem Fethullah Hoca Efendisi bir anda terörist oluvermez mi? İyi de bilader ağaç bu adamlar; dün teröristti, bugün de terörist, yarında terörist olarak Türkiye’ye zarar vermek için her fırsatta saldıracaklar. Biz bu adamlar Türkiye’nin altını oyuyor, kuyusunu kazıyor dediğimiz de neden bize saldırıyordunuz. Rahmetli Kamer Genç’i neredeyse mecliste feto dediği için linç edecektiniz.

Başbakanınızdan tutturun,

Bakanlarınız,

Milletvekilleriniz,

Belediye başkanlarınız,

Bu terörist başına naralar, methiyeler düzmüyorlar mıydı?

Bu hain terörist yüzünden yüzlerce masum insan şehit oldu, on binlerce insan işinden aşından oldu yazık değil mi?

Bunların hesabını kim verecek,

Kendinize gelirken KANDIRILDIK, ALDATILDIK, YANILDIK, ALLAH AFFETSİN Vb gibi sözlerle aklamaya çalışın ve hukukun önünde hesap vermeyin,

Öte taraftan ne kadar garip gurabe varsa mağdur olsun.

Melih Gökçek’in oğlu aklansın,

Bülent Arınç’ın damadı aklansın,

Kadir Topbaş’ın oğlu aklansın,

Fetoya naralar düzen, bakanlar,

Milletvekilleri,

Belediye başkanları vb gibi Ankara’da dayısı olanlar aklansın,

Ama fakir fukaraya gelince;

Hain,

Terörist,

Fetocu,

Çeteci gibi yaftalarla yargılansın,

Perişan edilsin,

Bir lokma ekmeğe muhtaç bırakılsın öyle mi?

Yok öyle bir dünya, zamanı gelince bu dünya da hukukun önünde, öteki dünyada hakkın huzurunda hesaptan kaçamazsınız bilesiniz.

***

Bir diğer husus yakın zamanda Barış Pınarı Harekâtı nedeniyle ABD ile aramızda yaşanan mektup rezaleti ve diplomatik sıkıntılardan kaynaklı sorun.

Burada da maalesef kandırıldık.

Güle misin ağlaya mısın?

Adamlar operasyonu durduracaksın diye tehdit edince; anında beş günlük ateşkes imzaladık. Bu imzayı yandaş ve yalaka medya zafer çığlıklarıyla duyurdu cephe de zafer kazanan komutan edasıyla.

Ama dağ fare doğurdu misali yine kandırıldık.

ABD verdiği sözlerin hiçbirini tutmadığı gibi yine tehditler etmeye devam etti.

Yetmedi Ermeni tasarısını meclisten geçirdi hoppala...

Şimdi de dostum Trump, Rusya’dan alınan S400 füzeler üzerinden yaptırım tehdidi savurmaya başlamaz mı? Hadi çık işin içinden çıkabilirsen.

Bir diğer dostumuz sevgili Putin’in de Trump’tan kalır yanı var mı?

Sinsi sinsi, alttan alttan o da bizi kandırmaya devam etmez mi? Sevgili Putin’le de Suriye sorunu için birlikte harekat etme noktasında mutabık kalmıştı, ama o da sözünde durmadı asrın liderimizi kandırdı.

Değerli okuyucularım, devlet yönetmek liyakat ister,

Devlet yönetmek ileri görüşlülük ister,

Devlet yönetmek cesur adımlar atılmasını gerektirir,

Devlet yönetmek ülke menfaatlerini kendi menfaatlerinin önünde tutmayı gerektirir.

***

Sen fetoya bu hain çeteye karşı tedbirini iktidara geldiğin 2002’de almış olsaydın;

Ne 15 Temmuz darbe girişimini yapabilirlerdi,

Ne ülke bu kadar şehit verirdi,

Ne de ekonomik bakımdan bu durumlara düşerdi,

Ne zaman çıkar çatışması başgösterdi o zaman kılıçları birbirinize karşı çektiniz, ama olan masum halka, oldu Türkiye ekonomisine oldu, Türkiye istikrarına oldu,

***

Sen ABD’ye karşı dostum Trump dediğin adama karşı taa o mektubu gönderdiğinde duruş sergileyebilseydin, sıradan bir adama bile ağza alınmayacak hakaretvari küfürleri şahsında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ettiğinde, hızını alamayıp ülkeni ekonomik bakımdan mahvederim dediğin de haddini bildirmiş olsaydın

ABD’de bu küstahça tavırları bir daha sergileyemezdi sergileme cesaretini bulamazdı,

Sözde Ermeni soykırımı tasarısını da meclisten geçiremezlerdi,

***

Aynı tutarlılığı Rusya’ya ve sevgili Putin beye de göstermiş olsaydın bugün Suriye’de Rusya istediği gibi at oynayamazdı, iki yüzlü politika sergileyemezdi haddini bilirdi.

Ama maalesef her zaman ifade ettiğim gibi, devlet yönetmek apayrı bir şeydir.

Devlet yönetmek duruş ister,

Kararlılık ister,

Tutarlılık ister,

Cesaret ister,

İleri görüşlülük ister,

Çıkar gözetmeksizin ülke menfaatleri için ne gerekiyorsa yapılmasını ister,

Bunları yapacak yürekli ve liyakatli kadrolar ister.

Yani Mustafa Kemaller ister.

Bunlar yoksa, başın her sıkıştığında KANDIRILDIK EY HALKIM der halkla dalga geçmeye devam edersiniz. Olan da her zaman ki gibi asıl KANDIRILAN biz halka olur.