Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Meclis'te yaptığı konuşmada, ülkenin ekonomik sorunlarına ve siyasetin gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, yasaların seçici işletilmesinin toplumsal güveni zedelediğini vurgulayarak, Meclis'e getirilen düzenlemelerin dar kapsamlı olmasını eleştirdi.
ÇİFTÇİNİN MAZOT VE BUĞDAY GERÇEĞİ
Konya'da çiftçilerle bir araya geldiğini belirten Arıkan, kürsüye getirdiği buğday ve mazot bidonuyla somut bir tablo çizdi. İktidarın buğday alım fiyatını düşük tuttuğunu ve özel sektörün de piyasayı 12,5 liraya çektiğini belirten Arıkan, çiftçinin tüccarın insafına bırakıldığını söyledi. Mazotun litresi 80 lirayı bulurken, bir litre mazot alabilmek için çiftçinin 5 kilo buğday satmak zorunda kaldığını ifade eden Arıkan, gübre, sulama ve işçi maliyetlerinin bu hesaba dahil olmadığını hatırlattı. Arıkan, "Ülkemizde değişen tek bir şey var; çiftçiye verilen değer ve iktidarın tercihi değişti" diyerek iktidarı eleştirdi.
SİYASETİN GÜNDEMİ GERÇEK SORUNLARDAN UZAK
Ülke gündeminin ekonomik sorunlar ve yolsuzluk dosyaları yerine "taht, tayt, cast kavgaları" gibi konularla meşgul edildiğini kaydeden Arıkan, bu durumun faturasını milletin ödediğini dile getirdi. Arıkan, gerçek gündemin valinin giydiği tayt değil, işçinin yere vurduğu baret olduğunu, salonların nasıl doldurulduğunun değil, pazar filesinin nasıl doldurulduğunun önemli olduğunu vurguladı. Ahbap-çavuş düzeninin yıkılması gerektiğini belirten Arıkan, "Onlar sahne kuracak, biz 'Adil Düzen'i kuracağız" dedi.
TERÖRÜN BİTMESİ TEMENNİSİ, AMA KAPSAYICI YASALAR GEREKLİ
Terörsüz Türkiye süreci ve çerçeve yasaya ilişkin de açıklamalarda bulunan Mahmut Arıkan, sürecin başarıya ulaşmasını dilediklerini belirtti. Ancak kalıcı çözümlerin şeffaf ve katılımcı yasama süreçleriyle üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ihtiyacının belirli bir gruba yönelik hukuki düzenlemeler değil, hak ve özgürlüklerin herkes için güvence altına alındığı gerçek bir hukuk devleti olduğunu söyledi. Arıkan, Meclis'e getirilen düzenlemelerin dar kapsamlı olmasını yeterli görmediklerini, beklentilerinin Türkiye'nin demokratikleşmesini güçlendiren, hukukun üstünlüğünü pekiştiren, temel hak ve özgürlükleri herkes için güvence altına alan kapsayıcı bir irade olduğunu ifade etti.




