Öğrencilerin üçte biri maddi yoksunluk yaşıyor
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye'deki öğrencilerin üçte birinden fazlasının maddi yoksunluk yaşadığını ve uluslararası sınavların bu durumu tam olarak yansıtmadığını belirtti.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı'nın PISA 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'deki öğrencilerin önemli bir kısmının maddi yoksunluk içinde olduğunu ve bu durumun uluslararası sınavlarda yeterince yansımadığını belirtti. Özbay, "Türkiye’deki öğrencilerin 3’te 1’inden fazlası maddi yoksunluk yaşıyor, PISA bu çocukların 1,3 milyondan fazlasını hiç görmüyor. MESEM'de haftanın dört günü işletmelerde çalışan, açık liseye kayıtlı olup okulla bağı kopmuş, hiç kaydolamamış ve okul dışına itilmiş çocuklar bu 'başarı hikayesinin' içinde yok" ifadelerini kullandı.
Eşitsizlik vurgusu
Özbay, MEB'in "Türkiye her alanda en fazla yükselen ülke oldu" başlığıyla duyurduğu PISA 2025 sonuçlarına sert tepki gösterdi. Açıklamasında, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematikte yaşanan yükselişin aslında bir başarı hikayesi değil, eşitsizlik hikayesi anlattığını savundu. Özbay'a göre, ortalamanın yükselmesi zaten avantajlı olan çocukların puanlarının artmasından kaynaklanıyor. Yoksul çocukların matematik puanlarında anlamlı bir artış gözlenmezken, son on yıldaki üst düzey başarı artışının neredeyse tamamı varlıklı ailelerin çocuklarından geliyor. Bu durum, dezavantajlı öğrenciler ile avantajlı akranları arasında matematik, fen ve okuma alanlarında ciddi farklar olduğunu gösteriyor. Türkiye, matematikte yoksul ve varlıklı öğrenciler arasındaki uçurumun son üç yılda arttığı sadece üç ülkeden biri olarak öne çıkıyor.
Eğitimde kamusal müdahale çağrısı
Özbay, Türkiye'de her üç öğrenciden birinin matematik, her dört öğrenciden birinin okuma becerileri ve her beş öğrenciden birinin fen alanında temel yeterlik düzeyinin altında kaldığını vurguladı. Bu temel yeterlik düzeyinin altındaki öğrenciler arasında dezavantajlıların çoğunlukta olduğunu belirtti. Üst düzey performans gösteren öğrencilerin sosyoekonomik olarak avantajlı gruplar arasında yoğunlaştığını söyleyen Özbay, avantajlı öğrencilerin matematik alanında üst düzey performans sergileme oranının dezavantajlı öğrencilere göre çok daha yüksek olduğunu ifade etti. Fen lisesi ile meslek lisesi öğrencileri arasında dahi öğrenme yılı farklarının önemli boyutlara ulaştığını dile getiren Özbay, eğitim politikalarının eşitsizliği ortadan kaldıran bir kamusal müdahale alanı olması gerektiğini savundu. Çocukları sınav puanlarına göre seçen ve ayıran sistemin son bulması, her çocuğun eşit ve nitelikli eğitime erişiminin güvence altına alınması gerektiğini ekledi.

