Memur-Sen'den enflasyon tepkisi
Memur-Sen, TÜİK enflasyonuna tepki göstererek kamu görevlileri ve emeklilerin gelir kaybının görmezden gelinmemesini, artan sosyal maliyetlerin sabit gelirliler üzerindeki yükünün dikkate alınmasını istedi.

Memur-Sen, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan güncel enflasyon rakamlarına dair bir tepki göstererek, kamu görevlileri ve emeklilerin gelir kayıplarının artık göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Sendika, artan sosyal maliyetlerin dikkate alınması ve uzun süredir devam eden sorunların daha fazla ertelenmemesi çağrısında bulundu.
Hakem Kurulu kararı ve ekonomik etkiler
Memur-Sen, sendikanın sosyal medya hesabından yayınladığı "Enflasyon, memur ve emeklisinin yükünü artırıyor" başlıklı açıklamasında, TÜİK'in açıkladığı verilere göre Eylül 2026 enflasyonunun yüzde 1,84, üç aylık enflasyonun yüzde 5,57 ve yıllık enflasyonun ise yüzde 29,73 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Açıklamada, Hakem Kurulu'nun aldığı kararların kamu görevlileri ve emeklilerinin yaşamını olumsuz etkilemeye devam ettiği vurgulandı. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıkladığı enflasyon raporu ve Orta Vadeli Program (OVP) ile 2026 ve 2027 yıllarına yönelik enflasyon hedeflerinin yükseltilmesinin, kamu görevlileri ve emeklilerinin maaş ve ücretlerindeki reel kaybı ve aşınmayı resmi verilerle bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi.
Zorunlu harcamalar ve sabit gelirlilerin durumu
Açıklamada, genel enflasyon oranlarının üzerinde seyreden zorunlu harcamalar, gıda fiyatlarındaki artışlar, kira ödemeleri ve akaryakıt zamlarının, başta kamu görevlileri ve emekliler olmak üzere tüm sabit gelirlilerin satın alma gücünü daha da azalttığı belirtildi. 4 Nisan 2026'da yürürlüğe giren doğalgaz kademeli tarife uygulamasının da hanehalklarının enerji faturalarını artırarak mevcut gider yükünü ağırlaştıracağı ifade edildi. Okulların açılmasıyla birlikte artacak eğitim harcamaları da eklendiğinde, kamu görevlileri ve sabit gelirlilerin temel ihtiyaçlara yönelik zorunlu harcama yükünün dayanılmaz bir noktaya geldiği vurgulandı. Piyasalardaki bu gelişmelerin, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiği, toplumsal farklılaşmayı artırdığı ve ekonomik-sosyal maliyetleri büyüttüğü kaydedildi. Memur-Sen, memur ve emeklilerinin alım gücünün korunmasını, kayıpların telafi edilmesini ve yüksek enflasyon, döviz kuru ve faizlerin yarattığı ekonomik maliyetin sabit gelirliler üzerinde daha fazla yük oluşturmamasını talep etti.

