Referandum süreci başladıktan hemen sonra  Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bazı bakanlar, halk oylamasının kabulü yönünde(evet cephesi) taraf olarak, sözde  anayasa değişikliğini tanıtma amaçlı sahaya inmişler, hazine dahil, devletin tüm imkânlarını sınırsız seferber ederek,  il ve ilçelerimizin tamamında  şölen niteliğinde toplantı, miting ve sözde toplu açılış törenleri düzenlemişler, anayasa tanıtımından daha çok, nefret söylemlerini kullanarak, hayır bloğu üzerine yüklenmişlerdir.

Kendileri gibi düşünmeyen milletimizin diğer yarısını, terörist ve vatan hainliği benzetmeleri de dahil, akıl almaz hakaretlere maruz bırakmışlardır. Diğer taraftan Demokrasi ve Cumhuriyet yanlısı vatanseverlerin oluşturduğu hayır cephesi ise, kıt kanaat imkânlarla, iktidar ve Balgat yönetiminin vicdana ve insafa sığmaz, baskı ve zulüm politikalarına rağmen, yenilikçi ülkücüler, Meral Akşener başkanlığında Ümit Özdağ ve Sinan Oğan, Chp'deyse Muharrem İnce ve arkadaşları, referandum öncesi hayır kampanyalarını iki grup halinde yürütmüşlerdir.

İktidarın OHAL maskesiyle orantısız güç ve baskılarına  tepki gösteren vatandaşlarımızın , hayır bloğu yanında yer alması ve kısa zamanda bu birlikteliğin çığ gibi büyümesi karşısında hırçınlaşan iktidar, alışılmış iftira ve yalanların dozunu maksimum seviyeye çıkararak  vatanseverlere karşı adeta psikolojik savaş başlatmıştır. Referandumla ilgili tüm gelişmelerden rahatsız olmasına rağmen başlangıçta tarafsız gibi görünen bazı Akp'lilerle, demokrasi ve cumhuriyete yanlısı Kürt vatandaşlarımızın da hayır cephesine destek vermeleri sonrası yapılan kamuoyu araştırmaları, vatanseverlerin, iktidar cephesi ve yedek lastik Mhp'nin desteklediği evet cephesine ciddi bir fark attığını göstermiştir.

Bu durum karşısında panikleyen ve kamuoyu araştırmalarını donduran İktidarın, tabanına sahip çıkamadığı için faturayı Bahçeliye kesmesi, muktediri çok kızdırmış olmalı ki,  Ülkü Ocakları aracılığıyla, kişilikleri olgunlaşmamış bazı delikanlılara, yenilikçi ülkücülerin toplantılarına baskın düzenleterek ,  kardeş kanı akmasının sebep karı olmuştur. 

Tüm bu gelişmelerden sonra, Akp ve MHP'den ümidini kesen milliyetçi muhafazakar kesim, yenilikçi ülkücülerin başlattığı, vatan önceliğindeki milli birlik hareketiyle, 16 Nisan halk oylamasında ezici bir çoğunlukla demokrasi ve Cumhuriyeti'ne sahip çıkmış, yüce Türk milleti, iktidar  ve yedek lastiği Bahçeli'ye tarihi bir ders vermiştir.

Son genel seçimlerde iki partinin toplam %62'lik oy oranı, referandumda evet lehine kullanılan PKK oyları ve YSK hilesi de dahil olmak üzere %51 inmiştir. Yani iki partide en az  %18'lik bir oy kaybı yaşanmıştır. Bu kaybın büyük bir kısmı, misyonunu ve ülküsünü koltuk uğruna, Akp'ye peşkeş çeken Mhp'de meydana gelmiş, ülkücüler Bahçeli ve haramilerinin fikri arızaları ve akıl almaz davranışları  yüzünden  yarım asırlık partileri karşısında tavır almak durumunda kalmışlardır .

Partisi ve siyasi kimlikleri bulunmayan, demokrasi ve cumhuriyet sevdalısı yenilikçi ülkücü liderler, başta sayın Meral Akşener olmak üzere Türk milletinin sevgi ve muhabbetine mazhar olmuşlar, milletimiz için, siyasi zulüm ve baskılardan kurtuluşun ümidi haline gelmişlerdir. Vatandaşlarımızın, Meral abla olarak gönüllerine taht kuran Meral Akşener hanım efendiye, farklı siyasi görüşlerden ciddi bir teveccüh gösterildiği, referandumun değişmez gerçekleri olarak yerini almıştır. 

16 nisan sonrası Türk Milletinin göstermiş olduğu milli refleks ciddi bir potansiyel oluşturmuş, vatansever Türk kamuoyu yeni parti beklentisi içerisine girmiştir. Bu gelişmelerden rahatsız olan Bahçeli ve haramileri, iktidar desteğini arkalarına alarak başta   Meral Akşener olmak üzere yenilikçi liderler hakkında iftira ve karalama kampanyaları başlatmışlardır.

Tüm bu entrikalardan  sonuç alamayacağını anlayan muktedirler, yeni parti kurulmasını engellemek yada geciktirmek için, ülkücü kamuoyunu yargının Mhp kongresiyle ilgili  vereceği karara yönlendirmiş olsalar da, kontrollü yargının, kongrenin reddi yönündeki kararından sonra ülkücüler , Balgat işgalcileri elinde bulunan partimizden ümitlerini tamamen kesmişlerdir.

Her türlü olumsuzluklara rağmen, Sayın Meral Akşener yeni parti çalışmalarının alt yapısı olan ve tüm illeri kapsayan  istişare toplantılarına aralıksız devam etmiş, varılan sonuçlar doğrultusunda geçtiğimiz hafta sayın Ümit Özdağ ile birlikte yeni parti'nin kurulacağı yönünde kamuoyuna açıklama yapmıştır. 

Burada ülkücü, milliyetçi ve muhafazakar vatanseverlere düşen, verilen görev ve sorumlulukları fedakârca yerine getirmek, koltuk sevdası değil de vatan sevdasına gönül vermektir. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.