ABD ile yapılan görüşmelerde ki endişelerimiz

1-Diplomattık dildeki endişelerimiz.

ABD Başkan yardımcısı basın açıklamasında ısrarla, PKK/PYD ile ateşkes yapılacağını tekrarlayıp durdu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Çavuşoğlu ise;

"..Ateşkes meşru taraflar arasında yapılır, söz konusu ARA VERME dır." dedi.

İngilizce, diplomattık dildeki, ara verme ile ateşkes arasında ki farkın ne manaya geldiğini bilmiyorum ama Türkçe deki diplomattık mana farkının ne anlama geldiği çok acıktır...

Diplomaside kullanılan kelimelerin yerin önemini yazmaya gerek yok zannediyorum... Kelimeler yerinde ve zamanı da doğru yerlerde kullanılmazsa başımıza çok gaileler açabilir.Tarihte bunun örneğini çok da gördük...

2-ABD Başkan yardımcısı; "..Türkiye Kobani'ye yönelik operasyon yapmayacak " derken, Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu ise, " Kobani ile özel madde yok" demiştir.Bu muamma açıklık kazanmalıdır..

3- Ülkemizde ki 4 milyon Suriyeli sığınmacının geleceği konusunda, açık, somut, net ve tatmin edici açıklamalar yoktur...

4-20 millik güvenli bölge dışında, bir Kürt devletinin kurulması ve Suriye'nin bölünmesi gündeme geldiğinde, Türkiye'nin rolü ne olacaktır?.Türkiye' ye bir top atışı mesafesinde kurulacak olan ISRAIL/KÜRT Devletine müsamaha mı edecektir?...

5- PKK/PYD terörist devlet yapılanması bir defa daha, şu veya bu şekilde ABD tarafından kurtarılmıştır. Türkiye'nin terör örgütüne ölümcül darbe vurması önlenmiştir...

××××

Metni tam olarak gördüğümüzde değerlendirmelere devam edeceğiz.Tampon bölgenin kesintisiz Türkiye'nin kontrolünde olacağı en önemli ve olumlu bir maddedir...

Her ne olursa olsun, batılıların ve ABD'nin söz ve taahhütlerine Türkiye ne kadar güvenecektir..

Unutulmamalı ki; Türk milleti bu zamana kadar masa başlarında sürekli aldatılmış ve kaybetmiştir..

Misal mi:

Hemen aklıma gelen 2 tanesi...

1911 yılında İTALYANLARLA yapılan UŞİ antlaşması ile 12 adalar geçici olarak İtalyanlara verilmiş, Balkan savaşından sonra geri iade edilecek olmasına rağmen ne olmuştur?

Olan şu: İtalyanlar 12 adaları 1947 yılında Yunanistan'a hediye etmişlerdir..

Ama tarih okumayanlarımız, 12 adaları Lozan'da verdiğimizi zannederler!.

Bir diğer misal:

Kıbrıs Adası geçici olarak İngiltere'ye kiraya verildiği halde, İngiltere anlaşma şartlarına uymayıp Kıbrıs 'ı ilhak etmiştir..

Kaybettiğimiz GİRİT Adasını da buna dahil edebiliriz..

Son söz TRUMP akşamdan beri, bizim yetkilileri öve öve göklere çıkarıyorsa, bunun altında yatan sebebin de geçiştirilmemesi gerekir

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.