Zafer Partisi Göç İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Fatih Savuk, Türkiye'de sayıları 13 milyonu bulan sığınmacıların gönderilme planı olan Anadolu Kalesi Projesi'nin detaylarını anlattı

Türkiye’de sayıları 13 milyonu aşan sığınmacının hepsini göndereceğini söyleyen tek siyasi parti olan Zafer Partisi, bütün sığınmacıların geri dönüş planı olan “Anadolu Kalesi” Projesini açıkladı.

“Anadolu Kalesi” projesinin detaylarını haberiniz.com'dan Mehmet Harun Yüksel'e anlatan Zafer Partisi Göç İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Fatih Savuk, sığınmacıların hepsinin insan onuruna yakışır şekilde vatanına döneceklerini belirterek, Zafer Partisi’nin hiçbir sığınmacı ve kaçakla düşman olmadığını vurguladı.

Savuk, “Hiçbir millete düşmanlığımız. Dolayısıyla sığınmacı ve kaçaklara da düşmanlığımız yok. İnsan onuruna yakışır şekilde bu 13 milyon kişinin vatanlarına dönmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’ı kızdıracak ‘Altılı Masa’ açıklaması Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’ı kızdıracak ‘Altılı Masa’ açıklaması

Savuk, sığınmacıların nasıl gönderileceğini şu şekilde anlattı:

- 13 milyon sığınmacı ve kaçak var” diyorsunuz ve hepsini 1 sene içerisinde göndereceğinizi iddia ediyorsunuz. Bu kadar kişiyi 1 sene içerisinde göndermek gerçekten mümkün mü?

Savuk: Evet, mümkün. Bütün planlarımız hazır. Uzun bir çalışmanın ardından hepsini hazırladık. Genel başkanımız da bunu kamuoyu önünde söylüyor. Bu insanların nerelerden ve hangi yollarla ülkelerine gönderileceğinin planı günbegün hazır.

- Hangi yollarla evlerine gönderilecek? Karayolu, havayolu ve denizyolu ile mi? Türkiye büyük ve geniş bir ülke. Bütün illerde sığınmacılar var. Neredeyse bütün ilçelerde de sığınmacı var. Peki, bu iş nasıl olacak?

Savuk: Sığınmacı ve kaçaklar merkez illerde toplanacak. Burada insan onuruna yakışır şekilde konaklamaları sağlanacak. Sahra hastaneleri kurulup sağlıkla ilgili oluşabilecek problemler çözülecek. Çocuklar için derslikler olacak. Sığınmacıların çocukları böylece eğitimden kopmuş olmayacak.

İstanbul örneğini vereyim size; İstanbul’dan deniz, hava ve karayolu ile gönderme yapabilirsiniz. Çünkü İstanbul bir merkez. Pendik ve Yenikapı limanları toplanma alanları olacak. Buradan Suriye’nin Lazkiye ve Tartus limanlarına gönderilecek. Belli bir kısmı Mersin limanına gidecek ve karayolu ile oradan devam edecek. İDO’nun 2 bin kişilik deniz otobüsleri mevcut. Taşımaları bunlarla yapacağız. Bunların yetersiz kaldığı yerlerde özel sektörden de destek isteyebiliriz.

Deniz otobüslerinde güvenliği sağlamak için ilgili devlet görevlileri olacak. Bunların yanında sağlık ekipleri hazır bulunacak. Aynı zamanda yemek, gıda gibi temel ihtiyaçları da karşılanacak. Deniz otobüsleri 2 bin kişilik ama tıkabasa insan doldurmayacağız. Böyle bir durum asla söz konusu olmayacak. Konforları, psikolojileri ve sağlıkları da düşünülecek.

Karayolu ile gönderilecek olanlar için de aynı durum söz konusu. Örneğin; bir otobüs 55 kişilik diyelim. Bu otobüste sağlık personelleri ve güvenliği sağlamak için yine ilgili görevliler yer alacak. Hiçbir zarar gelmeden ülkelerine gidecekler.

- Peki, sığınmacılar hangi illerde toplanacak ve gönderilecek? Toplanma yerlerini söylemek istemiyoruz. Çünkü halkımız sığınmacılara karşı halihazırda öfkeli ve kızgın durumda. Kimse kendi yaşadığı yerde kalabalık gruplar halinde olmalarını istemiyor. Hem halkımızın hem de sığınmacıların güvenliği için ana kampları söylemeyi doğru bulmuyoruz. “Ana kamp” dediniz. Toplanma yerleri ana kamplar mı olacak? Buralardan mı ülkelerine dönecek?

Savuk: Evet, buralar toplanma yerleri olacak. Sağlık kontrolleri yapılacak. Sağlık desteği verilecek. Parmak izleri alınıp Türkiye’de suç işlemişler mi onlara bakılacak. Aynı zamanda sınırdan tekrar girmemeleri için devletimizin sonraki güvenliği sağlanmış olacak.

İstasyon kamplarımız olacak. Sosyal devlet anlayışı ile buralardan deniz, hava ve karayolları ile gönderimleri sağlanacak. Hiçbirine zarar gelmesini istemiyoruz. Gerekli bütün güvenlik ve sağlık önlemlerini alacağız.

Bir de çıkış noktaları olacak. Tahmin edebileceğiniz gibi sınır kapılarımız. Aynı şekilde burada da bir sağlık kontrolünden geçecekler. Yolculukları sırasında herhangi bir şiddete maruz kalmadıkları, sağlıklı oldukları tekrar görülecek. Raporların hepsi Suriye ile paylaşılacak.

Daha fazla bilgiyi ileriki günlerde Genel Başkanımız Ümit Özdağ kamuoyu ile paylaşacaktır.

- Gidecekleri bütün yolları düşünürsek kaç araç ve kaç personel kullanılması düşünülüyor?

Savuk: Sayıları gittikçe arttığı için kesin bir şey söylememiz doğru olmaz. İktidara geldiğimizde sayının belirlenmesinin ardından sefer sayısı da netleşecektir. Geri dönüşler sırasında yollardaki bütün güvenlik ve sağlık önlemleri alınacak.

- Son olarak eklemek istediğiniz var mı?

Savuk: Yinelemekte fayda olduğunu görüyorum; sosyal devlet anlayışıyla insan onuruna yakışır şekilde geri dönüşleri sağlanacak. Zafer Partisi sığınmacı ve kaçaklara düşman olarak gösteriliyor. Irkçı olduğumuz söyleniyor. Kimseye bir düşmanlığımız yok. Irkçılık yapmıyoruz, Türk milleti Suriyelilerden üstündür demiyoruz. Irkçılık bizim kültürümüzde yok. Hiçbir zaman da olmayacak. Ülke güvenliğimiz, demografik yapımız ve içinde bulunduğumuz ekonomik nedenlerden dolayı ülkelerinde yaşamalarını istiyoruz.